Aylık arşivler: Mart 2013

deprem_sondakika.jpg

South Of Fiji Islands’da 5.0 büyüklüğünde deprem!

South Of Fiji Islands’da 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), South Of Fiji Islands’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 21:48:05 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 61 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS

35_1364681443_bu-koy-denize-dogru-kayiyor-4478840_o.jpg

Bu Köy Denize Doğru Kayıyor

Çanakkale'de yazlık evlerin bulunduğu Güzelyalı köyünde meydana gelen heyelan evleri tehdit etmeye devam ediyor. Köyün girişinde bulunan yazlıklar santim santim denize doğru kayıyor. Belediye, duvarları, balkonları ve istinat duvarları çatlayan 30'a yakın evin sahibine tahliye tebligatı gönderdi.

Çanakkale'de aşırı yağışların etkisiyle toprak kaymaları meydana gelen Güzelyalı'da yazlıklar tehdit altında.

Bölge, köyün ortasından geçen yoldan itibaren denize doğru kaymaya devam ediyor. Yer yer çökmeler ve derin çatlaklar oluşan yol trafiğe kapatıldı. Heyelan sebebiyle bölgedeki evler de tehlike altında. Evlerin bahçelerinde, duvarlarında ve balkonlarında büyük çatlaklar meydana geldi. Bazı yazlıkların bahçelerinde çöküntüntüler oluştu. Heyelan bölgesinden geçen içme suyu boruları da zeminin kayması sonucu patladı. Bölgedeki yazlıklara yer üstünden çekilen geçici borularla su veriliyor.

Heyelanın ardından Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bölgede inceleme yaptı. Yapılan incelemede, heyelanın, yolun üst tarafında Karayolları'nca yapılan menfezdeki suyun toprak altına inerek zemini yumuşatması neticesinde meydana geldiği belirlendi.

Heyelanın olduğu bölgede evi olan Ahmet Balcı, Güzelyalı'daki kaymanın 10 yıl önce başladığını belirti. Son zamanlarda yağan yağmurun fazlalığının çökmeyi ve çatlakları daha da artırdığını belirten Balcı, "Yazlıklarda meydana gelen çatlakların ardından belediye bize tebligat gönderdi. 'İkinci bir bildirime kadar evlerinizde oturmayın. Bu zaman içerisinde bazı incelemelerde bulunuyoruz. Üniversiteyi devreye soktuk. Bunlar inceleme yapacaklar, ne gibi tedbir alınacak buna karar vereceğiz' yazılı bir tebligat geldi" dedi.

Güzelyalı Köyü Muhtarı Hasan Sağlam, "Orada oturan vatandaşlarımıza belediyeden tebligat geldi. Biz her gün bölgeyi kontrol ediyoruz. Her gün daha fazla kayma oluyor. Aşağı yukarı günde 2 – 3 santim kayma oluyor. Belediye ve üniversitenin incelemeleri sürüyor" diye konuştu.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, "Güzelyalı mücavir sahamızda, jJandarma kampının yanındaki alanda bir heyelan söz konusu. Karayolları, yeni yol yapılırken bütün suyu bir menfezden direk alttaki yola verdi. Yerin altına giren su, killi zemini yumuşattı. Bunun geçmişte oluşan kaymayı tetiklemesi sonucu burada yeni çatlaklar, evlerin açılmaları, bahçelerde çökmeler oldu, yol zaten çöktü. Biz Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Jeoloji ve Jeofizik mühendisleriyle bir toplantı yaptık. Burada net olarak durum tespit edilene kadar bu binalarda, bu yörede oturulmaması gerektiğini, heyelanın ne zaman yeniden meydana geleceğini tahmin etmenin zor olduğunu ifade ettiler. Burada şimdilik oturmanın yasaklanması gerektiğini belirttiler. Böyle bir rapor verdiler. Biz de bunu burada oturanlara tebliğ ettik. Bununla ilgili ne yapılabilir? Teknik olarak ne mümkündür? Bunun çalışmaları bir sene içerisinde tamamlanacak. Bu bugün durmuş gibi görünse de yarın aşırı bir yağışta ya da bir depremde bunlar çok ciddi risk taşır. Bizim de yerel yönetim olarak görevimiz vatandaşları uyarmaktır. Bu ikazı yaptık. Burada 30 haneye evlerini tahliye etmeleri için tebligat gönderildi" dedi.

http://www.haberler.com/bu-koy-denize-dogru-kayiyor-4478840-haberi/

deprem_sondakika.jpg

Off Coast Of Northern California’da 4.7 büyüklüğünde deprem!

Off Coast Of Northern California’da 4.7 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), Off Coast Of Northern California’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 21:43:17 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 10 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS

deprem_sondakika.jpg

Minahasa, Sulawesi, Indonesia’da 4.8 büyüklüğünde deprem!

Minahasa, Sulawesi, Indonesia’da 4.8 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), Minahasa, Sulawesi, Indonesia’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 18:11:08 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 160 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS

deprem_sondakika.jpg

Off Coast Of Northern Peru’da 5.2 büyüklüğünde deprem!

Off Coast Of Northern Peru’da 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), Off Coast Of Northern Peru’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 17:30:49 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 30 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS

UZAY-ZAMAN GİRDABI

 

NeuroQuantology

14:45 (22 saat önce)

 

Kime: bana

Selamlar Hocam,

Şu “Frame-dragging” kanıtları ve teorisi epey ilgimi çekti. Gravitomagnetizm de… Buradan kanımca önemli bir bilgi elde edebiliriz.

http://en.wikipedia.org/wiki/Frame-dragging

Uzun uzun yazmak konuşma kadar etkili olmaz ama öğrenmek istediğim şey şu…

Anladığım kadarı ile uzay-zaman kıvrılıp bükülüyor.

Güneş veya Yerküre-ay’ın kütleleri uzay ve zamanı maximum ne kadar bir araya getirebilir.

Zamansal kayma olarak.. Burada bağlanmak istediğim konu, “önceden bilme” olayı…

Siz tabi bunu daha önceki bir yazıda espirili anlatmıştınız ama önceden bilmenin bilimsel anlamda ciddi kanıtları da var elimizde: önsezinin, hissi kablel vukunun… Uyanık veya rüyalarda… Sizind eönsezilerin sağlam bence…

Bir çok çalışmada da, burası sizinde ilginizi çekebilir, yerin jeomanyetik aktivitesi (ortalamalardan çalışılmış, delta p idi sanırım), ayın evreleri ve Güneşin manyetik alanıyla bu duyular dışı algılar arasında ciddi ilişki tespit edilmiş. Konuyla ilgili çok geniş bir bilimsel literature elimde var. Size gönderebilirim zip’leyerek…

Merak ettiğim, Yerküre+ay veya Güneş üçlüsü zamanı ne kadar sürükleyip, “geleceği geçmişe taşıyabilir veya üst üste oturtabilir?”. Ne kadar ŞİMDİNİN üstüne bindirebilir/kaydırabilir/getirebilir. Genelde önsezilerde çıkan 4 saniye mi? Öngörüsel rüyaların gerçekleşme sık süresi olan 3-4 gün mü? Veya anlamsız nana-piko saniye mi?

Bunun bir hesabını yapabilir miyiz?

Doç. Dr. Sultan Tarlacı

Nöroloji Uzmanı

Universal Ege Sağlık Hastanesi, İzmir

http://www.uhg.com.tr

Tel: +0232 463 77 00 -İç Hat: 1352

Kişisel Web Siteleri

www.KuantumBeyin.com

www.EvreninDili.com

www.ms-aktif.com

 

YANIT.

Sevgili Sultan Tarlacı.

Eğer ben bir Cami Hocası olsaydım, bana bu denli dünyevi bir mevzuyu sual edeceğinize, daha uhrevi bir muamma olan; “Kainât, kendi etrafında mı döner, yoksa (Sal’lallah-u Aleyh-i ve Sellem) Fahr-i Kâinat Efendimizin etrafında mı döner ?” diye sual etseydiniz, cevabını ossaat verirdim. 

Oysa Hasb-el Kader Üniversite Hocasıyım. Sorunuzun yanıtı benim bilgi birikimimi aşar. Neden aştığını açıklamam bile birkaç A4 sayfası sürebilir. Gerçekten de sorunuz, pozitif bilim bağlamı içerisinde sorulmuş bir soru olup, aynı bağlamda yanıtlanması gerekir. Durum böyle “yalın pozitif bilim ortamı” olunca, benim vermeye çalışacağım yanıt da bilinenlere, ölçümlere ve gözlemlere dayanacaktır.

 

Rotasyon=Dolanma, Revolüsyon=Dönme olsun. İçerisinde hiçbir şey (hatta enerji bile) olamayan mutlak boşluğa Uzay diyelim. Bu uzayın, her 10-43 saniyede bir yeniden yıkılıp(!) yapılanmasına Zaman diyelim. Uzayın, zaman olmadan var olamayacağı sonucuna varırız ki ona da Uzay-Zaman diyelim.

 

1.Yerkürenin bir kütlesi olduğundan, etrafındaki uzay-zaman’ı büker.  Bu tanımlamaya kütlesi olan her varlık dahildir. Bir atom bile, bir foton bile bunu yapar.  Bunu tanımlamak için kütlesi olan bir kürenin etrafındaki uzay-zamanın, küresel eşpotansiyel yüzeyler boyunca sıkıştıklarını ve küreden uzaklaştıkça seyrekleştiklerini söyleyebiliriz. Bu olgunun, kütlenin varlığına aldırmadan, kütlenin içerisinde ağırlık merkezine kadar devam ettiğini gösteren gözlemlerimiz vardır.  Einstein bunu  biz fanilere açıklamak için dört boyutlu uzay- zaman yerine, iki boyutlu hiperbolik huni (frame vortex) modeliyle betimlemiş, böylece yörüngede dolaşan kütlenin neden iş yapmadığını (enerji harcamadığını da) kolayca açıklamıştı. Bu durumda Güneş Sistemi, Güneşin büyük hiperbolik çöküntüsünün duvarlarında, kendi ikincil çöküntülerini ve hatta uydu sistemlerini oluşturarak dolanan gezegenlerden oluşmaktadır. Daha da açıkçası Newton’un özene bezene açıkladığı Evrensel Gravitasyon Yasasının, hiç de evrensel olmadığı ve hatta kısa mesafelerde tesadüfen doğruya yakın sonuçlar verdiğini de ilk kez Einstein ispatlamış oldu.

 

2.Yerküre, Güneşin etrafında dolanmaktadır. Bunu dört boyutlu olarak açıklamaya çalışmaktansa, şu ünlü hiperbolik koniyi biraz daha elle tutulur hale getirelim. Modelimiz iki boyutlu olup elastoplastik bir malzemeden oluşsun. Misal Balon plastiği. Balon plastiğini bir çerçeveye gergef gibi gerelim. Gergefi yatay tutalım. Bunun üzerine kurşundan yapılmış bir top koyalım. Örneğin topumuz bilardo topu boyutunda olsun. Topu gergefin üzerine koyunca gergef hiperbolik huni biçiminde çökecektir. Bu topu gergefin üzerinde dairesel bir rotada dolandıralım. Uzay-zaman çukuru da topu takip edecektir. Topun dolanım hızını artıralım, artıralım,artıralım… sonunda uzay-zaman çukurluğunun peşinde, plastik geri dönmenin zaman alması nedeniyle gecikmeden dolayı bir kuyruk oluşmaya başlar. İşte bu elastoplastisiteden doğan gecikmeye uzay-zaman sürüklenmesi adı verilir.

Uzay – Zaman Girdabı üzerinde oluşan Çerçeve Sürüklenim

3.Bir de bu topu kendi ekseni etrafında döndürürseniz bu kez uzay-zaman hiperbolik çöküntüsü aynı zamanda dönüş yönüne tepki verecek biçemde buruşturulacaktır. Dönme ekseninin dolanım düzlemine dik olması şartı yoktur. Her yönde buruşma olabilir.

 

Revolusyon Buruşması

Gelelim bilimsel verilere:

Kuantum Kütle Çekiminin haberci bozonlarına graviton denilir. Bozonlar alanların kuvvet uygulayıcılarıdır. Graviton da Kütle çekim alanının kuvvet uygulayıcısıdır.

Şimdi düşünsel bir deney yapalım:

Elektronik devrede “cut off time” denilen bir kesme zamanı kavramı vardır. Kesme zamanı ne kadar küçükse, meydana gelen (sinkronize frekans) tepki de o kadar eşzamanlı olur. Yerkürenin bir femtosaniyenin trilyonda biri sürede yok olduğunu düşünelim. Etrafındaki uzay-zaman buna neredeyse eşzamanlı olarak tepki verecek ve elastoplastik gravite çöküntüsü Yerkürenin sanal ağırlık merkezine göre salınıma geçecektir. Bunu bir ses dalgası merkezinin yaptığı eşmerkezli küresel kompresyon ve dilatasyon dalgalarına benzetebiliriz. Soru şu: Bu olaydan Güneş nasıl haberdar olur? Ne zaman haberdar olur? Bu modele göre Güneş, Yerküre üzerine bir kütle çekim vektörü uygulamıyordu ki vektörün ucunun boşaldığını hissetsin. Eğer böyle kütle çekim vektörleri olsaydı bütün gezegenler paramparça olurdu. Her neyse. Peki ne oluyor. Yok olan gezegenin uzay-zaman büklümü, standart haline geri dönünceye kadar, bir ossilasyon merkezi olarak çalışıyor. Buna uzayda (boşlukta) ilerleyen balast şoku adı verilir. İşte bu balast dalgalarının hızı ışık hızına eşittir. Bu durumda gravitonların peşindeki çekimsiz kalan alan, ışık hızıyla hareket eder. Öyleyse Güneş, 8.3 dakika sonra Yerkürenin yok olduğunu öğrenecektir. Bu nedenle astrofizikçiler, beş-on ışık yılı çevremizde bir süper nova oluşmaması için dua ederler.

Gravitonların hızını bulduk. Peki erişimleri (menzilleri)? Bunun yanıtı için yine gözlemlerimize bakmalıyız. 

Baryonik evrende birbirlerinin çekim alanı içerisinde olup, birbirlerine doğru koşan galaksilere ilaveten, çarpışmakta olan galaksiler de gözlenmektedir. Bunlardan birisi de uzak bir gelecekte çarpışacağımız M31 (Andromeda) galaksisidir. Baryonik evrene, olasılıkla karanlık maddeler de dahildir. Çünkü , onların da kütle çekimleri vardır. Yaklaşık olarak 200-300 milyon ışık yılı uzaklıkta bilinen baryonik evrenin, en büyük galaksi topluluğu yer almaktadır. Buna “Büyük Duvar” adı verilir.  Öyleyse Kuantum kütle çekiminin evrensel kütle çekim yeteneği, gerçekten evrensel boyutlarda da çalışmaktadır. Burada yapılan gözlemler kütle arttıkça gravitasyonel erişimin de arttığını göstermektedir.

     

Bu satıra kadar neden evrenle veya galaksilerle uğraştığımızı şöyle açıklayabilirim. Büyük kütleler söz konusu olduğunda gözlemsel veriler netleşmektedir.

 

İyi de, madem ki büyük kütleler böyle davranıyor, öyleyse küçük kütleler de böyle davranmak zorundadır.

 

İşte şimdi küçük kütlelerin uzay-zamanı nasıl biçimlendirdiği konusuna gelebiliriz. Sevgili Dr. Sultan Tarlacı’nın sorularını izleyen paragrafa tekrar alıyorum:

———————————-

Uzun uzun yazmak konuşma kadar etkili olmaz ama öğrenmek istediğim şey şu… Anladığım kadarı ile uzay-zaman kıvrılıp bükülüyor. Güneş veya Yerküre-ay’ın kütleleri uzay ve zamanı maximum ne kadar bir araya getirebilir.

YANIT: Güneş ve yerküre, Minimum 8.3 saniyede etkileşebilirler. Ay ile yerküre ise minimum 1.5 saniyede etkileşebilirler.

Ay ve Yerküre’nin etkileşiminde yakınlık dolayısı ile bir farklı özellik var. Yerküre Ay’ın bize bakan yarısına daha fazla, arkada kalan yarısına daha az çekim uygular. Bu nedenle Ay’ın bize bakan ekvatoral ekseni diğer ekvatoral eksenlerden daha uzundur.  

——————————————————

Zamansal kayma olarak.. Burada bağlanmak istediğim konu, “önceden bilme” olayı…

Siz tabi bunu daha önceki bir yazıda espirili anlatmıştınız ama önceden bilmenin bilimsel anlamda ciddi kanıtları da var elimizde: önsezinin, hissi kablel vukunun… Uyanık veya rüyalarda… Sizind eönsezilerin sağlam bence…

Bir çok çalışmada da, burası sizinde ilginizi çekebilir, yerin jeomanyetik aktivitesi (ortalamalardan çalışılmış, delta p idi sanırım), ayın evreleri ve Güneşin manyetik alanıyla bu duyular dışı algılar arasında ciddi ilişki tespit edilmiş. Konuyla ilgili çok geniş bir bilimsel literature elimde var. Size gönderebilirim zip’leyerek…

YANIT:

Gravite kuvveti uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak azalırken Magnetizma kuvvet çifti uzaklığın küp’ü ile ters orantılı olarak azalır. Bu nedenle Magnetizma etkileşimi Güneş veya gezegenler arasında ihmal edilir. Yani söz konusu olamaz. Güneş rüzgarlarının olduğu günlerde yermagnetik alanının karışımının (distorsiyonu’nun) nedeni, Güneş magnetik alanı değil, güneşten gelen elektronlar, protonlar ve alfa tanecikleridir.

——————————————————————

Merak ettiğim, Yerküre+ay veya Güneş üçlüsü zamanı ne kadar sürükleyip, “geleceği geçmişe taşıyabilir veya üst üste oturtabilir?”. Ne kadar ŞİMDİNİN üstüne bindirebilir/kaydırabilir/getirebilir. Genelde önsezilerde çıkan 4 saniye mi? Öngörüsel rüyaların gerçekleşme sık süresi olan 3-4 gün mü? Veya anlamsız nana-piko saniye mi?

YANIT:

Görünen o ki evrensel kütle çekiminde haberci gravitonlar hedefteki gravitonlara ışık hızı ile ulaşırlarken ve bunu, çekim kaynağı var olduğu sürece hiç durmadan yaparlarken,  sürüklenim ve/veya buruşma olgusu, daha uzun süre varlığını sürdürebilmektedir. Buruşma miktarı yörüngelerde dolanımdan dolayı pikosaniyelerle veya femtosaniyelerle bile ölçülebiliyorsa, uydunun üç-beş yüz km’lik yörünge uzaklığında, çok düşük sayılabilecek hızında bile bunun ölçülebilmesi, sürüklenmenin ve buruşmanın ışık hızından çok çok yavaş gerçekleştiği anlamına gelmektedir.

 

Bunun bir hesabını yapabilir miyiz?

YANIT:

Dört boyutlu Uzay-Zaman’ın plastisitesini hesaplamadan bu fenomenin hareket denklemini çıkarmak olası değildir. Bunu benim yapabilmem ise hiç olası değildir! Zamanın yok.

 

 

 

 

 

deprem_sondakika.jpg

Near Coast Of Nicaragua’da 4.5 büyüklüğünde deprem!

Near Coast Of Nicaragua’da 4.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), Near Coast Of Nicaragua’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 11:41:45 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 42 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS

deprem_sondakika.jpg

Potosi, Bolivia’da 4.0 büyüklüğünde deprem!

Potosi, Bolivia’da 4.0 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi.

Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi (EMSC), Potosi, Bolivia’da tarih 2013-03-30 ‘da yerel saatle 07:49:45 Utc’de deprem meydana geldiğini duyurdu.Depremin merkez üssünün 258 km derinlikte olduğu bildirildi.
Kaynak: EMCS