![]() |
|
Bağışlarınız İçin Hesap Numaramız DOHAD - İs Bankası Gayrettepe Şubesi - 529030 |
CEZAYİR’den EGE’ye !
Prof.Dr.Uğur
KAYNAK
Anadolu
Çevre Asamblesi Başkanı
27.07.2003
Ege’de ; Denizli, Savaştepe, Urla, Seferihisar,
Buldan depremleri ile düşük magnitüdlü hareketlenmeler başlayınca, buna
bağlı olmasa da, Ege’deki olası yüksek magnitüdlü depremlerin nerelerde
ve nasıl olabileceğini açıklama gereği duydum.
Şekil-1.’de
Akdeniz bölgesinin kabaca karalanmış Sismotektonik Haritasını görmektesiniz.
Bu haritanın lejandını açıkladığımızda başlıktaki çarpıcı sonuca
ulaşılır.

Şekil-1.
Akdeniz Sismotektonik Sistemi.

Şekil-2.
Doğu Akdeniz Episantr Dağılımı. İtalyadaki ayrıntı görülemediği için
oradaki ters hendek tam olarak
belirlenemedi. Sicilyada, Haritanın kenarında çok derin (neredeyse 500 km)
depremlerin olduğu görülmektedir. Derinlik lejandına bakarsanız bu bu
kalabalık Ege dağılımının aslında harika bir Benioff-Wadati zonu yeryüzü
dağılımı olduğunu görürsünüz. Odak derinlikleri renklerle belirtilmiştir.
Eğer büyük testere işaretli Trench’ten itibaren kuzey doğuya doğru kalem
ucunu ilerletirseniz önce turuncu(çok sığ:33 km), sonra sarı (sığ:70 km),
sonra yeşil (sığ orta: 150 km) , sonra mavi(orta:300 km) episantr dağılımının
yer aldığını görürsünüz. Sismotektonikte derin deprem sınıfı ise 300
– 700 km arasında yer alır. (Harita
Sisimik Aktivite Arşivinden alındı. Teşekkürler)
Önce anlaşalım:
1.Bütün büyük depremler, aşırı gerilim altındaki ve
yerküredeki HER DEPREMİ tetikleyebilir. Bunun nedeni büyük depremlerin bütün
gezegeni saat mertebesinde titreştirmesidir. Ay, Güneş, Gezegenler, Fırtınalar,
Kasırgalar, Nükleer bombalar, uzak galaksilerden gelen yaratıklar!...hattâ
yukarıda sözü edilen büyük depremler ; bir
başka depremin nedeni olamazlar. Tekrar söylüyorum yalnız ve yalnız hazır
bir depremi (eğer gücü yetiyorsa) tetikleyebilirler.
2.Öncü depremlerden tam
fay üzerinde oluşanlar, beklenilen büyük depremden çaldıkları enerji
ile orantılı olarak büyük depremi geciktirirler. Tam fay üzerinde olmayanların sözü bile edilmemelidir.
Ancak büyük depremin oluş enerjisi zamanla yine aynı değere
biriktirildikten sonra büyük deprem oluşur. Yani öncülerden tam fay üzerinde
olanlar zamandan çalarlar magnitüdden değil !!! (Dilimde tüy bitti. Hâla açık
oturumlarda, sismoloji ve tektonik profesörleri, “Tabii ki bir miktar
enerjisini azaltırlar. Ama biliniz ki hepsini yok etmek için binlerce öncü
deprem olması gerekir” diye yıllardan beri yanlış bilinen bir kavramı, düşünmeden
ve şüphe bile etmeden canlı tutmaktadırlar!
3.Aynı sistem içerisindeki depremler birbirlerini
etkilerler. Burada dikkat edilirse tetiklemeden farklı olarak etkilemeden söz
edilmektedir. Tetiklemeye ek olarak aynı sistemde bir de etkileme olgusu hüküm
sürer. Ancak farklı sistemlerde etkileme söz konusu değildir.
Şimdi yukarıdaki haritaya bakalım. Yukarıdaki haritaya
KAFZ’yi çizmemeliydim. Ama Güney batıya doğru batı Anadoluda çizilen kımızı
büyük ok için çizmek gerekiyordu. Bu ok ve doğudaki yersizlikten çizilemeyen
simetriği, yeryüzünde beş atı adet örneği olan 60°-120°-60°-120° lik
Transform Fay Kesişme Noktasının dar açılı taraflarında oluşan pörtlemeyi
temsil ederler. Eğer bir plastik
kabuk bölgesinde aşırı bir kompresyon varsa bu şablon karakteristiktir. Açıkçası
KAFZ bu sisteme doğrudan değil, dolaylı olarak bağlı. Onun çalışmasını
Kızıldeniz de etkiliyor. Yeryüzündeki diğer örneklerde fay türleri ve oluş
nedenleri farklı olsa da kompresyonda aynı şablon oluşmaktadır.
California
: San Andreas-Garlock fayları,
İran
: Zagros-Kirman fayları,
Afganistan-Pakistan: Karakurum-Hindukuş fayları,
Çin
: Burma,Çöngtu – Yunnan fayları,
Japonya
: Mino,Owari – Ana fay
Gelelim Akdeniz Sismotektonik Sistemine:
Global Tanımlama.
Afrikanın batısındaki Orta Atlantik Rifti, Afrikanın doğusundaki
Karlsberg riftini de önüne katarak Afrika Levhasıyla Hint Okyanusu Levhasını,
Indonezya serbestlemesine doğru sürükleyince, kuzeye doğru da Alp –
Himalaya serbestlemesine doğru bir genel bileşen kazanılmış olmaktadır. Bu
bileşen, haritamızda kuzey doğuya yönelmiş üç büyük kırmızı okla gösterildi.
Açıkçası Yerküre üzerinde en baskın olarak büyüyen levha, Afrika Levhası,
Hint Levhası, Nazka Levhası ve Cocos Levhası... olup, bunu dengelemek üzere
en çok küçülen levha ise Pasifik Levhasıdır.
Genel Tanımlamalar.
Siyah 1 Numaralı ve Siyahla çizilmiş olan Karasal
Transform Fay, Kanarya adalarını sürerek Orta Atlantik Riftinin en etkin
Denizel Transform Fayına bağlanır. Neden etkin bir transform fay olduğunu
bir kenara bırakalım.
Siyah 1-3-5 Numara ile gösterilen faylar, Levha Tektoniğinde
“Aynı Yöne Bakan Hendek Sol Yönlü Transform Fayı” adını alırlar.
Mavi elipslerin dişli kısımları hendekleri temsil ederken, elips içinde
kalan alan ise çok derin odaklı depremlerin episantr dağılım alanını tanımlar.
Mavi Numaralar Akdeniz Sisteminde iki adet Aynı Yöne Bakan Hendek olduğunu
belirtir. 2 Numaralı Hendeği 3 Numaralı fay Transforme ederken, 4 numaralı
hendeği 5 numaralı fay transforme eder (Biçimini değiştirir.)
Görüldüğü gibi 5 numara ile gösterilen DAFZ, gerçek
bir Denizel Transform Fayın karasal uzantısıdır.
Şimdiii, geçtiğimiz
günlerde oluşan Cezayir depremi nereleri ve dolayısı ile bizi nasıl
etkiler? El Cevap:
Kinematik Tanımlamalar.
a. Sistem Güney Batıdan Kuzey doğuya doğru bir sıkıştırma-sürükleme
işlemi ile çalışır.
b. Cezayir depremi sistemin en batısındaki bir depremdir.
c. Bu batıdaki serbestleme, sistemde o l a s ı l ı k l a güney batıdan kuzey doğuya doğru bir
episntr göçüne neden olacaktır.
Episantr Göçü –
Dinamik Tanımlamalar.
d. En tehlikeli yer, Agadir Depremini de göz önüne aldığımızda,
sırası çoktan gelmiş olan Sicilya
çevresidir. Dirsek noktasında sığ, daha
kuzey doğuda mavi kesikli oklarla gösterilen çizgisellik üzerinde daha derin
depremler üretilebilir. Bu depremler olasılıkla 7 den büyük Magnitüd üretebilirler.
Bunlar elastik deformasyon depremleridir.
e. Mavi 2 numaralı elipsin içerisinde kuzey batıya doğru
giderek derinleşen depremler oluşabilir. Bunların derinliği 300 km’yi geçtiğinde
Latis Göçertilmesi tipinde “dispersiyonsuz” ve
“S dalgasız” depremler oluşur. Çok derin oldukları için magnitüdleri
yüksek olduğu halde, hasar dereceleri beklentilerden daha düşük olabilir. Tıpkı
Japonya, Tayvan, Filipin, Sumatra, Tonga, Bismarck, Yeni Hebrid depremleri gibi.
Derin deprem magnitüdüne bakıyorsunuz 7.6 , hasara bakıyorsunuz, hasar yok!
Bu da bizde “Kardeşim adamlar depremi teknoloji ile kontrol altına almış”
şeklinde Tundralarda Ren Geyiği avına neden oluyordu.
Japonyada iki gün önce Türkiyedeki gibi sığ, fakat küçük magnitüdlü
bir deprem olunca, Japonlar bizden beter kaçacak yer arar oldular!
f. Girit-Rodos-Fethiye Transformu üzerinde Fethiye’ye
yaklaştıkça enerjisi artan depremler beklenilir. En tehlikeli yer Fethiyedeki dirsek noktası olup giderek
derinleşen depremler kesikli mavi çizgi ile gösterilmiştir. Bunlar elastik
deformasyon depremleridir.
g. Mavi 4 numaralı elipsin içerisinde de dispersiyonsuz, S
dalgasız, derin deprem odakları yer almaktadır. Bu yüzden Bu bölgede eğim atımlı küçük depremlerde,
normal olarak düşey ivmeler beklenilirken, büyük depremlerde de alışılmadık
biçimde düşey ivmeler söz konusu olur. Ege Bölgesinin bu özelliğinin
Deprem Yönetmeliğinde mutlaka belirtilmesi gerekmektedir.
h. Ceyhan-Seyhan-Osmaniye ve geçen gün oluşan 4 magnitüdlü
bir depremle denizden karaya giren episantr göçü, sanki Kahramanmaraş sınırına
gelip dayanmış gibi görünmektedir. Diğer taraftan da Bingöl ve Pötürge
depremleri DAFZ’nun iki baştan harekete geçtiğini göstermektedir. Burada
ise en tehlikeli bölge DAFZ’nun Kahramanmaraş - Gaziantep - Malatya il sınırları
içerisinde kalan parçasıdır. Burada Cezayirden yola çıkan episantr göçünü
beklemeden aktiviteye ulaşılmış bulunmaktadır. Kaldı ki Yeryüzünde
episantr göçünü gündeme getiren tek fay ise, 1939 dan sonraki aktivitesi
ile sadece KAFZ olmuştur. Dolayısı ile bu çalışmada sözü edilen
“episantr göçü” genel bir kural olmayıp, bazan bir miktar episantr sıralaması
yapıldığı, sonra sıralamanın bozulduğu sonra tekrar sıralamanın yapıldığı
bir süreci kapsar.
Sonuçta Ege bölgesinde
Fethiyeden içeri doğru elastik deformasyon türünde, Orta ve Güney Egede ise
derin Latis Göçertilmesi türünde 7 den büyük magnitüdlü deprem olasılığı
vardır. Bu eğim atımlı 5 – 6 magnitüdlü depremleri belki de sevinçle
karşılamalıyız.
|