Etiket arşivi: Gölü

burdur-golu-oluyor--5273289

Burdur Gölü ‘ölüyor’

MEHMET Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi hidrobiyolog (su bilimci) Doç. Dr. İskender Gülle, Burdur Gölü’ndeki su miktarı azalırken, tuz miktarının yükseldiğini söyledi. Doç. Dr. Gülle, tuzluluk oranı arttıkça göldeki bitkilerin kuruyacağını, başta sadece bu gölde yaşayan Aphanius Burduricus (dişli sazan balığı) olmak üzere canlı türlerinin ya göç etmek zorunda kalacağını, ya da yok olacağını vurguladı.

Su kapasitesinin 3’te 1’ini son 35 yılda kaybeden ve her yıl milyonlarca ton suyun yok olduğu Burdur Gölü’nde su seviyesi geçen yıl daha da azaldı. Korunması amacıyla Türkiye’de ses getiren etkinliklerin yapıldığı Burdur Gölü’ndeki su seviyesi DSİ 182’nci Şube Müdürlüğü verilerine göre 34 santim daha düştü. DSİ’nin her ay yaptığı ölçümlere göre Ocak 2014’te gölün kotu (deniz seviyesinden yüksekliği) 841 metre 92 santimken, Ocak 2015’te kot 841 metre 58 santime düştü. Burdur Gölü’nün su seviyesi, 2013 Ocak ayına göre ise 86 santim azaldı.

’BUHARLAŞA BUHARLAŞA ÇÖL OLUR’
Burdur Gölü’yle ilgili 5 yıldır çalışma yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi biyoloji Bölümü öğretim üyesi hidrobiyolog Doç. Dr. İskender Gülle, göldeki çekilmenin 1970’li yıllardan bu yana devam ettiğini söyledi. Yıllık su kaybının 50 milyon tonun üzerinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülle, bunun da yaklaşık 40 santime denk geldiğini aktardı. Yaşanan durumun ’buharlaşa buharlaşa çöl olur’ diye özetlenebileceğini kaydeden Doç. Dr. Gülle, su miktarındaki azalmanın mevcut durumda ekosistem üzerinde çok fazla etkisini göstermediğini, ancak gelecekte Burdur Gölü’nü ölümcül bir tehlikenin beklediğine dikkati çekti.

’BURDURİCUS TUZA DAYANAMAYABİLİR’
Su miktarındaki azalmanın karşısında göldeki tuzluluk oranının arttığını kaydeden Doç. Dr. Gülle, “Burdur Gölü’ndeki tuzluluk oranı şu anda 20 gram/litre seviyesinde. Bu tuzluluk 30 gram/litre seviyesine ulaşırsa göldeki tatlı suya orjinli canlılar üzerinde çok önemli yıkıcı etkisi olacaktır. Keza göldeki yegane endemik balık türü olan Aphanius Burduricus’un 35 gram/litre üzerindeki tuzluluk oranına dayanabileceği konusunda şüphelerim var. Bunların deniz suyuna dayanan tek türü var. Burdur ve Salda Gölü’ndeki türdeşleri ise tatlı su balıklarıdır” dedi.

’TUZLULUK ORANI DENİZDEKİ DEĞERE ULAŞACAK’
Burdur Gölü’ndeki su miktarının 5- 10 metre daha düşmesi halinde tuzluluk oranının 35 gram/litreye çıkacağına işaret eden Doç. Dr. Gülle, şöyle dedi:
“Göldeki suyun azalması bu şekilde devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Burdur Gölü’nün tuzluluk değeri kesinlikle deniz suyunun tuzluluk değerine ulaşacaktır. Bununla birlikte göldeki bazı bitkisel organizmaların gelişimleri duracak, çiçekli bitkiler var göl suyu içerisinde, muhtemelen bunların tuza dayanımları da sona erecek ve gölün altındaki çiçekli su bitkileri kuruduktan sonra bunlarla beslenen çok sayıda ördek, dikkuyruk, sakar mekeler besin yetersizliğinden dolayı büyük ihtimalle başka bölgelere göçmek zorunda kalacaktır.”

’DAMLAMA SULAMAYA GEÇİLMELİ’
Göl kenarındaki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca ise bu yılki yağış miktarı artmış olmasına rağmen göldeki çekilmenin sürdüğünü kaydetti. Bazı dönemlerde 1 metreyi bulan çekilmeler yaşandığına işaret eden Sarıca, “Bu da su tüketiminin azaltılmış olmasına rağmen buharlaşmayla su kaybedildiğini gösteriyor. Artık kritik noktalara gelinmeden bir an evvel su tüketimi konusunda damlama sulama sistemlerine ve su tüketmeyen bitkilere geçilmesi gerektiğini gösteriyor. Kritik noktalara ulaştığımızda göl için özellikle 830 metrelere indiğimizde artık suyun çekildiği alanlarda kimyasal tozların ve kimyasal çamurların insan sağlığını tehdit eder boyuta geldiğini görmeye başlayacağız. O noktalara gelinmeden tedbir alınması gerekli” diye konuştu.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/burdur-golu-oluyor–gundem-2009576/

fft81_mf2621690

Van Gölü 2 metre çekildi

Türkiye ‘nin en büyük gölü olan ve bölge halkı tarafından “deniz” olarak adlandırılan Van Gölü’nün kıyı kesimlerinde yaşanan gözle görülür çekilme, özellikle sahil şeridinde yaşayan insanları tedirgin ediyor. Eski iskelelere ait kalıntıların ve birçok kayalığın ortaya çıktığı gölde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu tarafından yapılan araştırmalarda da bu yılki su kaybının 2 metreyi geçtiği belirlendi. Su seviyesindeki düşüşle ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Doğu, son yıllarda yaşanan düşüşün binlerce yıldır olagelen doğal bir işleyiş olduğunu belirtti.
Düşüşün anormal bir durum olmadığını anlatan Doğu, “Göl seviyesinin ve özellikle kapalı göllerin tüm dünyada bilinen bir gerçeği var. Bu göllerin seviyesi iklime bağlı olarak alçalır veya yükselir. Bunu farkında olmayan vatandaşlarımız telaşa kapılabilir ama iklim değişikliğiyle ilgili yapılan bu olgu göl için doğal bir süreç. Tabii bu doğal olmakla beraber sonuçları yaşamımızı ve bugünü ilgilendiriyor” diye konuştu.

“HER 10 YILDA BİR DÜŞÜŞ YAŞANIYOR”

Doğu, göldeki seviye düşüklüğünün özel bir araştırma veya çözülebilecek bir problem olmadığına değinerek, Van Gölü’ndeki düşüşün her 10 yılda bir periyodik olarak gerçekleştiğini ifade etti. İklimlerdeki salınım sonucu göl seviyesinde belirli oranda alçalma ve yükselme yaşanabildiğini vurgulayan Doğu, şöyle konuştu: “2003-2004 yıllarında göl seviyesinde meydana gelen ve bin 648 metreye kadar inen düşüş, 10-11 yıl içerisinde 1-2 metre olarak gözlemleniyor. Göl kapalı olduğu için gölü besleyen kaynaklar, akarsular ve yağmurla beslendiği oranda göl seviyesi yükselecek. Eğer yağış ortalamaları yükselirse devam eden yıllarda göl seviyesinde 10-15 santimetre ya da yarım metrelik yükselmeler olur. Yağış miktarında düşme ve buharlaşma yaşanması sonucu böyle bir durum ortaya çıkabiliyor.”

“DÜŞÜŞTE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLİ OLUYOR”

Buharlaşma, dere ve nehir suyunun tarla ve tarım alanlarında daha çok kullanılması gibi nedenlerle gölün girdisinin azaldığını kaydeden Doğu, konuşmasına şöyle devam etti: “Kıyılarda görülen değişimi iki gruba ayırmamız lazım. Şimdi göl seviyesi bir veya 1,5 metre yükseldiği zaman kumsal alanlar sular altında kalıyor. Göl seviyesi şimdilerdeki gibi düştüğü zaman kumsal alanlar büyüyor. Burada 15-20 santimetrelik oynama bile karşımıza 15-20 metrelik bir çekilme olarak çıkıyor. Ancak bu dikey mesafede çekilme değil. Van Gölü için 1-2 metre seviyesindeki çekilmeler varlığı için kesinlikle tehdit değil.”

GÖL, 2 METRENİN ÜZERİNDE SEVİYE KAYBETTİ
Bu yıl yaptıkları araştırmalarda gölde 2 metrelik bir düşüş yaşandığını belirlediklerini anlatan Doğu, çekilmenin Tatvan-Van arasında çalışan feribotların iskeleye yanaşması açısından problem oluşturduğunu dile getirdi. Doğu, “Son zamanlarda sürekli seviye kaybı yaşayan Van Gölü, 2007 yılında en yüksek seviye olan bin 650 metreye göre, 2 metrenin üzerinde seviye kaybına uğradı” dedi. Van Gölü’nü, İran ‘ın Urumiye Gölü’yle karşılaştırmaları durumunda, oradaki çevre felaketinin Van Gölü için geçerli olmadığını kesin olarak bildiklerine işaret eden Doğu, Urumiye Gölü’ndeki aşırı sulama ve gölün ortasından geçen yanlış karayolunun su döngüsünün bozulmasına neden olduğunu, ayrıca küresel iklim değişikliğinin de su varlığının yarısının kaybedilmesine yol açtığını kaydetti. Doğu, Van Gölü için ise böyle bir tehlikeyi ön görmediklerini vurgulayarak, kıyı kesimlerdeki çekilmelerin göreceli bir durum olduğunu ifade etti.

GÖLDEKİ KİRLİLİK

“Van Gölü su seviyesindeki düşüşle değil hızla kirletilmesi nedeniyle 50 yıla kadar kaybedilebilir” diyen Doğu, bunun için Van Gölü kıyısındaki yerleşimlerin gerekli önlemleri alması gerektiğinin altını çizdi. Doğu, göldeki kirliliğin önüne geçmek için Van merkez ile Edremit, Gevaş, Muradiye, Erciş ilçeleri ile Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz ilçelerindeki yönetimlere büyük sorumluluk düştüğünü bildirerek, kent ve bölgenin yanı sıra ülke için önemli bir değer olan Van Gölü’nün gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak gerektiğini sözlerine ekledi. Van Gölü sahilindeki Selimbey Mahallesi’nde yaşayan Fesih Yavuz ise çocukluk yıllarında yüzdükleri iskeledeki çekilmeden endişe duyduklarını belirterek, su seviyesindeki düşüşün Van Gölü Feribot İskelesinin bulunduğu bölgeden çok daha rahat gözlemlendiğini bildirdi.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/cevre/van_golu_2_metre_cekildi-1233244

1415790305664

Beyşehir Gölü hayalet ağlardan temizleniyor

Konya’nın Beyşehir ilçesinde jandarma ekipleri tarafından bir ay içerisinde ‘hayalet ağ’ olarak da adlandırılan 7 ton ağırlığında, 15 bin metre misina balıkçı ağı ele geçirildi.

Beyşehir İlçe Jandarma Komutanlığı Asayiş Botu Timleri, deniz ve iç sularda kolayca parçalanıp su dibine çöken ve uzun yıllar çürümeden kalarak canlıların yaşamasını uzun yıllar tehdit eden ‘hayalet ağ’ olarak da adlandırılan misina ağlarına yönelik denetim ve kontrollerini yoğunlaştırdı. Bu ağlara takılan balığın kurtulma şansı olmadığı için balık neslini kuruttuğu ve sularda kirliliğe sebep olduğu gerekçesiyle ülke genelinde su ürünleri avında kullanımı yasaklanmıştı. Beyşehir Gölü’nde de balık avına geçit vermemek amacıyla çalışmalarını yürüten jandarma timleri, gölün muhtelif noktalarında yapılan denetimlerde son bir ayda usulsüz su ürünleri avı yapmak amacıyla tatlı sulara serilen 15 bin metre misina ağı ele geçirdi. Dar göz açıklığına sahip balıkçı ağlarının yetişme dönemindeki yavru balıkların avlanmasında da kullanıldığını belirleyen jandarma timleri, bu ağlara yönelik denetim, kontrol ve toplama faaliyetlerini genişletti. Göle serili ağların yerini tespit ettikten sonra saatlerce devam eden uğraşın ardından jandarma ekipleri tarafından bota çekilerek toplanan yasak ağlar, Jandarma Asayiş Botu Komutanlığı bahçesinde ağ yığınları oluşturdu. Çuvallara konulan ağlar, göl sularını kirlettiği belirtilen kurşunlarından arındırılmak suretiyle yakılarak imha edilmek üzere Beyşehir İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne teslim edildi.

Jandarma ekipleri tekneye çekerken ağa takılan canlı balıkları yeniden tatlı sulara salarken, cansız olanlarını ise Mal Müdürlüğü ekiplerine teslim etti. Son bir ayda toplanan 15 bin metre balıkçı ağı, yüklendiği kamyonun kasasını doldurdu. Kamyon kasasında imha edilmek üzere ilgili kuruma nakledilen balıkçı ağlarından çıkarılan kurşunların satışından ise hazineye gelir elde edildiği belirtildi.
Kaynak:http://www.sabah.com.tr/yesilekran/2014/11/12/beysehir-golu-hayalet-aglardan-temizleniyor

fft81_mf2535403

İran Urumiye Gölü için harekete geçti

İran Bakanlar Kurulu’nun, Urumiye Gölü’nü kurtarmak için gereken yaklaşık 273 milyar dolar krediyi onayladığı bildirildi.

İran resmi haber ajansı İRNA’nın haberine göre, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda onaylanan kredilerle yüzde 90’ı kuruyan gölü kurtarmak için oluşturulan Urumiye Gölü’nü Kurtarma Komisyonu’nun geliştirdiği projeler faaliyete geçirilecek. Söz konusu faaliyetler arasında sulama kanallarının modernleştirilmesi, gölü besleyecek yeni su kanalları açılması gibi uygulamalar yer alıyor.

Urumiye Gölü, İran’ın kuzeybatısında Batı Azerbaycan eyaleti ile Doğu Azerbaycan eyaleti arasında bulunuyor. Adını Azeri Türkleri ve Kürtlerin yaşadığı Urumiye şehrinden alıyor. Dünyanın en büyük ikinci tuz gölü olarak bilinen Urumiye, 5 bin 200 kilometrekare yüzölçümüne sahip. Türkiye sınırına da yakın olan Urumiye, Van Gölü’ne 147 kilometre uzaklıkta bulunuyor. En derin noktası yaklaşık 16 metre olan gölün yüzde 90’ı kurudu.

İran’da yaşanan kuraklık ülkedeki su kaynaklarının kurumasına ve büyük şehirlerde su sıkıntısına da yol açıyor. Ruhani yönetimi, ülkedeki su sorununu “ulusal güvenliğin önceliklerinden” sayıyor.
Kaynak:http://www.radikal.com.tr/cevre/iran_urumiye_golu_icin_harekete_gecti-1223648

35_1362173208_sapanca-golu-kizila-burundu-4382372_o.jpg

Sapanca Gölü Kızıla Bulandı

Kocaeli ve Sakarya'da yaklaşık 2 milyon kişinin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü kızıla büründü.

Sapanca Gölü'nün Sapanca ilçesinde bulunan sahil şeridi, sabah saatlerinden itibaren yine kızıl rengine büründü. Rüzgarın da olmaması nedeniyle kızarıklık saatlerce sahilde kaldı.

Yanal Ergezen isimli bir vatandaş "Bu olay bu dönemlerde sıkça görülen bir olay, Özellikle yaz aylarına girmeden önce oluyor. Sanırım mikrop. Bu suyu Sakarya ve Kocaeli'nin içme suyu olarak kullandığını düşünürsek bunun ne kadar tehlikeli bir durum olduğunu anlamak güç değil.

Geçen yıl bu kırmızılıkta yüzen birçok çocukta alerjiler meydana geldi. Yetkililerin biran önce ilgilenmelerini istiyoruz. Ellediğinizde yağ gibi bir madde burası az olan kısımları daha çok olan yerlerde var ancak dışarıdan ulaşım mümkün değil. Kırmızı bir madde. Sapanca Gölü daha çok kirlenmeden yetkililerin biran önce bu konuya el atmaları lazım" dedi.

Geçtiğimiz yıllarda yine Sapanca Gölü'nde gerçekleşen kızarmalar Bilim Adamları tarafından incelenmiş ve tespitler sonucu, sahil kesiminde görülen kızıllığın, mevsimsel değişiklikler ve göl içerisindeki sıcaklık farkından kaynaklandığı sanılan alg patlaması olduğu açıklanmıştı.

Diğer yandan göldeki kızarıklık sonrası Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) tarafından inceleme başlatıldı.

http://www.haberler.com/sapanca-golu-kizila-bulandi-4382372-haberi/