Hesap-Kitap Yapmak Gerekmiyor mu?

Hesap-Kitap Yapmak Gerekmiyor mu?

Olası Marmara Depremi hakkında hiç bir hesap yapmadan, hatta gerekçe göstermeden “Ben söylüyorsam doğrudur!” saplantısıyla halkı korkutmaya ne hakkınız var?

Doğrusu bu ya. Ben bu arkadaşlar kadar cesur değilim. O yüzden Gölcük Depreminin onuncu yıl sempozyununda yayınlanan dört makalemden birisi de bu konudaydı. Makalede hesap kitap vardır. Sonuçta Orta Marmara Depreminin 2015 ile 2030 yılları arasında oluşabileceği sonucuna çürüme eğrisi analizi ile ulaşılmıştır. Yeniden dikkatlerinize sunulur:

 

 

 

TARİHSEL MARMARA DEPREMLERİNDE OLUŞAN DÖNGÜSEL DIŞMERKEZ GÖÇÜ VE BU DÖNGÜYE DAYALI BİR DEPREM ÖNGÖRÜSÜ

A LONG-TERM PREDICTION BASED ON THE CIRCULAR EPICENTER MIGRATION OF THE HISTORICAL EARTHQUAKES OF MARMARA PENINSULA

Uğur Kaynak Ph.D.

E-Posta: ukaynak39@gmail.com

 

Anahtar Sözcükler: Doğrusal Dışmerkez Göçü, Döngüsel Dışmerkez Göçü, Döngü Sönüm Eğrisi, Kaotik Döngü, Çek-Ayır Depremleri, Eliptik Dışmerkez Kapanımları.

 

Kay Words: Lineer Epicenter Migration, Circular Epicenter Migration, Circular Decay Curve, Chaotic Circulation, Pull-Apart Earthquakes, Elliptical Epicenter Loops.

 

ÖZET

Başlıktan da görüleceği gibi bu çalışmada bir deprem öngörüsü yapılmaktadır. Bu çalışmaya öngörü denilmesinin nedeni öngörünün, kestirimde olduğu gibi belirli bir tarihi değil, bir yıllık bir zaman aralığını kapsamasıdır. Kullanılan veri tabanı, güvenilirliği uluslar arası kabul görmüş bir araştırıcının haritası üzerindeki verilerden oluşmaktadır. Bu veriler Marmara bölgesindeki tarihsel depremlerin oluş yıllarını, olası yırtılma doğrultularını, olası büyüklüklerini ve lokasyonlarını içermektedir. Bu çalışmada, bu verilerin sadece lokasyon ve tarihlerinden yararlanılmaktadır. Haritadaki tarihsel depremler, oluş tarihi bakımından sıraya dizdiğinde  (listelendiğinde) herhangi bir ipucu elde edilemezken, aynı sıralama, bu kez haritada, dışmerkez lokasyonlarının üzerinde eğrisel çizgilerle yapıldığında, kalitatif bakımdan tanımlı ve tarifli birtakım döngüler oluşmaktadır. Bu döngüler (loops)  “döngüsel (circular) dışmerkez göçü” olarak isimlendirilmiştir.  Döngülerin kapanma süreleri, bir grafik üzerine taşındığında ise, grafikte bir sönüm eğrisi karakteristiği ile karşılaşılmakta ve olay kantitatif bakımdan matematiksel bir rasyonalite kazanmaktadır. Döngü haritasında yarım kalan son döngünün kapanma süresi, sönüm eğrisinin ektrapolasyonu yardımı ile bulunarak, beklenen “Orta Marmara Depremi” için oldukça güvenilir bir öngörü elde edilmiş olmaktadır. Çalışmanın getirisi 2015 yılı olarak elde edilen öngörüdür. Bu bir öngörü, olup isabet oranının ne olacağı pek de önemli değildir. Ancak bundan daha önemlisi KAFZ (Kuzey Anadolu Fay Zonu) üzerinde 1939 Erzincan depreminden sonra doğuya doğru yönlenen dışmerkez göçünden daha düzenli bir “dışmerkez göçü”nün, KAFZ’nin üç kola ayrıldığı Marmara Bölgesinde, bu kez doğrusal değil, döngüsel olarak saptanmasıdır.

 

ABSTRACT

A long term earthquake prediction is been made in this study as seen from the title. This long term prediction covers a time interval of only one year. The data-base used in this study has been obtain from a map of reliable explorers. Included in this data are the occurance times, approximate strikings, approximate magnitudes and the locations of the historical earthquakes of the Marmara region. Only the occurance times and locations have been used in this study. No argument was raised about historical earthquakes when the data was listed on a sheet of paper. But if the same time series were carried out on the epicenter distribution map of the historical earthquakes using arc type lines around the epicenters, then some qualitatively identifiably loops can be observed to have occured. These loops are identified and named as “circular epicenter migrations”.  On the other hand when the closing times of the loops are applied on a graph, it surprisingly shows a decay curve and the phenomena thus gains a mathematical rationality. The loop closing time of the last ½ loop has been carried out by the extrapolation of the decay curve, which has made it  possible to obtain a reliable long term prediction about the expected Mid Marmara Earthquake by means of these data. The main product of this study is the BC-2015 long term prediction.  This is only a prediction and it being right on target is not an important issue. The most important aspect of this is more rural time series of the circular epicenter migration of the Marmara Region, than those of the “1939 Erzincan earthquake beginning” epicenter migration of the North Anatolian Fault Zone.

 

GİRİŞ

Daha önce de farklı istatistiksel hesaplar yapılarak “Olası Orta Marmara Depremi” hakkında oluş zamanına yönelik kestirim çalışmaları yapılmıştı.[1,2,3,4] Bu çalışmalardan birinde yıkım şiddeti ölçüt olarak ele alınmıştı.[1] Bir diğerinde tarihsel depremlerin yineleme frekansları ile büyüklükleri arasındaki bağıntıdan yola çıkılarak bir kestirim yapılmaktaydı.[2] Diğer taraftan, [3] No’lu kaynaktaki çalışmada ise, üç ayrı yöntemle kestirim yapılmakta ve bunlardan birinde tarihsel depremlerden değil de güncel depremlerin dışmerkez dağılımlarından yararlanılmaktaydı. Bütün bu çalışmalardan eşik değer olarak 2007 yılı ve süreç sonu olarak da kaynak [3] ‘de 2018, kaynak [1] de 2030, kaynak [2] de ise kesin “oluş tarihi”  verilmekteydi. Bu çalışmaların hepsi derlenerek web publishing formatında yayınlandı[4].

Bu çalışmada da, daha önceki kestirim çalışmalarına veri oluşturan tarihsel depremlerden yararlanıldı.  Önceki çalışmaların tamamında tarihsel depremlerin oluş zamanlarına dayalı olarak şiddet dağılımları, yineleme periyodları gibi özelliklerinden yararlanılırken, bu kez tarihsel depremlerin (olası) dışmerkez lokasyonlarından yararlanıldı. Bu konudaki en güvenilir çalışmalardan biri [5] bu çalışmada temel veri olarak kabul edildi. Sonuçta belki de ilk kez “döngüsel bir dışmerkez göçü” saptanmış, tanımlanmış ve oluş tarihleri arasında hemen hemen geometrik dizi oluşturan bir ilişki bulunarak değerlendirilmiştir.

 

TARTIŞMA

Hem Kamuoyunda, hem de sismoloji-sismotektonik literatüründe KAFZ’nin karakteristik bir dışmerkez göçü yaptığı yer alır. Oysa bir grafik yapıldığında, KAFZ’nin bu çizgisel göçü ilk beş yıl içerisinde yapmış olduğu ve daha sonra ileri geri çalışarak bu çizgisel dışmerkez göçünden vaz geçtiği görülür. (Şekil-1)

Şekil-1. KAFZ’nin çizgisel dış merkez göçünü 1939 – 1944 yılları arasında yaptığı fakat daha sonra döngüsel göç hareketine başladığı görülmektedir.

 

Marmara bölgesi, Kuzey Anadolu Fay Zonu’unun (KAFZ) batıda Türkiye topraklarını terk etmeden önce Bolu topraklarında üç kola ayrıldığı, gerdirme rejimi (dilatation stres) altında kalan bir bölgedir. Bu nedenle büyük magnitüdlü çok sayıda deprem, bu bölgede bir çizgi üzerinde değil de, bir alana yayılmış olarak yer alırlar. Güvenilir bir kaynak[5] olarak Şekil-2’de verilen tarihsel dışmerkez dağılımı haritası veri tabanı olarak alındığında, Marmara bölgesi depremlerinin dışmerkezlerinin zaman içerisinde saat yönünün aksine bir “döngüsel göç” (circular migration) yapmış olduğu görülür. Belki de bu “döngüsel göç” deyimi ilk kez bu çalışmada kullanılmaktadır. Ancak bu döngüsel göçün açısal hızı, zaman içerisinde giderek artmakta, dolanım süresi giderek kısalmakta (periyodu küçülmekte) ve olayı temsil eden grafik, asimptot değere ulaşmaktadır. Bu açısal hızlanmanın tektonik veya mekanik nedenleri şu anda en azından makalenin yazarı tarafından tam olarak bilinmemektedir. Sanki asıl hedef Orta Marmara Segmenti (OMS, Şekil-3’de gösterildi.) imiş gibi, zaman içerisinde oluşan dışmerkezlerle, OMS etrafında dolanılmakta ve odaklaşılmaktadır. Şekil-2’deki türden çalışmaların kapsamını 1509’dan daha da gerilere taşımak olasıdır. Benzer çalışmaların, yabancı araştırıcılar yerine bu ülkenin genç akademisyenlerinden gelmesini makale yazarı umut etmektedir. Şekil-5.’te ise olayın karmaşasına değinilmektedir

Şekil-2. Veri tabanı olarak alınan Tarihsel Depremlerin Lokasyon-Zaman-Segmentboyu Haritası (N.N.Ambraseys and F.C.Finkel-2003)

Şekil-3’de, 1509 depreminin dışmerkez lokasyonuna bakıldığında, Adalar Segmenti (AS, Şekil-2’deki 1766 depremi ile özdeş olan segment.) ile OMS’nin kavuştuğu ve aralarında 120 derecelik açı yaptığı noktada oluştuğu görülür. Bunun çok önemli bir anlamı vardır. Bu nokta, makale yazarı tarafından AS ile OMS arasındaki kilit noktası olarak değerlendirilmektedir. 1509 Depreminin olası dışmerkezinin bu noktada gösterilmesi bir makrosismik analiz olarak normal olmakla birlikte, bu noktada oluşması, bu günkü segment şablonuna ters düşmektedir. Aslında bu günkü tektonik şablonla 1509’daki tektonik şablon arasındaki farklar ise en çok 12 metre mertebesindedir. Bu nedenle eğer 1509 depremi tekil bir segmentte oluşsaydı, 1509 dışmerkezinin, kilit noktası üzerinde değil de OMS’nin yırtılma merkezinde (yani olasılıkla Marmara Ereğlisi’nin 15 km kadar doğusu açıklarında) oluşması beklenilirdi. Görülüyor ki, küçük kıyametin oluştuğu 1509 yılında bu kilit kırılarak AS ile OMS birlikte, yani güncel tanımlaması ile “tek parça” olarak çalışmıştır. Ancak o zaman 1509 depreminin en şiddetli duyumsandığı nokta, bu “bileşke dışmerkez” noktasına yani kilit noktasına denk gelebilir. Bu bileşke dışmerkez, sadece OMS ile AS’nin birlikte çalışması seçeneğine uygundur. Bu güne, yani OMS ile AS’nin günümüzde de birlikte çalışması seçeneğine bakarak, 1509 depreminin büyüklüğü, olasılıkla M = 7.4 ± 0.1 gibi kabul edilebilir. Oysa yıkım alanının büyüklüğüne bakılarak, tıpkı Doğu Marmara Depreminde olduğu gibi 1509 depreminde de çok sayıda segmentin eşzamanlı çalışması olasılığı vardır. Örneğin Ganos segmenti de olaya katılsaydı, o zaman olası 1509 Ambraseys dış merkezinin, daha batıda oluşması gerekirdi. Ancak bu çalışmanın araçlarından biri olan Şekil-3’deki dışmerkez lokasyonlarının çok da duyarlı olarak yerleştirilmesine gereksinim yoktur. Önemli olan bir yerlerden dönüş yapılması ve döngünün tamamlanmasıdır. Yukarıdaki paragraflarda da belirtildiği gibi, bu lokasyonun yeri ve dolayısı ile OMS+AS segmentlerinin birlikte çalışması olasılığının diğer çok önemli bir getirisi ise, “OMS’nin hiçbir zaman deprem üretmediği ve yavaş sürüklenimlerle payına düşen gerilimini söndürdüğü” savının geçersizliğini göstermesidir.

 

Bu noktadan yola çıkılarak harita üzerindeki en eski (1509) dışmerkez noktasına kalemi koyup tarih sırasını takiben eğrisel çizgiler çekildiğinde, en azından makale yazarı için beklenilmeyen bir sonuçla çizilen çizgilerin belirli bir zaman düzeni içerisinde ve saat yönünün aksine yönde döngüsel kapanımlar yaptığı görülür. “Eğer tarihsel sıralama sonucunda yeryüzünde geometrik olarak tanımlı bir rota izleniliyorsa, bu olay düzenli bir dışmerkez göçüdür” denilebilir. Ancak burada önemli olan özellik, bu dışmerkez göçünün KAFZ’daki ünlü çizgisel dışmerkez göçündeki 12 büyük depremden 5 adet sıra dışı depremle sıralamanın saptırılmasına karşılık, Marmara Bölgesinde 17 adet deprem arasında sadece bir kez, 1719 depremi ile sıra dışı davranılmasıdır. (UDİM-Büyük Depremler Tablosu.) Bundan da önemlisi literatürde ilk kez döngüsel bir dışmerkez göçünün saptanmasıdır.  Bu döngünün saat yönünün aksine olmasının,

 

ı.Orta  ve batı Anadolu’nun Paleomegnetik olarak saat yönünün aksine dönüşü7,

 

ıı.Carlsberg riftinin kuzeye, Kızıldeniz riftinin, rift ekseninin de transformlarla kaydırarak doğuya devinimi ile Arabistan otoktonunun Anadolu’ya ve İran’a uyguladığı saat yönünün aksine torklu sürtünme ve kuzeye doğru baskı,

 

ııı.Orta ve Batı Anadolu’da Arabistan torklu sürtünmesinden bağımsız olarak oluşan saat yönünün aksine bir sıcak sürüklenim (hot creep) torku[8],

 

ıv.Kuzey Yarım Küre Astenosferinde saat yönünün aksine, çok uzun periyodlu bir “döngüsel akışkan devinimi” (Coriolis etkisi devinimi olasılığı) ile ilişkisinin araştırılmaya değer olduğu, makale yazarınca düşünülmektedir. Burada önerilen döngüsel akışkan devinimi, astenosferde varlığı bilinen düşey konveksiyon devinimleri ile özdeş değildir. Herşeyden önce bu iki devinim birbirine dik düzlemlerde devinirler.

Şekil-3 ‘de “Yatay” döngüsel göç rotası verilmiştir. Bu rotanın başlangıç noktası 1509 Ambraseys dışmerkez lokasyonu, bitiş noktası (Mayıs 2009 tarihi itibarı ile) 1999 Gölcük dışmerkez lokasyonudur. Döngülerin adımları 1509, 1556, (1719)-1737, 1754, 1765, 1766, 1855, 1894, 1912, 1944, 1953, 1957, 1964, 1967, 1983, 1999 olarak sıralanırlar. Bu 17 adet depremden sadece 1719 yılı dışmerkezi, döngüyü (lupu) saptırdığından dolayı ihmal edilmiştir.

Şekil-3. Marmara Bölgesi tarihsel depremlerinin yaptığı dolanım göçünün rotası. Haritaya 1983 M=6.1 Biga Depremi makale yazarı tarafından eklenmiştir.

Tablo-1. Döngüler

Döngüler

Başı

Sonu

Süresi

Birinci Döngü

1509

1754

245

İkinci Döngü

1754

1894

140

Üçüncü Döngü

1894

1957

63

Dördüncü Döngü

1957

1967

10

Beşinci Döngü

1967

1983

16

Altıncı Döngü

1983

1999

16

Beklenen Döngü

1999

2015

16

Tablo-1’den de görüleceği gibi döngülerin süresi geometrik bir dizi gibi azalmakta ve son üç döngüde asimptot değere erişilmektedir. Bu durumda olasılıkla bundan sonraki döngü de asimptot değere yakın bir kapanım süresi alacaktır. Diğer taraftan bundan sonraki döngü süresinin artıma geçmesi olasılığı da sıfırdan farklıdır. O zaman bu olayı Nefes Alan Salınım olarak adlandırmak gerekir. Günümüzden sonraki döngü süresi yardımcı bir grafik üzerinde uygulanan eğrisel ekstrapolasyon metodu ile saptanmış olup, Şekil-4’ de bu grafik gösterilmiştir. Gelecekteki yedinci döngüye ait tam tur süresi, bu grafikten asimptot değer için 16 yıl olarak alınmış ve Tablo-1’de “Beklenen Döngü” olarak yer almıştır. Eğer gerçekten nefes alan döngü söz konusu olup da en küçük aralık 10 yıl ise bu kez son döngü en azından otuz yıldan büyük olmalıdır. Ancak bu olasılık önemli bir seçenek olduğu halde da erken bir riskin varlığını belirtmek zorunluluk olarak kabul edilmiştir.

Bu döngülerin artık OMS’de odaklandığı görülmektedir. Bu nedenle bitiş döngüsüne de son iki döngüde tekrarlanan odaklanma periyodu olarak en son dolanım süresi olan 16 yıl verilmiştir. Bu fenomenin işlevini Orta Marmara Depremi ile tamamlayacağını gösteren bir eğilimle karşı karşıyayız. Bu durumda bu makalenin yazımından sonra, Marmara Bölgesinde oluşacak ilk M>6.7 depreminin oluş zamanı için 1999 + 16 = 2015 yılı önerilebilir. Çünkü olay, asimptot değere ulaşmış bulunmaktadır.  Asimptot değer göz önüne alınmadığında ise bundan önceki araştırmalarda[1, 3, 4] olduğu gibi yaklaşık eşik değer yine 1999 + 8 (yarı lup değeri) = 2007 yılına ulaşılacaktır. O zaman da “dead line” adı verilebilecek son oluş tarihi ise önceki çalışmalarda[1, 3, 4] 2018 yılı iken, bu kez 2015 yılı olur. Nefes alan döngü seçeneğinin son oluş tarihi ise grafik artımı için yaklaşık olarak + 15 tarihi verildiğinde 2030 yılı olacaktır.

Oysa OMS’nin orta noktası (yani yırtılma merkezi olarak teklif ettiğimiz Marmara Ereğlisi’nin 15 km kadar doğusunun açıkları), bu son turun, zaman olarak yarı yolundadır. Bu noktanın OMS’nin orta noktası olması demek, OMS’nin tek başına çalışması demektir. Bunun yerine döngünün dönüş noktası 1509 Ambraseys dışmerkezinin üzerine bindirildiğinde ise, bu kez OMS ile AS birlikte çalışacaklar demektir. Her iki seçenekte de hesaplama şartlarından birini oluşturan geri dönüş noktasının yeri pek az fark edeceğinden, hesaplamada değişiklik olmaz. Bu nedenle Şekil-3‘de kırmızı çizgi ile gösterilen son tur, OMS’den geri döndürülerek, örneğin 1999-Düzce-Kaynaşlı depreminin gerilim transfer ettiği kabul edilen Gerede Segmentine yönlendirilebilir. Böylece bu doğal olay işlevini tamamlamış ve Marmara Bölgesini şimdilik terk etmiş olur. Diğer taraftan, beklenilen Orta Marmara Depreminin oluşmasından sonra, Marmara Bölgesinde oluşacak ilk depremin Gemlik’te, İnegöl’de, Keles’te, Nilüfer’de veya Manyas’ta olmasının, artık bu hesaplamanın doğruluğu bakımından bir sakıncası yoktur. (Bu beldeler, çok fazla miktarlarda dışmerkez depremcik birikimi ile karakterize oldukları ve öne çıktıkları için burada isimleri örnekleme olarak alınmıştır.) Son lupun geri dönüş periyodu değişmez. Yalnız şekli değişir. Dolayısı ile son lup Gerede’ye değil de Gemlik’e veya diğerlerine de yönlendirilebilir. O zaman da Marmara’da dairesel dışmerkez göçü devam ediyor demektir.

Şekil-4. Son döngü süresinin hesaplanmasında kullanılan eğrisel Regresyon Grafiği. Son döngü 7 numaralı döngü olup buna ait döngü süresi eğri asimptot olduğunda 16 yıl olarak alınmıştır. Eğer bu döngü nefes alan türden çalışırsa yani bir parabol çizerse bu kez son aralık en azından 30 yıl olarak alınmalıdır.

Diğer taraftan eğer Marmara bölgesinde tarihsel dönemlerden magnitüdleri yaklaşık 5 ‘ten büyük depremlerin dışmerkez dağılımları aynı harita üzerine bindirildiğinde, bu kez yine belirgin geniş döngüler elde edilmesine karşın olayın uzun erimde kaotik davrandığı ve küçük parazitik lupların ortaya çıktığı gözlenmektedir.

Şekil-5. Olay uzun erimde de döngüsel karakteristiğe sahip olmakla birlikte kaotik olmaktadır.

 

ÖN KOŞUL

Bu çalışmaya bir “geçerlilik” ön koşulu tanımlayarak başlamak gerekirdi. Ancak olayın ayrıntılarını tanımlamadan bu ön koşulu tanımlamak anlamsız olacağından, adeta son koşul olarak bu paragraf buraya alınmıştır.

Marmara Bölgesindeki üç’e saçaklanmış olan KAFZ kolları dışında oluşacak herhangi bir büyük depremi göz ardı ederek, bundan sonra Marmara Bölgesinde oluşacak ilk M>6.7 ’lik deprem, eğer OMS’de veya OMS+AS’de oluşursa, o zaman bu çalışma daha anlamlı ve dolayısı ile geçerli olacaktır. Diğer bir deyişle, oluşacak ilk M>6.7 ‘lik deprem, Marmara bölgesindeki KAFZ kollarından bir diğerinde oluştuğunda da, bu çalışmada işlevci (operatör) olarak ele alınan döngüler devam edeceğinden, olayın mekanizması aynı düzenle yani “saat yönünün aksine döngü” olarak çalışmaya devam edecek, fakat OMS veya AS atlanıldığından, (by-pass edildiğinden), 2015 öngörüsü OMS için anlamsız olacak ve bu tarih, bu kez bir ileri atlamış lokasyona atfedilecektir.

 

SONUÇ

Bu çalışmada elde edilen ve Şekil-3’de verilen döngü haritasına bilimsel önyargılardan arınmış olarak bakıldığında, az bir miktarda spekülasyona razı olmak adına, bir takım sıra dışı ipuçları da elde edilebilir. Kaldı ki bu çalışmanın başlığının kavramında bile bir miktar spekülasyon olmak durumundadır. Örneğin:

 

1.Şekil-3’deki döngü çizgilerinin standart sapmasının en az olduğu çizgi çizildiğinde, ağırlık merkezi Marmara Denizinin hemen hemen ortasına denk gelen bir elips elde edilir.

Şekil-6. Marmara denizindeki Güncel Depremsellik.  Çek-ayır depremlerinin doğrultu atımlı faylarla yapmış olduğu “kuralına uygun” 60° lik açılar dikkat çekmektedir. (Harita: Sayısal Grafik. Ayrıntılar U.Kaynak.)

2.Doğu Marmara Depreminin artçılarının işlevlerinin bitmesinden sonra oluşan “Marmara Denizi Dışmerkez Haritası”ndaki dışmerkez kalabalığı, (Şekil-6) aynı şekilde çizgisel olarak tanımlandığında da aynı gizemli elips elde edilir.

 

3.Bu depremcikleri birleştiren doğru parçalarının ana fay doğrultusu ile 60° – 120° lik açılar yapmakta olduğu görülür. Bu doğru parçaları sanki çok büyük boyutlu çek ayır tansiyon çatlakları üzerinde oluşuyormuş gibi davranmaktadır. Dikkat edilirse bu depremciklerin yerleştikleri doğru parçaları da, ana fay yön değiştirdiğinde, bu 60° – 120° lik açıyı bozmamak üzere dönmektedirler. Bu nedenle bu depremciklere çek – ayır depremleri adı verilmiştir.

 

4.Çek ayır depremlerinin oluşturduğu doğru parçalarının yaklaşık orta noktaları ana faya denk gelmektedir. Ancak ana fayların üzerinde olmayan çek ayır depremcikleri de vardır. Bunların orta noktaları da potansiyel fay çizgiselliklerinin yerlerini belirtmekte olduklarından, bu orta noktalar, noktalı hatlarla belirlenerek olası doğrultu atımlı faylar da sadece depremciklere güvenerek tanımlanmış olmaktadır.

 

5. 557 ve 1343 yılı depremlerinin göz ardı edildiği çalışmalar vardır. Tarihsel dışmerkez dağılımına bakılarak “OMS hiçbir zaman çalışmamıştır. OMS ilk oluştuğu günden beri bir Yavaş Sürüklenim Segmentidir” denilebilir. Yukarıdaki paragraflarda sözü edilen düşünsel odaklanma ise, “OMS’nin etrafında dolanan dışmerkezler hiçbir zaman merkeze (OMS’ye) ulaşamayacaklardır” görüntüsü vermektedir. Oysa yadsınamayacak biçimde 1509 depreminin öngörülen dışmerkezi AS ile OMS’nin birlikte çalışması durumunda bu noktada yer alabilir. Dolayısı ile 1509 depreminin belgelerle kaydedilmiş makrosismik lokasyonu, şiddeti ve önceki paragrafta önerilen büyüklüğü, bu önermeyi çürütür. Savunulan görüşe destek olarak döngü sürelerinin bir geometrik dizi biçiminde sönmesi de merkezde (yani OMS’de) buluşmayı öngörüyor gibidir. Kaldı ki Şekil-5’e bakıldığında, tüm Marmara Bölgesinde İzmit Körfezinden sonra yedi adet depremle, en kalabalık M>5 dışmerkezi OMS üzerinde veya yakın civarında oluşmuştur.   

 

6.Diğer taraftan bu döngü, OMS’ni neredeyse merkez olarak aldığına göre, sanki döngü işlevine 1509 yılında başlayıp (belki de) 2015 (veya 2030) yılında tamamlamak üzere, zaman içerisinde bir çürüme eğrisi (decay curve – Şekil-4) çizmektedir. Bir çürüme eğrisinin yaklaşık değerlerden oluşan geometrik dizisi, matematiksel bir anlam ifade eden rasyonel bir operatör olup, ileri doğru projeksiyonlar yapmaya da elverişlidir.

 

Marmara Bölgesinde oluşan dışmerkez göçü döngülerinin, işlevini Orta Marmara Depremi ile tamamlayacağını kabul ettiğimizde, Şekil-3’de kesikli çizilen son döngünün kapanma süresi, son depreme eklenerek, 1999 + 16 = 2015 yılı OMS’nin olası çalışma yılı olarak bulunur. Bu tarih birinci risk tarihidir. Nefes alan Döngü seçeneğinde ise bu tarih ikinci risk olarak 2030 tarihini belirtir. Yaşamsal açıdan bakıldığında, bu kadar düzenli ve tanımlı bir doğal olay yakalamak, yöntemin güvenilirliğini artıracağından, depremini bekleyen “Marmara Bölgesi” için bu sonuç, büyük bir avantaj haline dönüştürülebilmelidir. Bilimsel açıdan bakıldığında ise bu çalışmada elde edilen deprem öngörüsünün pek önemli olmadığı, dayandığı doğal olayların tanımlı ve tarifli olduğu halde, öngördüğü tarih olarak başarısız da olabileceği, fakat buna karşılık bu çalışmada saptanan “döngüsel dışmerkez göçü”nün bilimsel kavram bakımından daha önemli olduğu görülür.

 

 

TEŞEKKÜR

Yazar, makaleyi dikkatle okuyup yapıcı eleştiriler getiren oğlu Op.Dr.Burak Kaynak’a, Gürkan Andaç’a, Mehmet Dirisu’ya  ve İrfan Aydınoğlu’na teşekkür eder. Çok uzun ve mutlu yaşasınlar.

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1.Ahmet, Ö.,ERCAN,2003, Marmara Denizi’nde Deprem Beklentisi, Gazete Beşiktaş, Bilim Köşesi, Yıl: 4, Haziran, S.: 39

[2].Cenk YALTIRAK, Kısa bir haberden alıntı,  www.sismikhaber.org

3.Uğur KAYNAK, 2003, Deprem En Erken 2007’de, Aktüel Dergisi, 18-24 Haziran.

[4].Uğur KAYNAK, 2004, İstanbul’da Deprem Kaç Saniye Sonra Olacak, www.yapiworld.com 25.03.2004

5.AMBRASEYS, N.N., FINKEL,F.C.,2003,Türkiye ve Komşu Bölgelerde Sismik Etkinlikler. Tübitak Popüler Bilim Yayınları.

6.B.U. Kandilli-UDİM-Büyük Depremler Tablosu.

7.Naci ORBAY, Ahmet,M.,IŞIKARA, Demir KOLÇAK, Oğuz GÜNDOĞDU, Zuhal DÜZGİT, 1985. Dokurcun-Taşkesti yöresinde Sismomağnetik etkinin saptanması. Jeofizik, 25.Yıl Özel Sayısı, 116-125.

8.Uğur KAYNAK, 2007, Dışmerkez Dağılımına Dayalı Türkiye Sismotektoniği, Jeofizik Bülteni, Sayı.54, Ocak-Nisan

9.PINAR, N. and LAHN, E., 1952, Türkiye Depremleri İzahlı Katalogu, İmar ve İskân Bakanlığı, İmar Reisliği yayın no.36, seri.6.

10.ERGİN, K., GÜÇLÜ, U. ve UZ, Z., 1967, Türkiye ve Civarının Deprem Katalogu,    İTÜ.,Maden Fakültesi Yayını.

11.ERGİN, K., GÜÇLÜ, U. ve AKSOY, G., 1971, Türkiye ve Dolaylarının Deprem Katalogu, İTÜ., Maden Fakültesi, Arz Fiziği Enstitüsü Yayını.

12.SOYSAL, H., SİPAHİOĞLU, S., KOLÇAK, D. ve ALTINOK, Y., 1981, Türkiye ve Civarının Deprem Katalogu, TÜBİTAK proje no. TBAG 341.

13.AMBRASEYS, N.N., 1970, Some Characteristic Features of the North Anatolian Fault Zone, Tectonophysics, 9, 143-165.

Bu makaleyi Amerika’da yayınlamak için,  Journal of Civil Engineering and Architecture tarafından bana yapılan teklif ilişikte sunulmuştur:

Dear Dr. Kaynak.

From Knowledge to WisdomJournal of Civil Engineering and Architecture, USAISSN 1934-7359 Dear Dr. KAYNAK U., This is Journal of Civil Engineering and Architecture(ISSN1934-7359), a professional journal published across the United States by David Publishing Company, Chicago, IL, USA.

We have learned your excellent paper A LONG-TERM PREDICTION BASED ON THE CIRCULAR EPICENTER MIGRATION OF THE HISTORICAL EQ’S OF MARMARA PENINSULA in International Eartquake Symposium Kocaeli 2009.We are very interested in your paper and would like to publish your paper in the Journal of Civil Engineering and Architecture . If you  have the idea of making our journal a vehicle for your research interests, please send electronic version of your papers or books to us through email attachment in MS word format. Attachment is the sample of the journal.  Hope to keep in touch by email and can publish some papers or books from you and your friends in USA . As an American academic publishing group, we wish to become your friends if necessary. If you are interested in our journal, we also want to invite some people to be our reviewers or become our editoral board members. You can send your CV to us. Expect to get your reply soon.  Best Regards, Vivian

Editorial Office Journal of Civil Engineering and ArchitectureDavid Publishing Company civil@davidpublishing.com  civil98@hotmail.com    Call For PaperDescriptionThe Journal of Civil Engineering and Architecture is an international, scholarly and peer-reviewed journal (print and online) published monthly by David Publishing Company, USA which was founded in 2001. It reports the latest and most creative research results in all the fields of engineering science and applications, including roads and bridges, buildings, structures, slopes, foundations, experiments and tests of structures or site, etc, in the forms of accounts, articles, notes and communications. The Journal seeks to bridge and integrate the intellectual, methodological, and substantive diversity of civil engineering scholarship, and to encourage a vigorous dialogue between civil engineering scholars and practitioners. It aims to promote the theory and practice of civil engineering science and technology, innovation, engineering and management. The Journal welcomes contributions which promote the exchange of ideas and rational discourse between practicing educators and civil engineering researchers all over the world. A broad outline of the journal’s scope includes: peer reviewed original research articles, case and technical reports, reviews and analyses papers, short communications and notes to the editor, in interdisciplinary information on the practice and status of research in civil engineering science and technology, both natural and man made. Thus high quality research papers or reviews dealing with any aspect of civil engineering are welcomed. Papers may be theoretical, interpretative or experimental. The journal is published in English and Traditional Chinese. The e-journal provides free and open access to all of its content on our website. Accepted papers will immediately appear online followed by printed in hard copy.Journal of Civil Engineering and Architecture is collected and indexed by the Library of U.S Congress, on whose official website (http://catalog.loc.gov) an on-line inquiry can be triggered with their publication numbers, ISSN1934-7359 respectively, as key words in “Basic Search” column. In addition, The journal is retrieved by some renowned databases:★Database of EBSCO, Massachusetts, USA★Chinese Database of CEPS, American Federal Computer Library Center (OCLC), USA★Chinese Scientific Journals Database, VIP Corporation, Chongqing, China★Cambridge Science Abstracts (CSA)★Summon Serials SolutionsInformation for Authors 1. The manuscript should be original, and has not been published previously. Do not submit material that is currently being considered by another journal.2. Manuscripts may be 3000-8000 words or longer if approved by the editor, including an abstract, texts, tables, footnotes, appendixes, and references. The title should be on page 1 and not exceed 15 words, and should be followed by an abstract of 100-200 words.3-5 keywords or key phrases are required.3. The manuscript should be in MS Word format, submitted as an email attachment to our email address.4. Authors of the articles being accepted are required to sign the Transfer of Copyright Peer review Policy The Journal of Civil Engineering and Architecture is a refereed journal. All research articles in this journal undergo rigorous peer review, based on initial editor screening and anonymous refereeing by at least two anonymous referees.Editorial ProceduresAll papers considered appropriate for this journal are reviewed anonymously by at least two outside reviewers. The review process usually takes two to three weeks. Papers are accepted for publication subject to no substantive, stylistic editing. The Editor reserves the right to make any necessary changes in the papers, or request the author to do so, or reject the paper submitted. A copy of the edited paper along with the first proofs will be sent to the author for proofreading. They should be corrected and returned to the Editor within seven days. Once the final version of the paper has been accepted, authors are requested not to make further changes to the text.Submission of ManuscriptAll manuscripts submitted will be considered for publication. Manuscripts should be sent online or as an email attachment to: civil@davidpublishing.com, civil98@hotmail.comWelcome visit our website at http://www.davidpublishing.comAddress of Headquarter: David Publishing Company, 1840 Industrial Drive, Suite 160, Libertyville, IL 60048 USA   TEL: 001-847-281-9826             FAX: 001-847-281-9855 Address of China Branch: P. O. Box 71613008, Wuhan, Hubei Province, P. R. China.  Postal Code:  430071TEL: 027-87741602             Email:civil@davidpublishing.com,civil98@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir