Aylık arşivler: Aralık 2014

1420023658507

Ortodonti tedavi süresi kısalıyor

Ortodonti tedavisi gören hastaların en merak ettikleri konu tellerinden ne zaman kurtulacakları ya da tedavilerinin ne zaman sona ereceği… Uzun yıllardır ortodontik tedavi yapan Ortodontist Dr. Aylin Sezen Yalçın yaşı kaç olursa olsun ister ortaokula gitsin, ister profesyonel iş hayatında yer alan bir erişkin olsun, ortodonti tedavisi gören istisnasız her hastanın gündemindeki en önemli konunun “Ortodontik tedavi süresi” olduğuna dikkat çekiyor.

“Ne zaman tellerimi çıkaracaksınız?”, “2 haftada bir gelsem daha hızlı biter mi?”, “Mezuniyette tellerim çıkacak değil mi?” gibi daha onlarca soruyla hem kendinin hem de meslektaşlarının sık sık karşılaştıklarını belirten Dr. Yalçın, ortodonti tedavisi gören hastaların içine rahatlatacak, endişelerini azaltacak bir uygulamayı Amerika’dan sonra Türkiye’de hayata geçirdi. FDA onaylı Acceledent yönteminin kullanılması tedavi süresini yaklaşık yarı yarıya azaltabiliyor.

DİŞLERE TİTREŞİM VERİLİYOR
Dr. Yalçın’ın Türkiye’de kendi hastalarının tedavisinde kullandığı ve olumlu sonuçlar aldığı yöntemin tedavi süresini nasıl kısalttığına gelince…

FDA onaylı cihaz belli bir frekansta titreşerek çalışıyor. Ağıza giren bir aparata sahip cihaz tedavi süresince her gün, belli bir süre hasta tarafından uygulanıyor. Düzenli kullanıldığında aygıtın tedavi süresini %40 oranında kısalttığı tespit edilmiş durumda. 2 yıl olarak planlanan bir tedavinin süresi aygıt kullanıldığında 1 yıl ya da 1.5 yıla indirgenebiliyor.

Bu yeni uygulama ile artık sürenin uzun olmasından şikayet eden hastalara alternatif bir tedavi seçeneği sunabileceklerini söyleyen Dr. Yalçın ” Tedavi süresi uzun olduğu için ortodonti yaptırmak istemeyen, onun yerine protez yaptırmayı düşünen hastalarımıza kendi dişleri ile yaşama imkanı vereceğiz” diyor.

ORTODONTİDE KÖK HÜCRE UYGULAMASI
Ortodonti alanında bir diğer yenilik de son dönemde popüler olan PRP (PLASMA RICH PLATELET) ile kombine yapılan ortodontik tedavi.
Kendi kanımızın “kök hücre deposu” olduğunu artık hepimiz tarafından bilindiğine dikkat çeken Dr. Yalçın, tedaviyi nasıl uyguladıklarını şöyle anlatıyor.
“Kan veriyorsunuz. Kan, özel aygıtlarla belli sürelerde santrifüj ediliyor. Bu yolla kırmızı kan hücrelerinden ayrıştırılan sıvı, yine çeşitli amaçlarla kendi dokumuza enjekte ediliyor.” Dr. Yalçın, İmplant operasyonlarında, kemik iyileşmesini hızlandırmak için, kemik kaybı olan hastalarda yaklaşık 1 yıldır kullandıkları yöntemi artık ortodontik tedavi hastalarında, diş hareketini hızlandırmak ve kemik hacmini korumak amacıyla kullandıklarını ifade ediyor.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/saglik/2014/12/31/ortodonti-tedavi-suresi-kisaliyor

filipinler

Filipinler’de fırtına ve sel: 53 ölü

Filipinler’de etkili olan tropikal fırtına Seniang nedeniyle meydana gelen sel ve toprak kaymalarında 53 kişi hayatını kaybetti.

Filipinler’in doğu ve merkez adalarında etkisini gösteren fırtınanın, Catbalogan kentinde yol açtığı heyelanda iki kamyon ve altı ev toprak altında kalırken, 12 kişi hayatını kaybetti. Kentin belediye başkanı Stephanie Uy-Tan, enkazdan hala sesler duyulduğunu, arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Cebu eyaletinde de bir evin sel suları kapılmasıyla aynı aileden 11 kişinin öldüğü belirtilirken, kentte 6 kişinin kaybolduğu bildirildi. Leyte eyaletinin Tanauan kentinde ise toprak altında kalan bir evden 5 kişinin cesedi çıkarıldı. Ülkenin diğer bölgelerinde de 22 kişinin çamurlu sellerden dolayı hayatlarını kaybettikleri bildirildi.

Fırtına ve çamurlu sellerden dolayı felaket bölgelerinde yaşayan 86 bin kişinin tahliye edildiği belirtildi.
Yetkililer, Compostela Valley ve Bohol kentinde yaşanan sel ve heyelanlar nedeniyle 1’i çocuk 3 kişinin öldüğünü, 1 kişinin de kaybolduğunu belirtti. Ülkenin güneyindeki Mindanao adasında şiddetli yağmura neden olan Seniang fırtınası, bölgede köprülerin ve yolların yıkılmasına, binlerce kişinin evlerinden tahliye edilmesine neden oldu.

Filipinler’de bu ayın başında orta ve güney bölgelerinde etkili olan Hagupit tayfunu nedeniyle 21 kişi hayatını kaybetmişti.
Ülkede ayrıca geçen yıl aralıkta etkili olan Haiyan tayfunu ise 6 bin 300 kişinin ölümüne, yaklaşık bin kişinin kaybolmasına neden olmuştu.

Kaynak: http://www.dunyabulteni.net/gunun-haberleri/318399/filipinlerde-firtina-ve-sel-53-olu

03218

Bır uçak kazası daha Bu kez Kongo’da düştü

Ard arda gelen kaza haberlerine bir yenisi daha eklendi. Kargo Uçağı düştü.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ nin doğusunda bir kargo uçağının düşmesi sonucu 6 kişi öldü.
Kongo’daki bir askeri yetkili ülkedeki , Burundi’de Bujumbura havaalanından kalkan ve özel şirkete ait kargo uçağının, Güney Kivu bölgesinde Uvira yakınında düştüğünü, uçakta tamamı mürettebat olan olan 6 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
Öte yandan Uvira’daki yerel görevliler ise , Uganda’nın Entebbe kentinden gelen ve Bujumbura havaalanında yakıt ikmali yapan kargo uçağının Pointe-Noire şehrine gitmekte olduğunu teyit etti.

Kaynak: http://www.internetajans.com/dunya/bir-ucak-kazasi-daha-bu-kez-kongoda-dustu-h149154.html

kangrubu

Kan Grubunuz Diyabet Riskinizi Etkiliyor

Fransa’da 80.000’in üzerinde kadınla yürütülen bir çalışma, kan gruplarının (kalıtsal ya da otoimmün saldırı kaynaklı olmayan)Tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riskini etkilediğini ortaya koydu. Çalışmada, öteki grupların, O Rh- (Rhesus faktör negatif) grubuna göre taşıdığı risk yüksekliği araştırılmış. A, B ve Rhesus antijenleri taşımadığı için üniversal nakil kanı diye tanımlanan O Rh- grubu kan, ret tehlikesi olmaksızın herhangi bir grup kan taşıyan insanlara nakledilebiliyor. Bulgulara göre en büyük fark, %35 daha yüksek risk taşıyan B Rh+ grubunda.

Epidemiyoloji ve Halk Sağlığı Araştırmaları Merkezi (INSERM) araştırmacılarınca yürütülen ve sonuçları Avrupa Diyabet Araştırmaları Derneği’nin Diabetologia dergisinde yayımlanan çalışmada, 1990 ve 2008 yılları arasında 82.104 kadından toplanmış olan kan verileri incelenmiş.

Araştırma sonuçlarına göre Rhesus faktörüne bakılmaksızın karşılaştırıldığında O grubuna kıyasla A grubu kan taşıyan kadınlar %10, B grubu kadınlar %21, AB grubu kana sahip kadınlar %17 daha yüksek Tip 2 diyabet riski taşıyor.

Rhesus faktörlerinin de dikkate alındığı karşılaştırmadaysa, O Rh – grubuna kıyasla en büyük risk oranı %35’le B Rh+ grubunda görülmüş. Risk sıralamasında daha sonra AB Rh+ (%26), A Rh- (%22), ve A Rh+ (%17) geliyor. O Rh-, B Rh- ve AB Rh– gruplarında istatistiksel önemde bir fark gözlenmemiş.

Araştırmacılar, çalışmanın yalnızca kadınlar üzerinde yürütülmesine karşın, riskin cinsiyetlere göre değişebileceğini gösteren herhangi bir biyolojik mekanizma olmadığını belirtiyorlar.

Kaynak: https://kurious.ku.edu.tr/tr/haber/kan-grubunuz-diyabet-riskinizi-etkiliyor

fft81_mf3035378

Zonguldak’ta heyelan

Kozlu ilçesinde etkili kar yağışı nedeniyle karayolunda heyelan meydana geldi.

Yeni Ereğli Yolu Caddesi’nde tepeden toprak ve kaya parçalarının kayması sonucu yolun tek şeridi ulaşıma kapandı.

Yol, Kozlu Belediyesi ekiplerinin, iş makineleriyle yaptıkları çalışma sonucu ulaşıma açıldı.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/zonguldak_haber/zonguldakta_heyelan-1262405

xtuzla_deprem_izleme_istasyonu_hizmete_acildi_h4425.jpg.pagespeed.ic.AW5renu8jV

TUZLA’YA DEPREM İZLEME İSTASYONU KURULDU

Deprem riskinin yüksek olduğu Marmara Bölgesi’nde jeolojik hareketlerin daha iyi incelenebilmesi için bir deprem izleme istasyonu daha kuruldu. Tuzla’da yapımı tamamlanan istasyon, jeolojik hareketleri inceleyerek topladığı verileri merkeze iletecek.
Doğa Hareketleri Araştırma Derneği (DOHAD), İstanbul Kalkınma Ajansı ve Tuzla Belediyesi’nin işbirliğiyle deprem öncü işaretlerinin tespit edilmesi amacıyla Tuzla Postahane Mahallesi’nde Deprem İzleme İstasyonu açıldı.

 

Kaynak:  http://www.mynet.com/tv/ihlas-haber-ajansi-izle-tuzlaya-deprem-izleme-istasyonu-kuruldu-vid-2021479/

 

1419848420114

Büyük antenler dönemi bitiyor!

Türksat Genel Müdürü Ensar Gül, çok büyük ve montajı zor olan çanak antenlere göre daha estetik ve küçük olan düz antenin prototip çalışmasını tamamladıklarını belirterek, “Binaların ya da evlerin duvarlarına yerleştirilebilen ve istenilen renge boyanabilen düz anten, görüntü kirliliğini ortadan kaldıracak” dedi.

Gül yaptığı açıklamada, TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) finansal desteğiyle Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirterek, prototipi ve testleri tamamlanan antenin ticarileştirilme çalışmalarının yapılacağını söyledi.

ÇALIŞMALAR 1,5 YILDA TAMAMLANDI
Televizyon yayınları için Ar-Ge çalışması yapılan düz antenin prototip çalışmasının 4’ü mühendis olmak üzere 6 kişilik bir ekip tarafından 1,5 yılda tamamlandığını anlatan Gül, prototip boyutunun 35×35 santimetre olduğunu, kazancı daha yüksek yeni bir versiyonun çalışmalarına da başladıklarını kaydetti.

Çanak antenlerin çok büyük, montajının da zor olduğunu söyleyen Gül, daha estetik ve küçük düz antende montaj sıkıntısının yaşanmayacağını belirtti. Gül, binaların ya da evlerin duvarlarına yerleştirilebilen ve istenilen renge boyanabilen düz antenin görüntü kirliliğini ortadan kaldıracağını ifade etti.

“BU ANTENDE İLERİ TEKNOLOJİ KULLANILDI”
Düz antenlerin, sinyal bakımından diğer antenlerden hiçbir farkının olmayacağına dikkati çeken Gül, “Çanak antenlerdeki performansın aynısını düz antende de görebileceğiz. Teknolojisi farklı olan düz antenin sadece yapısı değişik. Anten üzerinde 256 tane 16×16 boyutunda küçük antencik var. Bunlardan gelen sinyal noktaları birleştiriliyor. Bu antende ileri teknoloji kullanıldı” diye konuştu.

Dünyada düzlemsel antenlere doğru bir trendin olduğunu belirten Gül, özellikle araç üzeri kullanımla ilgili anten ihtiyacının olduğunu, düz antenin üretim maliyetinin düşmesiyle düz antene ilgide artış yaşanacağını söyledi.

Türksat’ın üretici bir firma olmadığını dile getiren Gül, düz antenin üretimini yapacak firmalarla görüşmeler yapacaklarını anlattı. Gül, söz konusu üretimle ilgilenen firmalar ile anlaşıp, düz antenin lisans haklarını satacaklarını kaydetti.

Tasarım ve ticarileşme haklarının verileceği firmanın, düz antenin satış fiyatını belirleyeceğini bildiren Gül, Ka-Bant uydu internet terminali için de anten çalışmalarına başlayacaklarını sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/teknoloji/2014/12/29/buyuk-antenler-donemi-bitiyor

1419842048407

İzmir’de 4,5’lik deprem

İzmir’in Karaburun İlçesi açıklarında saat 10.06’da Richter Ölçeği’ne göre 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İzmir’in bazı bölgelerinde hissedilen deprem hasara yol açmadı.

AFAD’dan yapılan açıklamaya göre depremin merkezinin, Ege Denizi’nin Karaburun’un Hasseki Köyü’ne 27.53 kilometre uzaklıkta olduğu bildirildi. Yer kabuğunun 6.83 km altında gerçekleşen deprem sonrası AFAD, İzmir’in yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki birimlerle haberleşmesi sonucu olumsuz herhangi bir ihbarın olmadığını tespit etti.

Deprem, İzmir il merkezi ile ilçelerin yanı sıra yakın çevrede de hafif hissedildi, ancak herhangi bir paniğe neden olmadı.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yasam/2014/12/29/egede-45lik-deprem

27211697

Uçak Java Denizi’ne düştü iddiası

Malezya merkezli havayolu şirketi AirAsia’ya ait bir yolcu uçağı, içinde bulunan 162 yolcu ve mürettebat ile birlikte havada seyir halindeyken kayboldu. Pilotun kuleyle son konuşmasında, “kötü hava nedeniyle rotasının değiştirilmesini istediği” ortaya çıktı.

Endonezya Ulaştırma Bakanlığının açıklamasında, uçağın Kalimantan ile Java Adası arasında bulunan Java Denizi üzerinde düştüğünün tahmin edildiği, arama çalışmalarının Singapur, Avustralya ve Malezya ile ortak yürütüldüğü bildirildi.

Ulusal Arama ve Kurtarma Kurumu Başkanı F. Henry Bambang Sulistyo’nun yaptığı açıklamada da havanın kararması nedeniyle durdurulan arama çalışmalarına yarın sabah tekrar başlanacağı kaydedildi. Öte yandan haberin duyulmasının ardından Surabaya Havaalanı’na gelen uçaktaki yolcuların yakınlarının bekleyişi sürüyor.

Saatlerdir havaalanında bulunan yolcu yakınları gözyaşları içinde ilgililerden heber bekliyor.

Asya’da ekonomik fiyatıyla en çok tercih edilen havayolu şirketlerinden olan Airasia ile ilgili şimdiye kadar herhangi bir kaza rapor edilmediği belirtiliyor.

UÇAK KALKIŞTAN BİR SAAT SONRA KAYBOLDU

AirAsia Havayolları’na ait, Airbus 320-200 tipi yolcu uçağı, içinde bulunan 162 yolcu ve mürettebat ile birlikte yerel saatle sabah 7.24’te havada seyir halindeyken kayboldu. QZ8501 sefer sayılı uçağın, uçuş rotasındaki hava kontrol kuleleri ile kalkıştan bir saat sonra bağlantısını yitirdiği belirtildi.


AirAsia uçağı Endonezya’nın Surabaya kentinden Singapur’a hareket ediyordu.

Endonezya’nın Surabaya kentinden Singapur’a seyir halinde iken kaybolan uçakla ilgili arama kurtarma, ilkyardım çalışmaları başlatıldığı ancak hiçbir sinyal alınamayan uçağın yerinin ve konumunun belirlenemediği belirtildi.

ARAMA ÇALIŞMASI DURDURULDU
Endonezya Ulaştırma Bakanlığı havanın kararması sebebiyle arama çalışmalarının bugün için durdurulduğunu açıkladı.

Açıklamada, “yerel saatle 5:30’da havanın kararması sebebiyle durduk. Aynı zamanda hava koşulları da elverişli değil ve hava giderek bulutlanıyor. Yarın sabah 7’de ya da daha erken arama çalışmalarına yeniden başlayacağız” denildi.


Uçaktaki yolcuların yakınları panik halinde Singapur’daki Changi Havalimanı’nda toplanmaya başladılar.

PİLOT UÇUŞ PLANININ DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEMİŞ
Uçağın kaybolmadan hemen önce Jakarta’daki kuleden kötü hava şartları nedeniyle uçuş planının değiştirmesini istediği öğrenildi. Endonezya Ulaştırma Bakanlığı, pilotun yoğun bulutlardan kaçmak için 6 bin feet yükseklikten 38 bine çıkmak için izin istediğini açıkladı.

Yerel saatle sabah 6:12’de kuleyle irtibata geçen uçak 6:17’de radardan kayboldu. Cakarta havalimanı yetkilileri uçağın iyi durumda olduğunu ancak hava şartlarının olumsuz olduğunu belirtti. 6 yaşındaki uçağın AirAsia filosuna 2008 yılında katıldığı öğrenildi. Uçağın 156 Endonezyalı, 3 Güney Kore’li ve Singapur, Malezya ve Fransa vatandaşı birer yolcusunun bulunduğu açıklandı. Uçakta iki pilot ve 5 kabin memuru ile birlikte 138 yetişkin yolcu ve 16 çocuk bulunduğu öğrenildi. AirAsia şirketi de Facebook sayfasından yaptığı açıklamada uçağın Endonezya Hava Trafik Kontrol’ü kumandasındayken kaybolduğunu belirtti.Malezya merkezli olan AirAsia düşük fiyatlı biletleriyle Güneydoğu Asya ülkelerinde oldukça tercih edilen bir havayolu şirketi.1993 yılında kurulan şirketin bir kazası bulunmuyor.

CEO’DAN AÇIKLAMA

AirAsia’nın CEO’su Tony Fernandes Twitter hesabından yaptığı açıklamada uçağın kalktığı Surabaya kentine gideceğini açıkladı.

8 MART’TAN BU YANA KAYIP
Bu yıl Malezya için bir biri ardına uçak felaketlerinin yaşandığı bir sene oldu.

Malezya Havayolları’na ait Kuala Lumpur-Pekin seferini yapan yolcu uçağı 239 yolcusuyla 8 Mart’ta kayboldu. Kayıp uçaktan o tarihten beri haber alınamazken bu kez de 295 kişi Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a giden bir Malezya Havayolları uçağı Rusya-Ukrayna sınırında bir füzenin isabet etmesi sonucu vurularak düşürülmüştü.

Kaynak:  http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27854129.asp

akdeniz-de-4-buyuklugunde-deprem--1214113

Akdeniz’de 4 büyüklüğünde deprem!

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Akdeniz’de, Antalya’nın Kaş İlçesi açıklarında Richter Ölçeği’ne göre 4.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 14.43’te Akdeniz Doğu Baseni’nde 32 kilometre derinlikte meydana gelen depremin herhangi bir hasara yol açmadığı bildirildi.

Kaynak: http://www.gazetevatan.com/akdeniz-de-4-buyuklugunde-deprem–711711-yasam/