Etiket arşivi: Yeni

yeni-soguk-hava-dalgasi-geliyor-5430435

Yeni soğuk hava dalgası geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre, Güney Ege ve Batı Akdeniz dışında ülke genelinde yağış bekleniyor. İstanbul’da akşam yağmur şeklinde başlayacak yağış, gece ve Sabah saatlerinde kentin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur olarak görülebilecek. Soğuk ve yağışlı sistem, pazar günü doğu bölgelerde etkili olduktan sonra ülkeyi terk edecek.

Çiçek açan ağaçlar kar altında kaldı

Ankara’da merkez ve bazı ilçelerinde dünkü kar yağışı etkili oldu. Beypazarı, ilçe merkezinde yer yer 8-10 santimetreyi bulan kar kalanlığı, yüksek kesimlerde 15 santimetreye ulaşırken çiçek açan birçok meyve ağacı kar altında kaldı. Bolu kent merkezinde etkili olan kar yağışı günlük yaşamı ve ulaşımı olumsuz etkiledi.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/yeni-soguk-hava-dalgasi-geliyor-gundem-2031209/

1419407804726

Yeni yılda beslenmenize dikkat edin!

Yeni yılla beraber sağlıklı yeme alışkanlıklarını kazanıyor olmak bir bireyin kendisine verebilecek en güzel yeni yıl armağanıdır. Özellikle sık sık aynı besinleri tüketmek yerine besin çeşitliliği sağlamak oldukça önemlidir. Çünkü alınan vitamin mineral protein ve karbonhidrat örüntüsü açısından besin çeşitliliği oldukça önemlidir. Örneğin gelin yeni yılda beslenme planınızda bir değişiklik yapın: börek, poğaça, fast-food gibi kolay erişebilir gıdaları sık tüketmeyin. Bunun yerine daha yeterli ve sağlıklı beslenmek adına kuru meyve, ceviz, fındık, badem gibi pratik taşınabilen atıştırmalıkları beslenmenize ekleyin.

Şişli Florence Nightingale Hastanesi, beslenme ve diyet uzmanı Tuba Kayan Tapan, yeni yılı zinde bir beslenme planı ile karşılamanın adımlarını belirtiyor;

LİFLİ GIDALARLA BESLENİN
Özellikle lifli gıdalarla beslenmek mikrobiyotayı korur. Mikrobiyota bir organ sistemi gibi fonksiyon gören trilyonlarca mikroorganizmanın oluşturduğu bir komplekstir. Bu sebeple her bireyin mikrobiyotasını koruması için lifli ve prebiyotikten zengin beslenmesi gerekmektedir. Yeni yılda kefir veya prebiyotik yoğurttan oluşan ara öğünler günlük beslenmede kullanılmalıdır. Sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Özellikle liften zengin olan kuru fasulye, nohut ya da mercimek gibi besinlerin yeni yıldaki yeni beslenmeye eklenmesi gerekir.

SAĞLIKLI BESLENMEDE İLK ADIM ORGANİK YİYECEKLER
Özellikle organik tarım uygun standartlarda yapıldığında daha yoğun vitamin ve mineral kapasitesi olacağı için sağlıklı beslenmede tercih edilebilir. Özellikle kimyasal ilaç içermeyen gıdalar tercih edilmelidir.

Besinlerinizi doğru yöntemlerle yeni yılda pişirin: Anneanne yemeklerine dönüş başlasın…
Besinlerin pişirme yöntemleri de oldukça önemlidir. Özellikle yeni yılda sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmesi bir amaç edinilebilir.
Kömür ateşinde yanmış mangal, kızartma, tütsüleme gibi yöntemler yerine artık bu yeni yılda daha sağlıklı pişme yöntemi olan buharda pişirme, fırında, haşlama şeklinde yapılan anneanne anneannelerimiz yaptığı tencere yemeklerini tercih etmeliyiz.

İŞLENMİŞ GIDALARA HAYIR!
Katkı maddeleri içeren işlenmiş gıdalar, cips, bisküvi gibi ürünler, salam, sucuk gibi işlenmiş gıdalar mutlak suretle etiket bilgileri okunarak alınmalıdır. Bu etiket bilgilerinde özellikle trans yağ içeriğine dikkat edilmesi gerekmektedir. Trans yağın %1’in altında olması unutulmamalıdır.

ŞEKERDEN UZAK BİR YIL OLSUN…
Yeni yılda beraber olmanız gereken kiloya inmek ve buna karar vermek oldukça önemlidir. Bunun için basit şeker içeren gıdalardan uzak durulmasını tavsiye etmekteyiz. Özellikle şeker ve şekerli ürünler, meyve suları basit şeker içeriği yüksek olduğundan obeziteyi arttıracağı unutulmamalıdır.

HERŞEYİN BAŞI SAĞLIKLI BİR UYKU
Uykusuzluk da metabolizmayı olumsuz etkileyen bir durumdur. Eğer bireylerin uykusuzluk gibi bir problemi varsa mutlaka bu yeni yılda çözmeyi amaçlamalıdırlar. Uykusuz kalmak metabolizmayı yavaşlattığı için kilo artışına neden olduğunu unutmamak gerekir.

PIRIL PIRIL BİR ZİHİN İÇİN: OMEGA 3
Unutkanlığın önlenmesi ve bireylerin konsantrasyonun artması için omega 3ten zengin beslenmeyi hedeflemek oldukça önemlidir. Omega 3 kalp sağlığını koruduğu kadar beyin hücrelerinin çalışması için de oldukça önemlidir.

VİTAMİNSİZ BİR YENİ YIL OLMAZ!
Antioksidan vitaminler olan A,C,E vitaminleri, selenyum ve çinko mineralleri tüm dejeneratif hastalıklara (hipertansiyon, obezite, diyabet) karşı koruyucu olduğundan tüketilmesi oldukça önemsenmelidir. Kuru yemişler, yeşil yapraklı sebzeler, turunçgiller ve kuru meyveler günlük beslenmeye dahil edilmelidir.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/saglik/2014/12/24/yeni-yil-beslenmenize-dikkat-edin

plutonunkesfi1

“Yeni Ufuklar” Cüce Gezegenle Beş Uydusunu İzleyecek

NASA’nın New Horizons (Yeni Ufuklar) adlı uzay aracı, 9 yıla yakın yolculuk yapıp yaklaşık 5 milyar km yol kat ettikten sonra, Güneş Sistemi’nin cüce gezegeni Plüton ve beş uydusunun keşif hazırlıkları için en son “kış uykusundan” kaldırıldı.

19 Ocak 2006 tarihinde fırlatılan araç, 15 Ocak 2015’te Plüton Sistemi’ni izlemeye başlayacak ve 14 Temmuz’da da Plüton ile en büyük uydusu Charon’a en yakın noktadan geçecek. Bu noktada araç Plüton’un yüzeyinden yalnızca 10.000 km yükseklikte olacak. NASA yetkililerine göre araç Dünyamızın üzerinde bu yükseklikte olsaydı, tek tek binaları görüntüleyebilecekti. Yakın geçişten sonra araç, NASA’nın vereceği karara göre öteki Kuiper Kuşağı cisimlerini gözlemek üzere yoluna devam edecek.

New Horizons, üzerindeki duyarlı araçların yıpranmasını önlemek ve sistem aksaklıkları tehlikesini azaltmak için araç 18 kez uykuya yatırılmış ve yolculuk süresinin üçte ikisi olan 1873 günü uyku modunda geçirmişti.  Bilgisayarına daha önce yüklenmiş olan program tarafından uykudan kaldırılan aracın

bulunduğu noktadan ışık hızıyla Dünya’ya gönderdiği “göreve hazırım” mesajı, Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’ndaki kontrol merkezine 4 saat, 26 dakikada ulaşabildi. New Horizons,  gözlemlerine başlayacağı 15 Ocak tarihine kadar olan süreyi, üzerinde taşıdığı yedi gözlem ve araştırma aracının kalibrasyonu ve test çalışmalarıyla geçirecek.

New Horizons’un inceleyeceği Plüton, Güneş’e en yakın noktası 4,4 milyar km, en uzak noktasıysa 7,4 milyar km olan hayli eliptik bir yörüngeye sahip. Dolayısıyla zaman zaman Güneş’e,  en uzak gezegeni olan Neptün’den daha çok yaklaşabiliyor. 1930 yılında keşfinden sonra uzun süre Güneş Sistemi’nin 9. gezegeni sayılan Plüton, Uluslararası Astronomi Birliği’nin 2006’da aldığı tartışmalı bir kararla “cüce gezegen” statüsüne düşürüldü.

Neptün’ün yörüngesinin dışında, Güneş Sistemi’nin kaya ve buzdan oluşum artıklarını barındıran Kuiper Kuşağı adlı bir diskten kaynaklandığı düşünülen Plüton, Güneş çevresindeki yörünge turunu 247,68 günde tamamlıyor. 2306 km çapındaki (Ay’ın çapının 2/3’ü) cüce gezegenin 1700 km çapında bir kaya çekirdeğin üzerinde buz katmanlarından oluştuğu, yüzey sıcaklığının da Güneş’e olan yakınlığına bağlı olarak -230 ⁰C ve -240 ⁰C arasında değiştiği düşünülüyor. Plüton’un kütlesiyse, Dünya’nınkinin dörtte bir kadar.

1978 yılında keşfedilen en büyük uydusu Charon’un büyüklüğü, Plüton’un yarısı kadar. Son yıllarda cüce gezegenin Nix, Hydra, Kerberos ve Styx adları verilen dört küçük uydusu daha olduğu keşfedildi.

Plüton, Dünya’ya çok uzak olduğu için Hubble Uzay Teleskopu tarafından bile net olarak görüntülenemiyor. Ancak, üzerinde izlenen karanlık ve aydınlık bölgeler zaman içinde değiştiğinden, “dinamik” bir yüzeye sahip olduğu sanılıyor. Gökbilimciler bu değişime nitrojen, metan ve karbondioksitten oluşan atmosferiyle yüzey arasındaki periyodik ilişkilerin yol açtığını düşünüyorlar.

New Horizons’ın göndereceği bilgilerin, bu gizemli sistemi çevreleyen sis perdesini kaldırmanın ötesinde, öteki Kuiper Kuşağı Cisimleri hakkındaki bilgileri de derinleştirmesi ve Güneş Sistemi’nin oluşum sürecine yeni ve güçlü bir ışık tutması bekleniyor.

Kaynak:  https://kurious.ku.edu.tr/tr/haber/yeni-ufuklar-cuce-gezegenle-bes-uydusunu-izleyecek

pass

Yeni kimliklerin dağıtımı başlıyor

İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan yeni kimliklerin dağıtımına, yılbaşından itibaren Kırıkkale’den başlanacak.
İçişleri Bakanlığının yeni kimlik kartlarına yönelik çalışması sürüyor. Kimliklerin dağıtımına yeni yılda başlanacak. Kartların dağıtımı ilk olarak Kırıkkale’de yapılacak.

Yeni kimlik kartları, taklit, tahrif ve sahteciliğe imkan vermeyen üst düzey güvenlik unsurlarıyla dikkati çekiyor. 1 GB’ye kadar veri depolayabilecek akıllı kartlarda parmak, damar ve avuçiçi izi gibi kişiye özel bilgiler yer alacak. Yeni kartlar, başka birinin eline geçerse dahi kullanılamayacak ve anında bloke edilecek. Bu kartların kopyalanması ya da üzerindeki verilerin değiştirilmesi mümkün olmayacak.

Yeni kimlik kartları vize istenmeyen ülkelerde pasaport yerine de kullanılabilecek. Her kartın içinde kişiye özel sertifikalar bulunacak ve hem şifre hem de kişinin biyometrik bilgileriyle doğrulama yapılabilecek.

Kredi kartı büyüklüğündeki yeni kimlik kartı, hastane, eczane, okul, emniyet ve bankalardaki sistemlere entegre olabilecek ve bu sayede birçok işlemde vatandaşa kolaylık sağlayacak.
Vatandaşlar, kimlik kartlarını almak üzere mektup veya muhtarlık askı listeleri ile randevu verilerek kart düzenleme merkezine davet edilecek. Kart, kapalı zarf içinde PIN ve PUK koduyla birlikte kişiye kargo veya postayla teslim edilecek.
Kartlar vatandaşa 15 liraya mal olacak, 10 yıl boyunca kullanılacak. Yeni kimlik kartları, e-İmza olarak kullanılabilecek, e-Devlet kapısından sunulan hizmetlere bu kartlar vasıtasıyla kolayca ulaşılabilecek.

Üst düzey güvenlik önlemleri
Kişisel verilerin yer alacağı bu kartlarla ilgili İçişleri Bakanlığı, veri güvenliğini konusunda üst düzey güvenlik önlemleri aldı.
Kimlik kartlarıyla ilgili kurulan sistemde veri merkezi dışında herhangi bir yerde biyometrik veri tutulmayacak. Vatandaşlardan alınan biyometrik veriler, bulundukları ilçelerdeki okuyucular vasıtasıyla “şablon” adı verilen sayılara dönüştürülecek ve sadece bu sayılar veri merkezine aktarılacak.
Vatandaşların biyometrik okuyucularla alınan biyometrik veriler resim olarak değil, bu resimlerden oluşturulmuş “kriptolu sayısal karakterler” olarak veri merkezine aktarılacak.

Milli işletim sistemi kullanılıyor
Biyometrik verilerin alınması, entegrasyon yazılımı ve bilgilerin kaydedildiği veri tabanında tamamen Türk mühendislerin geliştirdiği uygulamalar kullanılacak.
Biyometrik veriler, başvuru bilgileriyle birlikte karta yazılmak üzere TÜBİTAK tarafından geliştirilen Kart Yönetim Sistemi Yazılımına gönderilecek. Kart Yönetim Sisteminde herhangi bir veri saklanmayacak. Veriler kimlik kartlarındaki çipe yine TÜBİTAK tarafından geliştirilen Milli Kart İşletim Sistemi (AKIS) ile güvenli bir şekilde işlenecek.
Bütün veri alma, iletme ve işleme süreçlerinin çalıştığı ağ altyapısı kapalı devre olacak, herhangi bir açık ağa bağlanılmayacak.
Tüm çalışanlar sadece kendilerine verilen yetki kapsamında bilgiye ulaşabilecekler. Kişilerin veya sistemlerin sorgulama yapmaları, toplu veri çekmeleri ya da verileri başka bir veri tabanına aktarmaları engellenecek veya kısıtlanacak. Örneğin bir yazılımcı sadece yazılım kodlarına erişebilecek, donanım bilgileri, veri yapısı veya verilere erişemeyecek. Sistemci ise sadece donanım bilgilerini görebilecek.

Kale gibi korunuyor
Biyometrik verilerin işlendiği ve saklandığı Kişiselleştirme Merkezi Binası, bilgi güvenliğinin tam olarak oluşturulması amacıyla “Tempest NATO Zone 2″ standartlarına göre inşa edildi. Binanın dış cephesi kablosuz veri çalınmasına karşı önlem olarak metal alaşımlı malzeme ile kaplandı. Cam yüzeyler metal filmle kaplandı ve topraklandı. Bina dışına çıkan tüm kablo ve borular filtrelerle koruma altına alındı. Sistem odasında ikinci bir metal kaplama imal edilerek “Faraday Kafesi” oluşturuldu ve tamamıyla elektromanyetik izolasyon sağlandı.

Dünya pazarındaki rekabet
PVC ve polikarbon özellikli kimlik kartları, pasaportlar ve benzeri yüksek güvenlikli doğrulama belgeleri konusunda büyük bir rekabet bulunuyor. Buna yönelik pazarda Fransız ve Alman firmalarının etkisi dikkat çekiyor. Kart pazarının en önemli, firmalara en yüksek katma değer sağlayan unsurları ise çipler ve çip işletim sistemleri olarak gösteriliyor.
Yeni kimlik kartları için TÜBİTAK tarafından geliştirilen Yerli Yonga İşletim Sistemi (AKİS) geliştirilmesi bu açıdan da önem kazanıyor

Kaynak: http://sozcu.com.tr/2014/gunun-icinden/yeni-kimliklerin-dagitimi-basliyor-668432/

381573

Yeni bir parazit türü bulundu

Adana Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Hastalıklar Anabilim Dalı öğretim görevlilerinden Uzman Dr. İbrahim Demirkale ve Dr. Argun Akif Özak, dil balıklarında yaptıkları araştırmada dünyada ilk kez görülen bir parazit türü saptadı. Parazitin balık ölümlerine sebep olduğu, mücadele için kullanılacak kimyasalların ise insan ve çevre sağlığına zarar verdiği belirtildi.

2 uzman, yaklaşık 1 yıl boyunca Doğu Akdeniz’de yaşayan dil balıklarında parazit taraması yaptı. Binin üzerinde dil balığında araştırma yapan öğretim görevlileri, ‘balık kenesi’ olarak başka ülkelerde görülen ancak Türkiye’de henüz bildirimi yapılmayan ‘Caligus Bricaudatus’ ve ‘Caligus Apodus’ adlı parazitlerin Doğu Akdeniz’de de görüldüğünü ortaya çıkardı. Araştırmayı derinleştiren öğretim görevlileri, daha önce görmedikleri yeni bir parazit türünü de incelemeye aldı. Mikroskobik ortamda bu parazit türünün anatomik yapısını inceleyen Uzman Dr. İbrahim Demirkale ve Dr. Argun Akif Özak, bunun daha önce dünyada hiç görülmeyen bir parazit olduğunu belirledi. Saptadıkları türe, dil balığının Latince isminden esinlenerek ‘Caligus Solea’ adını veren öğretim görevlileri, yaptıkları çalışmayı uluslararası bilim dergilerinde de yayınlayarak dünyaya duyurdu.

‘DÜNYADA İLK’
Araştırmalarında daha önce dünyada bilinen ancak Türkiye’de bildirimi yapılmayan 2 parazit türünü ortaya koyduklarını anlatan Uzman Dr. İbrahim Demirkale, bugüne dek literatüre hiç girmeyen yeni bir parazit türü keşfettikleri için de mutlu olduklarını kaydetti.

Keşfettikleri yeni türün balıklar kadar insan ve çevre sağlığını da etkilediğini vurgulayan Uzman Dr. Demirkale, şöyle konuştu:
“Bulduğumuz parazit türü, daha önce görülen parazit türüyle aynı familyaya sahip. Dil balıkları üzerinde diğer parazitlere oranla daha fazla görülüyor. İlerleyen aşamalarda, yetiştiricilik çalışmalarında sıkıntı yaratabilecek bir tür. Dil balığının derisi ve solungaçları gibi yerlerine yerleşerek ölüme sebep olabilen enfeksiyonlara açıyor. Bu parazitle mücadelede bazı kimyasallar kullanılmakta ama bunlar balıklardan insanlara geçişi söz konusu. Toksik maddeler olduğu için çevre açısından da önem taşıyor. Bu parazit balıklar kadar insan ve çevre sağlığına da etki ediyor. Mücadele için yeni bir çalışma planlıyoruz. Etkisi daha az bir kimyasal madde ile parazitlere etkisini araştırıyoruz.”

DOĞA VE TARİH MÜZESİ İSTEDİ
Türkiye’de keşfedilen yeni parazit türlerinin bilimsel araştırmalar için depolanmak veya saklanmak üzere İngiltere veya ABD’deki ‘Doğa ve Tarih Müzesi’ne gönderildiğini de anımsatan Dr. İbrahim Demirkale, “Türkiye’deki keşfedilen türler böyle yerlere gönderiliyor. Çünkü eğer gönderilmezse yaptığınız çalışmanın çok bir önemi de kalmıyor gibi. Türkiye’de böyle bir müze kurulması çok önem taşıyor. En azından kendi çalışmalarımızı bu tür müzelerde korur ve bilimsel çalışmalar için daha iyi değerlendiririz” diye konuştu.

Kaynak: http://www.trthaber.com/haber/bilim-teknik/yeni-bir-parazit-turu-bulundu-153919.html

1414069626147

Kan tahlilinde yeni buluş

Türkiye’de, kanserden şeker hastalığına, romatizmadan obeziteye kadar birçok hastalığın araştırılmasında kullanılabilecek yeni bir kan tahlili parametresi geliştirildi.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Erel tarafından geliştirilen ve kanda ‘tiyol-disülfid’ dengesini ölçen parametre, kit haline getirilerek bilim insanlarının hizmetine sunuldu.

Erel, tıp dünyasında mevcut olmayan yeni bir kan tahlili parametresini 3 yılı aşkın sürede geliştirdiklerini belirtti.

Mevcut kan testlerinde ölçülen şeker, üre, kolestrol ve vitamin değerlerine yeni bir parametre eklediklerini ifade eden Erel, şunları kaydetti:

”Yeni yöntem, kanda ‘tiyol-disülfid’ dengesini ölçen orijinal bir yöntem. Bu test, mevcut değildi. Çalışmalarımızda hem bu testin hipotezini oluşturduk, testi tanımladık hem bu tanımladığımız durumu ölçmeyi başardık ve ölçüm verimlilik niteliklerini geliştirdik. Bu çalışmamıza ilişkin makale de geçtiğimiz günlerde uluslararası alanda yayınlanan ‘Clinical Biochemistry’ dergisinde yayımlandı. Bu teste ülkemizdeki her insanın kolaylıkla ulaşabilmesini sağlayacak altyapıyı hazırladık ve bunu kit haline getirdik. Bunu endüstriyel bir ürün haline getirmek amacıyla da Türk Patent Enstitüsüne patent başvurusunda bulunduk. Böylece hem istihdam hem katma değer sağlayacak bir çalışmaya dönüştürdük.”

Prof. Dr. Erel, bu testin klinik araştırmacıların araştırma potansiyelini artırdığını, araştırmacılara hastalıkların teşhisi ve tedavisi için yeni bir araştırma alanı sağladığını söyledi.

Geliştirdikleri test kitini bilim dünyasının hizmetine sunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erel, ”Bu test, kanser hastalığı gruplarının tamamında yavaş üreyen olsun, hızlı üreyen olsun, obezite, diyabet, şeker hastalığı, romatizma, enfeksiyonlar, yaşlanma gibi bozuklukların mekanizmasının araştırılmasında yeni çığır açacak” dedi.

Testin insanların yanı sıra hayvanlarda da kullanılabileceğine işaret eden Erel, bu yöntemi bilim adamlarının bütün biyobilimlerde kullanılabileceğini söyledi.

TÜRK ARAŞTIRMACILARA BİR YIL ÜCRETSİZ DAĞITILACAK

Türk araştırmacıların yeni bilgi üretmesinin, araştırmalarıyla öncü olmalarının önemine dikkati çeken Erel, bu amaçla geliştirdikleri test kitini ilk yıl ücretsiz olarak, isteyen araştırmacılara vereceklerini bildirdi.

Erel, ”Testin gerek klinik alanlarda gerek biyobilimlerde yeni bilgi üretme ve özgün konseptler oluşturma potansiyeli taşıdığına kuvvetle inanıyoruz. Araştırmacılara bu anlamda yeni bir araç veriyoruz” diye konuştu.

Erel, testin talebe göre yurtdışına da ihraç edilebileceğini sözlerine ekledi.

35_1411636752_53fb3453f97adb0eb88f0afc.jpg

Ağlasun depremi yeni bir fay hattı ortaya çıkardı

Ağlasun'da dün saat 22.43'te meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki depremin ardından 80'in üzerinden artçı sarsıntı meydana geldi. Burdur, Isparta, Afyonkarahisar ve Antalya'da hissedilen bu depremle birlikte bölgede yeni bir fay hattı daha olduğunu ortaya çıkardı. Süleyman Demirel Üniversitesi Deprem ve Jeoteknik Araştırma Merkezi'nden Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, Ağlasun'un da içinde bulunduğu Isparta'nın güneyinin deprem etkinliği olmayan bir alan olduğu, dün gece meydana gelen depremle yeni bir fay hattının ortaya çıktığını söyledi.

80'in üzerinde artçı

Dün meydana gelen depremin tedirgin ettiğini belirten Doç. Dr. Kanbur, şöyle konuştu:

"Büyüklüğü 4.8 olan ana şokun yıkıcı etkisi olmamakla birlikte sonrasında artçılarını yaşamamız olağan. 80'in üzerinde artçı yaşandı. Deprem oluşundan sonra artçıların olması normaldir. Halkımız ister istemez tedirgin oluyor, ancak bu artçılar gittikçe azalacaktır. Bölgemiz tektonik gerilmelerin olduğu bir alanda yer almaktadır ve bu büyüklükte depremlerin olması olağan, ve olmaması aslında sorun oluşturuyor. Tedbir ve uyarı açısından bu tip depremler dikkate alınmalıdır."

Yeni bir fay hattı

Ağlasun'daki depremin yeni bir kırık, bilinmeyen ve isimlendirilmemiş bir fay olduğunu belirten Doç. Dr. Kanbur, "Normalde fay haritasında gözükmüyor. Yeni bir kırıksa her şeyi değiştiriyor. Isparta'nın güneyinde tüm sistemde bir tektonik hareketlenmenin başladığına işaret olabilir. Tabi bir varsayım. Bölgede bazı istasyonlar kuracağız. Isparta'yı özellikle tüm anlamında izleyecek bir ağ düşünüyorduk. Ağlasun'a zaten bir istasyon düşünüyorduk. Depremde bunun üzerine geldi. Biraz daha çalışmalarımıza hız vereceğiz. Bu anlamda yerel yönetimlerden de lojistik destek alabiliriz. Isparta'yı tam merkezde tutarak bu bölgeyi dinlemeyi hedefliyoruz ve olabilecek depremleri monitörlemek istiyoruz" dedi.

Aksu'da suskun fay hattı

Isparta'nın güneyinde Kovada'dan başlayan ve Antalya'nın üst kısımlarını da içine alan Aksu fay hattının ise suskun bir hat olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Oralar sismik boşluk diye tabir edilen alan. Dolayısıyla güneyde çok fazla deprem etkinliği olmuyordu ama bekliyorduk. İstasyonlarımızca kaydedilmiyordu. Ama bu olmayacağı anlamına gelmiyordu. Yaşadığımız deprem Isparta'nın güneyinde bir deprem etkinliği başladığının göstergesi olabilir. Aksu sistemiyle bu depremin direk alakalı olup olmadığı belli değil. Ağlasun'daki fay bu sistemle ilişkili midir değil midir zaman içinde ortaya çıkacak. Şu an ilk izlenim olarak ilişkili olmadığı kanaatindeyim. Bu bölgede ileride deprem etkinliğinin olması bekleniyor. Şuan itibariyle küçük depremlerde olmuyor orada. Olabilecek depremin büyüklüğüyle ilgili bir şey söylenemez. Çok ileride ama birkaç kuşak belki göremeyebilir."

Burdur'da da enerji birikiyor

İnceleme çalışmalarında dikkatlerinin daha çok Burdur fay hattı üzerinde olduğunu da anlatan Doç. Dr. Kanbur, bu fay hattında enerji birikiminin söz konusu olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kanbur, "Çok yakın zamanda böyle bir deprem olacağını söylemek mümkün değil. Aktif bir fay sistemi ve ileride her zaman Burdur fay segmentleri 6 ve üzerinde deprem oluşturabilecek düzeyde. Ağlasun'daki hattın Burdur fay sistemiyle alakası olduğunu düşünmüyorum. Bu sistemi etkileyecek bir deprem değildir. Bir fay sistemi içerisinde bulunan depremler belki birbirlerini etkileyebilir" dedi.

Burdur ve Aksu'yla ilişkisi araştırılacak

Fethiye'den Burdur'a uzanan veya suskun olarak bilinen Aksu fay hatlarıyla ilişkili olmadığını düşündüğünü de belirten Doç. Dr. Mehmet Zakir Kanbur, "Depremin yaşandığı fay hattı bilinen, isimlendirilmiş bir fay hattı değildi. Yeni bir fay hattı ve küçük görünüyor. Ancak ileriye dönük uzantısı olup olmadığını bilmiyoruz. Uzantısının devam edip etmediği, ikisinin tam arasında kaldığı Burdur veya Aksu fay hatlarıyla bir ilişkisinin olup olmadığı yönünde bir çalışma yapacağız" diye konuştu.

25730232

İzlanda ve Papua Yeni Gine’de yanardağlar harekete geçti

İzlanda’da ve Papua Yeni Gine’de volkanik patlamalar meydana geldi. Papua Yeni Gine’deki Tavurvur Yanardağı çevresinde yaşayanlar tahliye edildi, bazı uluslararası uçuşların rotaları değiştirildi.

İzlandalı yetkililer, Vatnajokull buzulunun kuzeyindeki lav yatağında bir kilometre uzunluğunda volkanik fisür püskürmesinin oluştuğunu, bunun üzerine Bardarbunga Yanardağı yakınında havacılık uyarısı seviyesinin kırmızıya yükseltildiğini açıkladı.

BARDARBUNGA YANARDAĞI MİLLİLERİN ROTASINI DEĞİŞTİRDİ
İzlanda Hava Trafik Kontrol Merkezi, patlamanın meydana geldiği bölgenin üzerindeki hava sahasının bin 500 metreye kadar kapatıldığını açıkladı.

Ülkede 2010 yılında faaliyete geçen Eyyafyallayökül Yanardağı’nın püskürttüğü küller, 100 binden fazla uçak seferinin iptaline ve uluslararası uçuşlarda bir hafta boyunca büyük bir kaos yaşanmasına neden olmuştu.

PAPUA YENİ GİNE’DE HALK TAHLİYE EDİLDİ
Papua Yeni Gine’de de bu sabah Tavurvur Yanardağı’nda patlama meydana geldi.
Güney Pasifik ülkesinin Rabaul bölgesindeki Tavurvur Yanardağı çevresinde yaşayanların patlama üzerine tahliye edildiği, bölgede bazı uluslararası uçuşların rotalarının değiştirildiği belirtildi.

Doğu Yeni Britanya Adası’nda bulunan Rabaul kasabasındaki yerleşimlerin büyük bölümü, 1994 yılında Tavurvur’un Vulcan Yanardağı’yla eş zamanlı olarak patlaması üzerine yıkılmıştı.

35_1401390416_730490_detay.jpg

Türkiye Yeni Depremlerle Sallandı Kars, Çanakkale ve Erzurum’da Deprem Oldu

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59′da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

ÇANAKKALE – KARS – ERZURUM SALLANDI!

Merkez üssü Eceabat açıkları olan ve saat 06.59'da 4,1 büyüklüğünde meydana gelen deprem nerelerde hissedildi. Çanakkale'de deprem – son dakika!Çanakkale'nin Gökçeada İlçesi açıklarındaki Saros Körfezi'nde Richter ölçeğine göre 4.5, Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, saat 06.59'da merkez üssü Saros Körfezi olan 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha kaydedildi. Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif hissedildi.Saat 03.03'te merkez üssü Erzurum Şenkaya olan 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem Dairesi Başkanlığı verilerine göre, saat 03.03'te merkez üssü Erzurum'un Şenkaya ilçesi olan yerin 5.16 kilometre derinliğinde 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, saat 03.03'te meydana gelen depremin merkez üssünü Kars'ın Selim ilçesine bağlı Başköy, büyüklüğünü ise 4.2 olarak açıkladı.Kars'ın Selim İlçesi yakınlarında ise 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.Saat 03.03'te ise, merkez üssü Kars'ın Selim İlçesi'ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı. Yerin 13.3 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından 2.2 ile 2.1 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldi.

Deprem, Çanakkale şehir merkezi ve bazı ilçelerinde hafif şekilde hissedildi.

KARS DA SALLANDI

Saat 03.03’te ise merkez üssü Kars’ın Selim İlçesi’ne bağlı Başköy olan Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Yerin 8.3 kilometre derinliğindeki deprem hasara yol açmadı.

ERZURUM DA AYNI SAATLERDE SALLANDI

Erzurum’un Şenkaya ilçesinde de saat 03:03′te Richter ölçeğine göre, 4.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

 

http://www.haberler.com/turkiye-yeni-depremlerle-sallandi-kars-canakkale-6082863-haberi/

 

 

35_1390243166_254330.jpg

Yeni Zelanda’da 6,3 Büyüklüğünde Deprem

Yeni Zelanda'nın kuzeyinde 6,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi, depremin Masterton kentinin 38 kilometre kuzeydoğusunda, 27 kilometre derinlikte kaydedildiğini açıkladı. Başkent Wellington'da da hissedilen deprem, bazı binalarda hasara neden oldu. 

Sarsıntı nedeniyle dağlardan yuvarlanan kayaların yolların kapanmasına neden olduğu belirtildi. 

"Pasifik Ateş Çemberi" deprem ve volkan kuşağında yer alan Yeni Zelanda'da 2011'de meydana gelen depremde 185 kişi yaşamını yitirmişti.

http://www.haberler.com/yeni-zelanda-da-6-3-buyuklugunde-deprem-5564628-haberi/