![]() |
|
Bağışlarınız İçin Hesap Numaramız DOHAD - İs Bankası Gayrettepe Şubesi - 529030 |
| Fayların Çevresindeki
Tuhaf Gök Olayları Deprem Işıkları TÜBİTAK Bilim ve Teknik, Ekim 1999 - Özgür Kurtuluş |
|
| Ortaya çıktıkları yer ve dönemler, deprem ışıklarının, fay hareketleriyle bir ölçüde ilişkili olduklarını gösteriyor. Tibet rahiplerine göre, tanrıları dağların tepesinde onlara kendini gösteriyor. Daha batıdaysa, bunların, ziyaretimize gelen uzaylılar olduklarına inananlar var. Sismolojinin eski devlerinden Perry Byerly, öğrencilerine, deprem ışıklarının, sismolojinin en karanlık alanı olduğunu anlatırmış. Çünkü, dokunanın eli yandığı için, hemen herkes araştırma yapmaktan uzak durmuş. 1930'dan önce sadece sanat, din ve edebiyatta incelenmişler. 1960-1970'lerde, depremlerle ilişkileri belgelenmeye başlamış. 1980-1990'da ilk kez laboratuvarlara girmişler. Bugün, ne olduklarını bile henüz bilemiyorsak da, 2000'lerde, depremlerin önceden haber verilmesinde rol oynayabileceklerini umanlar var... | ![]() |
Deprem ışıklarına neyin yol açtığı tam olarak
bilinemiyor. Faylardan salınan gazlarla oluştuklarını savunanlar, küresel
biçimli yıldırımlar olduğunu söyleyenler, elektrik bulutları olduğunu düşünenler,
bir iyonize gaz olduğunu savlayanlar var. Plazma oldukları söyleniyor; ama
plazmalar konusunda genel bilgimiz de zaten sınırlı. Bazı örnekler garip biçimde
hızla yanıp sönebiliyor. Bazı olaylarda, kaynaktan gelen ışık sadece bir
yöne dağılıyor. Işık kaynaklan, çoğunlukla kütlesiz gibi havada
geziniyor, bazen de hare-ketleri kütleleri varmış gibi görünmelerine yol açıyor.
Bunların, kuramsal bir parçacık olan vortonlarla ilintili olduklarını
savunanlar, ya da, kuantum mekaniğinin gizemli çekirdek altı dünyasında dönen
başka şeylerin makro boyutta yansımaları olduklarını öne sürenler var.
Lafreniere ve Persinger, piezoelektrik etkisi olarak tanınan,
bazı kristallerin, basınç altında elektrik üretmeleri olgusunun üzerine
gittiler. Fayların iki yanının zıt yönlere ilerleme eğilimi, fay üzerinde,
eninde sonunda depremle sonuçlanan yüksek gerilmeler oluşturabiliyor. Belli
bir noktada odaklanan tektonik gerilmenin, gökyüzüne doğru uzanan, geniş ve
güçlü bir elektrik alanı sütunu oluşturabileceğini düşündüler. Böyle
bir elektrik alanı, özel koşullarda, havanın iyonize olmasına ve ortaya
ışık saçan kütleler çıkmasına neden olabilir. Bu model, Tektonik Gerilme
Kuramı (TST: Tectonic Strain Theory) adı altında, deprem ışıklarına açıklama
getiren ilk ve en güçlü kuram olarak kabul edilegeldi. Öte yandan bu kuram,
zamanla yenilenip geliştirilmiş. Sözgelimi, piezoelektrik etkinin yanısıra,
radon ve bazı diğer gazların salınması ve kemoilüminesans da dikkate alınmış.
Son gelişmelerden biri de, belli bir bölgedeki deprem ışıklarıyla, o bölgedeki
deprem merkez noktaların sayıca çokluğu yerine, depremlerin büyüklüğüyle
ilişkilendirilmesi.
Diğer program, bugün de süren Norveç'te, Trondheim'ın güneydoğusunda,
Hessdalen bölgesindeki otomatikleştirilmiş kayıt sistemi. Hessladen, başta
bakır olmak üzere, zengin cevher yataklarıyla ünlü bir bölge. Kasım
1981'den bu yana birkaç yıl süreyle, bölgede tarlaların hemen üzerinde
duran, evlerin çatılarında gezinen gizemli ışık kütleleri sık sık
belirmeye başlamış. Sonraları, bölgenin, 1944'ten beri, farklı sıklıklarla
benzer olaylara ev sahipliği yaptığı öğrenilmiş.
|