Amatör depremciler güçlerini birleştirdi

Kimi karıncalara bakıyor, kimi bulutlara, kimi hayvanlara, kimi bitkilere... 1000'i aşkın gönüllü üyesiyle deprem öncesinde doğada ortaya çıkan işaretleri izleyen DOHAD (Doğa Hareketleri Araştırma Derneği) oluşturduğu geniş gözlem ağının yanı sıra ünlü bilim insanlarının ve kurumların da verdiği destekle şu sıralar en isabetli deprem tahminlerine imza atıyor.
17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi'nden bu yana geçen 10 yıl içinde deprem konusunda aklımıza kazınan bilgilerden biri de, bilim adamlarının sürekli tekrarladığı şu cümleydi: 'Depremi tahmin etmek mümkün değildir!'
Ama şimdilerde işin rengi değişiyor, bilim dünyası artık bunun aksine inanıyor. İTÜ ve TÜBİTAK'tan NASA'ya kadar yerli ve yabancı pek çok köklü bilim kuruluşunun deprem tahmin projelerine yoğunlaşmış olması bunun kanıtı. İkinci önemli kanıtsa artık bilim dünyasının amatör deprem tahmincilerine kulak vermeye, hatta onlarla birlikte çalışmaya başlaması!
Geçen haftalarda İtalya'nın Abruzzo bölgesinde yaşanan 6,3'lük depremin ardından gözler 'Ben önceden uyardım ama kimse dinlemedi' diyen deprem tahmincisi Giampaolo Giuliani'ye çevrilmişti. Oysa Türkiye'de deprem tahmininin alasını yapan bir amatör grup var: DOHAD yani Doğa Hareketleri Araştırma Derneği! 1000'den fazla gönüllü gözlemcisiyle karıncadan kuşa, kedi-köpekten balığa, bulutlardan gazlara, sulardan bitkilere doğadaki pek çok parametreyi büyük bir titizlikle düzenli olarak takip ediyor. Bu parametrelerin birkaçında birden anormal değişimler gözlemlediklerinde 'deprem geliyor' diyorlar. Türkiye'nin deprem konusunda uzman isimleri ve İTÜ gibi deprem tahmini üzerinde bilimsel çalışmalar yürüten kurumların da destek vermesiyle tüm güçlerin birleştirildiği DOHAD'da yapılan tahminler de son derece isabetli!

DEPREM 'GELİYORUM' DİYOR
DOHAD çatısı altında, çoğunluğu Marmara Bölgesi'nden eczacı, mühendis, halkla ilişkilerci, ev kadını, doktor gibi pek çok farklı meslekten 1.060 gönüllü gözlemci var. '99 depremini Avcılar'da yaşadım' diyor DOHAD'ın İç Koordinasyon ve Veri Analiz Grubu Başkanı Özcan Cabbar: '9 katlı apartmanda oturuyorduk ve o güne kadar apartmanda fare diye bir şey görmemiştik. Ama depremden önceki günlerdi ve farelerin apartmanın su borularından üçüncü, dördüncü katlara kadar tırmandıklarını gördük. Öyle çok fare vardı ki, içeri girmesinler diye balkon kapılarını kapalı tutuyorduk. O zamanlar deprem konusunda bilinçsizdik, bunların ön işaretler olabileceğini ancak depremden sonra fark ettik.' 
DOHAD Başkan Yardımcısı Birsen Gedik de benzer bir hikaye anlatıyor: 'Depremi Çınarcık'ta yaşadım. O dönemde denizanaları öldü, deniz ısındı, dalgalar oluştu... Ama bunların bir anlamı olabileceğini hiç bilmiyordum. Oysa doğa bizi uyarıyor; deprem aslında 'geliyorum' diyor.'
Benzer olayları yaşayıp da 'bunları bilseydik deprem olacağını bilebilir miydik' sorusunu kendine soran birçok kişi, doğadaki deprem habercisi değişimleri araştırmak üzere internete başvurunca DOHAD'çılar sanal ortamda birer ikişer birbirini bulmuş. DOHAD Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Agalday, 'Hepimizin aklında 'önceden yeterince veri toplanabilseydi bu deprem tahmin edilebilirdi' düşüncesi vardı. 1975'te Çin'de halk ile resmi kuruluşların birlikte çalışıp detaylı bilgiler toplayarak alarm vermeyi başardıkları Haicheng Depremi örneğindeki gibi ciddi bir çalışmayı biz niye yapmayalım dedik' diyor; 'Böylece gönüllülük esasına dayalı olarak doğada deprem öncesi olabilecek anomalileri gözlemleyip paylaştığımız www.sismikaktivite.org sitesini oluşturduk. 2002'de de DOHAD ismiyle dernekleştik.'
DOHAD'ın gönüllüleri gözlemlerini havadan suya, hayvanlardan bitkilere çok geniş bir alanda yapılıyor. Depremin yaklaştığını işaret eden hayli ilginç parametreler de var. Örneğin küstüm çiçeğini gözlemleyen Birsen Gedik, sadece dokunduğunuzda yapraklarını kapatan bu çiçeğin depremden birkaç saat önce yapraklarını kendiliğinden kapattığına dikkat çekiyor. DOHAD Genel Sekreteri Işık Pot'un gözlem alanı ise kendi bedenindeki değişimler. 'Ortaokul yıllarında bir gün hiç olmayan bir şey oldu, bacaklarım yanıyordu. 'Nedir bu' derken o gece Bulgaristan'da 6'lık bir deprem oldu' diyen Pot ekliyor; 'Araştırınca deprem öncesinde fiziksel tepki veren başka insanlar da olduğunu öğrendim. Sebep vücudumun elektromanyetik alanda meydana gelen değişikliklere tepki vermesi.'
Deprem öncesinde elektromanyetik alanda meydana gelen değişiklikler daha pek çok şeyi de etkiliyor: Elektronik aletler bozuluyor, telefonların şarjı aniden boşalıyor, araba teyplerinin hafızaları siliniyor, televizyonlar kanal atlıyor... Ama elbette bu değişimleri en çok hayvanlar hissediyor.
Bir eczacı olan ve karıncaların davranışlarını gözlemleme konusunda uzmanlaşan Özcan Cabbar, elektromanyetik alanın yanı sıra deprem öncesinde yeraltında oluşan hareketlenme ile ortaya çıkan ısı, gerilim ve gaz çıkışlarını özellikle yeraltında yaşayan karınca, yılan, fare gibi hayvanların çok daha erken hissedebildiğini ve bu değişimlere daha belirgin tepkiler verdiklerini söylüyor. 'Evimin civarında belirlediğim ve sürekli gözlemlediğim birkaç karınca yuvası var. Her sabah işe gitmeden ve her akşam eve dönerken bu karıncaların davranışlarını kontrol ediyorum. Herhangi bir anomali görürsem hemen siteye bildiriyorum. Deprem öncesinde karıncalarda yuvadan dışarı kaçma, küçük kümeleşeler gibi davranışlar olabiliyor. Deprem büyüklüğü ve yakınlığına göre daha şiddetli tepkiler de oluyor.'

BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR
Ama elbette DOHAD'da tek bir parametreye göre tahmin yapılmıyor. İsabetli tahminler çok yönlü ve geniş gözlem ağı sayesinde ortaya çıkıyor.  Özcan Cabbar şöyle açıklıyor: 'Mesela Marmara'nın güneyinde belirli bir bölgeden pek çok gözlemci tarafından aynı anda internet sitemize karıncaların kümeleştiği, martıların çemberler çizerek uçtuğu, telefonlarda ani şarj boşalması olduğu vs gibi farklı parametrelerde anomaliler yoğun şekilde bildirilmeye başlanıyor; işte o zaman 'o bölgede bir şey var' diyebiliyoruz. Bu bilgileri toplayıp analiz ediyoruz, bize destek veren hocalarımızla paylaşıyoruz, sonra da bir rapor olarak sitemizde yayınlayarak, bu bölgede yakın zamanda deprem beklediğimizi duyuruyoruz.'
Deprem tahmini çalışmalarında teknik ve bilimsel kaynaklardan da faydalanıyorlar. Bunların başında İTÜ'de Berk Üstündağ başkanlığında yürütülen deprem tahmin projesinden gelen veriler var. DOHAD'a büyük destek veren İTÜ araştırmacıları yaptıkları ölçümleri, belirledikleri anomalileri DOHAD'ın amatör deprem tahmincileriyle paylaşıyor. Elektronik mühendisi olan Fuat Agalday'ın kendi çabalarıyla yaptığı ve Marmara Bölgesi'nde 7 farklı noktaya yerleştirilen sismometrelerden gelen ölçümler de cabası. Zire Fuat Agalday, 'Jeofiziksel veriler toplamak çalışmalarımızın somut ve ölçülebilir olması açısından son derece önemli' diyor. Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Prof. Dr. Uğur Kaynak, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan gibi Türkiye'nin deprem konusunda en yetkin isimlerin de desteklediği DOHAD büyük depremi avlayacak gibi görünüyor.

5'LİK DEPREMLERİN HİÇBİRİNİ KAÇIRMADIK
Küçük depremlerde doğada belirtilerin daha az olduğunu söyleyen DOHAD gönüllüleri tahmin raporlarını daha çok 4 üzerindeki depremler için çıkarıyorlar. Marmara Bölgesi civarında özellikle 4-5 büyüklüğündeki depremlerin meydana geldiği 2003- 2004'teki tahminlerinin hepsinde de isabet ettirmişler. İşte DOHAD'ın önceden bildiği depremler:
* 21 Mayıs 2003'te meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki Düzce depremini
5 gün öncesinden;
* 9 Haziran 2003'te meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki Bandırma depremini yine 5 gün öncesinden;
* 6 Temmuz 2003'te meydana gelen 5,3 büyüklüğündeki Saros depremini
4 gün öncesinden;
* 14 Nisan 2004'te meydana gelen 4,6 büyüklüğünde Bolu depremini
2 gün öncesinden;
* 15 Haziran 2004'te meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki Gökçeada-Çanakkale depremini 2 gün öncesinden;
* 27 Haziran 2004'te meydana gelen 4,5 büyüklüğündeki Türkiye-Yunanistan sınırı depremini da 9 gün öncesinden internet sitelerinde duyurmayı başardılar.

DOHAD BİR DEPREMCİLER ORDUSU
Prof. Dr. Uğur Kaynak
DOHAD'a destek veren pek çok bilim adamından biri de Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Kaynak.  Derneğin danışma kurulu üyeliğini de üstlenenen Kaynak DOHAD için şunları söylüyor: 'Depremlerin önceden haber verilebileceğine kesinlikle inanıyorum. Zira doğa sinyalleri veriyor. Ancak DOHAD kurucuları beni gruba davet ettiğinde ilk başta böyle amatör bir grubun tamamen bilim dışına çıkacağı hatta şarlatanlık mertebesinde çalışmalar yapabileceği korkusuyla kabul etmemiştim. Ama kapıdan kovdum, bacadan girdiler. Baktım doğru ve mantıklı şeyler söylüyorlar, üye oldum. Benim buradaki misyonum DOHAD'ın bilimsellikten uzaklaşmasını önlemek ve gönüllüleri bilim adına bilinçlendirmek. Bence DOHAD etkili bir proje; çünkü internet üzerinde bir amatör depremciler ordusu oluşturuyor. Şu anda Marmara Bölgesi'ne yoğunlaşmış durumda ama benim hayalim gözlemcilerinin tüm Türkiye'ye yayılması. Bu sayede Türkiye genelinde tahmin yapabilecek düzeye gelebiliriz.'

TAHMİNLERİ MÜKEMMELE YAKIN
Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu
'Bugün artık kimse 'deprem tahmin edilemez' diyemez. Kesinlikle bir gün hava raporu gibi deprem raporu verilebileceğine de inanıyorum. İlla nokta atışı olmasına gerek yok, bir haftalık şaşma veya yerin biraz sapması da iyi tahmin sayılabilir. Bu anlamda DOHAD'da da doğa hareketlerini gözleyerek son derece iyi, hatta neredeyse mükemmel deprem tahminleri yapılıyor. Bütün parametreler açısından ağlarını genişletmeleri ve isabetli tahminler yapmaları için bizler de bilim adamları olarak onları destekliyoruz.

MİNE AKVERDİ