?zostatik Depremler (Kar Depremleri)

?zostatik Depremler (Kar Depremleri)

 

?ZOSTAT?K DEPREMLER

U?ur Kaynak*

Www.yapiworld.com ’da yay?nlanan Japonya kaynakl? bir deprem tetikleme çal??mas?n?n fazla ayr?nt? içermedi?i ve sadece kar örtüsüne ba?l? kald???n? görünce yurdum insan?n?n daha fazlas?n? bilmeye hakk? var diye dü?ündüm.

?imdiye kadar çok büyük magnitüdlü depremlere neden olmamas? dolay?s? ile izostatik depremler pek fazla ön plana ç?kar?lmam??t?. Ancak i?in içerisine tetikleme i?levi girince daha önceki çal??malar?m?zda da belirtildi?i gibi zaten geriliminin son a?amas?na gelmi? bir do?rultu at?ml? ya da dü?ey at?ml? fay depreminin olu? zaman?n?n, bir d?? etkenle vaktinden önceye al?nmas? söz konusudur diye tan?mlanm??t?. Yine bütün aç?kl??? ile belirtmekte yarar var. ?zostatik depremler ba?ka bir katil fay bölgesinde bulunmad?klar? zaman, yani sedece kendi güçleri ile bir deprem ürettiklerinde, nadiren 5 Richter büyüklü?üne eri?ebilirler.

?zostatik depremlerin nedeni:

Bütün yerkabu?u, yani ince ve çok yo?un okyanusal kabuk ile kal?n ve az yo?un k?tasal kabuk, elastopolastik (yar? s?v? yani  tikel ergimi?, zaten ergime s?cakl???na yakla?m??  yani potansiyel s?v?) durumda olan astenosfer (enezyuvar) üzerinde batan k?sm?n hacm? kadar astenosfer malzemesi a??rl???nca yüzdürülmektedir. (Bak?n?z: Arkhimides’in Hamam Sefas?) Aç?kças? suda yüzen tahta paças? gibi yüzmektedir. Bu konuda 20 yüzy?l?n ba?lar?nda Himalaya eteklerinde harita al?m? yapan bir ?ngiliz harita ekibinin önemli katk?lar? olmu?tur. Himalayalar?n eteklerinde çekül do?rultusunun, Kutup y?ld?z? do?rultusuna göre Himalayalara do?ru sapt???n?n farkedilmesi üzerine hemen olay? aç?klamak için teoriler geli?tirilmeye ba?lam??t?. Bunlardan ikisi, Pratt ve Airy teorileri tart??maya de?er bulunmu?tu. Daha sonra ayn? yo?unluklu fakat farkl? kal?nl?kl? kabuk segmentleri teorisi reddedilerek farkl? yo?unluklu ve farkl? derinlikli kabuk segmentleri teorisi kabul gördü. Bu gün de yerkabu?unun dü?ey yöndeki ani yüklenmelerinde ve ani yük bo?altmalar?nda bu izostazi yöntemi kabul görmekte ve problemin çözümünde yararlan?lmaktad?r. Örne?in Jeofiziksel gravite ölçümlerinde elde edilen verilere bir çok düzgünleme uygulan?rken, rejyonal boyuttaki çal??malarda izostatik düzgünlemeler de uygulan?r.

Yerkabu?u yatay yönde oldukça yüksek bir kat?l?k derecesine (rijidite’ye) sahip oldu?u halde, dü?ey yöde daha zay?f bir burulma ve e?ilme direnci gösterir. Bunun en önemli nedeni Yerkabu?unun ufuksal do?rultularda binlerce kilometrelik bir süreklili?e sahip olmas?na kar??l?k dü?ey yönde ancak okyanusal kabukta en çok 8 km, k?tasal kabukta en çok 45 km kadar süreklili?e sahip olmas?d?r. Bu süreklilik kabuk yerine litosfer ele al?nd???nda yakla??k 100 km ‘ye ula??r. ??te bu dü?ey yöndeki zay?fl?k yerkabu?unun bu yöndeki yüklere kar?? daha duyarl? olmas? sonucunu do?urur. Boyutsal büyüklük ile i?levsel süre aras?nda da hep do?ru orant? süreci vard?r. Örne?in bir hamam tas? içerisindeki dalgalar?n yar?m saniyede s?n?ra ula?mas? ile bir okyanustaki tsunami dalgalar?n?n yar?m günde sahile ula?mas? orant?s? gibi. En güzel örnek ise bir tencere mercimek çorbas?n? kar??t?r?rken çalkalanma periyodunun dakika mertebesinde olmas?na kar??l?k, Yerkürenin s?v? çekirde?inin çalkalanma periyodunun yakla??k 700.000. y?l olmas?d?r. Bu çerçeveden bak?ld???nda yerkabu?unun üzerine konulan ya da kald?r?lan bir yükün etkisinin de uygulama süresi ile do?ru orant?l? olarak ?iddetini art?racakt?r. Yerkabu?una uygulanan dü?ey yükler bir-iki ay gibi görece k?sa zamanda yer kabu?u üzerinde hissedilir bir deformasyon yapar. Bu olay Türkçe kar??l??? ile tam olarak bir bel verme ?eklinde olu?ur. Uygulama süresi ne kadar uzun olusa bel verme de o kadar etkili olur. Ancak bel vermenin de bir s?n?r? vard?r. Bu s?n?r? Arkhimides Kanunu kontrol eder.

Bu yükleme ve yük kald?rma olaylar? sadece kar ya???? ile s?n?rl? de?ildir. A?a??daki ?ekilde örnekleme ve s?n?flama yap?lm??t?r:

 

 

 

 

?ekil-1. ?zostatik kurallara ba?l? olarak nisbeten yava? yükleme bo?altma i?levleri.

 

Görece h?zla yükselen bir yanarda? konisi, h?zl? birikinti konisi ol?turan bir ?rmak, h?zl? ya??? sonucunda anormal yükleme yapan kar ya????, ve yapay olarak h?zl? yükleme yapan baraj rezervuar gölü hep yerkabu?unda h?zl? çökme ile sonuçlanan izostatik denge aray???n?n sonuçlar?d?r.

Akhisar vadisindeki çekirdeksiz üzüm ba?lar?ndan her y?l bir milyon ton civar?nda ya? üzüm hasad? yap?ld???n? duymu?tum. Üç-dört ay boyunca yava? yava? büyüyen üzüm salk?mlar? eylül ay?nda aniden toplan?p onbe? yirmi günde kurutulup ?zmir Liman?na sevkedilirse yine ayn? nedenlerle az miktarda da olsa bir mevsimlik izostas? aray???na sahne olacakt?r.

Tabiidir ki Do?u Anadolu bölgemize ya?an ve ortalamas? bir metreyi bulan kar ya????n?n birkaç ay bölgede kalmas? ve bir ayl?k bir sürede eriyerek F?rat ve Dicle vas?tas? ile bölgeyi terketmesi de bir miktar izostatik denge aray??lar?na neden olacakt?r. Sadece Keban baraj?n?n, tam dolu oldu?unda onbe? milyar tondan daha fazla su kütlesi ta??d???n? hat?rl?yorum. Bu durumda en az?ndan yar?s?na kadar dolu tutulmaya çal???lan baraj gölleri art?k ilk dolduruldu?u günlerdeki kadar etkin izostatik depremlere neden olmamaktad?rlar. Örne?in Keban Baraj Gölü ilk su tuttu?unda be? alt? y?l süren 3.5-4.5 Richter lik deprem f?rt?nas?na neden olmu?tu. Yeryüzündeki bütün büyük baraj gölleri bu ?ekilde davranm??t?r. Ancak Van Gölü yükselimi s?ras?nda Van gölü simpozyumunda da belitti?im gibi, Van gölüne ilave 9 milyar ton su yüklendi?i halde, bu izostatik deprem aktivitesi olu?mam??t?r. Bunun nedeni Bo?aziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Van Gölü Sempozyumu kitab?nda ç?kan makalemde de bilirtti?im gibi “o dokuz milyar ton suyun Van gölüne ba?ka bir yerden örne?in a??r? ya???lardan falan gelmedi?i, suyun zaten orada bulundu?u, fakat sadece derinlerde bulunan bu suyun, gölün taban?na “tube like lacustrine” vas?tas?yla bas?ld???n? söylemi?tim.

Bu su seviyesi yükselmesi olay? o günlerde sadece Van Gölü için  geçerli de?ildi. Türkiye s?n?rlar? içindeki ve orta do?udaki bütün tektonik göllerin su seviyesi yüselirken, birikinti ve do?al baraj göllerinin, çok ya??? alan bölgelerde bile seviyelerinin dü?tü?ü görülmü?tü. Örne?in o günlerde yani 1990-1993 y?llar? aras?nda, ayn? klimatik yörede olmalar?na kar??l?k Hazar denizi etraf?na büyük hasarlar vererek yükseldi?i halde Aral Gölü tabir caizse kurumu?tu. Bu durumda bu yükselen göller milyarlarca ton ilave su yüküne kavu?tuklar? halde çevrelerinde her zamankinden farkl? bir deprem etkinli?i olmam??t?. Halbuki Keban baraj?, Atatürk Baraj? veya Kariba Baraj? gibi daha küçük rezervuar gölleri, halen deprem etkinliklerini az da olsa sürdürmeye devam etmektedirler. 

 

 

?ekil-2. ?zostatik kurallara ba?l? olarak nisbeten h?zl? yükleme bo?altma i?levleri.

 

?ekil-2’de Siyah çift yönlü okun bulundu?u yerde, okyanusal kabuk üzerinden yakla??k 1 milyar tonluk bir yük aniden (bir kaç dakika içerisinde) kald?r?lm?? ve yine aniden say?labilecek bir süre içerisinde beyaz çift yönlü okun bulundu?u yere kondurulmu?tur. Bu durumda yükün kald?r?ld??? ve konduruldu?u yerlerde okyanusal kabukta bu etkilere kar?? s?ras? ile yükselme ve belverme tepkileri olu?acak ve bu durumda periyodlar? birbirine e?it olmayan ve e?güdümlü çal??mayan birbirinden ba??ms?z ve fakat çok yak?n iki odakta dü?ey osilasyon depremi olu?acakt?r.

 

Sonuç olarak ?zostatik depremler büyük etkinliklere ula?amayan depremlerdendir. Ancak Tetikleme olgusu ile birikte dü?ünüldü?ünde büyük depremlerin beklenildi?i zaman konusunda bir miktar katk? konulabilmektedir.

 

*:Prof.Dr. Kocaeli Üniversitesi Emekli ö?retim üyesi. Anadolu Çevre Asamblesi Ba?kan?.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir