Hasta sayısı 7,5 milyon

Hasta sayısı 7,5 milyon

Kronik böbrek hastalığının, dünyada olduğu gibi ülkemizde de adeta salgın halini almış olan önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyleyen Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkem Çakır, hastalığın erken teşhis edilmesi halinde ilerlemesinin geciktirilebileceğini ve önlenebileceğini belirterek şunları söyledi: “Hastalıkla ilgili farkındalık ve erken tanı oranı düşük olduğundan dolayı tedavide geç kalınıyor. Kronik böbrek hastalığı yaşam kalitesini bozarak, yüksek sakatlık ve ölüm oranlarının yanı sıra, yüksek maliyetli diyaliz ve böbrek nakli tedavileriyle de ülkemizin sağlık bütçesini de tehdit ediyor.”

Dünyada 2 milyonu aşkın kişinin diyaliz ve böbrek nakli tedavileri ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Doç. Dr. Ülkem Çakır, gelecekteki 10 yıl içinde bu sayısının iki katına çıkması ve toplam tedavi maliyetinin 1.5 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini ifade etti. Türk Nefroloji Derneği verilerine göre ülkemizde yaklaşık 7.5 milyon kişinin kronik böbrek hastası olduğunu belirten Doç. Çakır, “Diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış yaklaşık 70 bin hasta, son dönem böbrek yetmezliği evresinde olduklarından dolayı, diyaliz veya böbrek nakli tedavilerine gereksinim duyuyor” dedi.

RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI
Bazı kişiler kronik böbrek hastalığına daha yatkın olduğunu vurgulayan Çakır, kronik böbrek hastalığı için en yüksek risk grubunda bulunanları şöyle sıraladı:
1-Diyabet hastalığı
2-Hipertansiyon
3-Kalp-damar hastalığı
4-Ailesinde böbrek hastalığı olanlar
5-Yaşlılar
6-Sigara içenler
7-Böbrek taşı olanlar
8-Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu bulunanlar
9-Sık ağrı kesici kullananlar
10-Bağ dokusu hastalığı olanlar

DİYABET ARTINCA BÖBREK HASTALIĞI DA ARTIYOR
Araştırma sonuçlarına göre ülkemizde erişkinlerin yüzde 32.7’sinde hipertansiyon, yüzde 12.7’sinde diyabet hastalığı, yüzde 32.1’inde obezite ve yüzde 35.2’sinde aktif sigara içiciliği sorununun bulunduğunu anlatan Doç. Çakır, “Özellikle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son dönem böbrek yetmezliğinin en sık nedeni olan diyabet hastalığı sıklığının 2002’de yüzde 7.2 iken, günümüzde yüzde 12’nin üzerine çıkmış olması endişe verici bir durumdur” ifadesini kullandı.

BÖBREKLERİ KORUMAK İÇİN YAPMANIZ GEREKEN 9 ŞEY
– Sağlıklı beslenin ve kilonuzu koruyun.
– Tuz tüketiminizi günlük 5-6 gramı geçmeyecek şekilde kısıtlayın.
– Günlük su tüketiminizi 1,5-2 litre olacak şekilde ayarlayın.
– Sigara içmeyin.
– Egzersiz yapın.
– Sık ağrı kesici ilaç kullanımından kaçının.
– Kan basıncınızı ölçtürün.
– Kan şekerinizi kontrol ettirin.
– Aşağıdaki risk faktörlerine sahipseniz zaman kaybetmeden doktora başvurun:
– Yüksek tansiyon
– Diyabet hastalığı
– İleri yaş
– Ailede böbrek hastalığı varlığı.

FARKINDALIĞI ARTTIRMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Organ bağışına değinen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Berber, ülkemizde organ naklindeki en temel sorunun kadavradan organ bağışının yeterli olmaması ve organ nakillerin büyük oranda hastaların akrabası olan canlı vericilerden yapılması olarak nitelendirdi. Canlı verici oranının, kadavra bağışı oranına göre fazla olmasının bu konudaki bilinç eksikliğinden kaynakladığına işaret eden Doç. Berber, cerrahi alandaki son gelişmeler hakkında şunları söyledi:

“Özelikle kadavra organ bağışının önemi medyada sık sık gündeme getirilip bu konuda halkında kafasındaki soruların yanıtlaması ve aydınlanmaları sağlanmalıdır. Geçmiş yıllara göre organ nakli cerrahisindeki çok önemli olan gelişme; verici ameliyatlarının laparoskopik yöntemle yani vücutta kesi olmadan 3-4 ufak delik aracılığıyla yapılmasıdır. Böylece hastaların karnında ameliyata bağlı bir kesi olmamaktadır. Organ bağışçısı olup da ameliyat geçiren kişiler hastanede ameliyat sonrası uzun süre yatmadan işlerinin başına dönebilmektedir. Sosyal güvenlik kurumunun tüm nakil ameliyatlarını sigorta kapsamına alması da mevzuattaki önemli gelişme olmuştur. Hastalar tüm organ nakli ameliyatlarını sigorta kapsamında olabilirken, ek bir mali yükle karşı karşıya kalmıyor.”

Hastalığın erken teşhisi için yapılması gerekenleri anlatan Doç. Dr. Ülkem Çakır ise, özellikle yüksek risk grubundaki bireylere yapılacak tarama testleri ile hastalığın erken evrede saptanmasının ve toplumun böbrek sağlığını koruyacak yaşam değişikleri konusunda eğitilmesinin önemini vurguladı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir