Aylık arşivler: Ağustos 2012

0_1343948403_aercan.jpg

Bodrum’da Deprem İncelemesi

 

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ahmet Ercan, Bodrum Yarımadası'nın depremselliği, kırıklar ve yer yapısını belirlemek amacıyla ekibiyle çalışmalara başladı.

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ahmet Ercan, Bodrum Yarımadası'nın depremselliği, kırıklar ve yer yapısını belirlemek amacıyla ekibiyle çalışmalara başladı. Bodrum Yarımadası'nda bir haftadır deprem yaratıcı kırıkları incelediklerini kaydeden Prof.Dr. Ercan, 'İki ana kırık gözledik. Bunlardan birincisi Gökova Körfezi'nin güneyinde Bodrum, Gümbet, Bitez Karaincir, Akyarlar önünden Ege Denizi'ne kavuşan diri bir kırıktır. Bu kırık genç olduğu için 6,5-6,7 değerinde bir deprem üretebilirö dedi. Prof.Dr. Ercan, Bodrum'da binaların kat sayısının da kesinlikle arttırılmaması gerektiğini söyledi.

Jeofizik ekibi ile yarımadanın çeşitli yerlerinde sismik araştırmalar yapan Prof.Dr. Ercan, deprem olduğunda yerin davranışını, yarımadadaki kırıkların nasıl davranacağını, yerin duyarlılığını ve ilçenin yapı durumuna uygunluğunu incelediklerini belirtti. Prof.Dr. Ercan özellikle, 6 kişilik ekibiyle afet yasası uyarınca Kentsel Dönüşüme taban oluşturacak yerin depremselliğini incelemeye başladıklarını söyledi. Prof.Dr. Ahmet Ercan, Ortakent-Yahşi, GümüşlükTurgutreis Beldesi'nde ve Akyarlar Köyü'nde bir haftadır çalıştıklarını kaydetti.

Bodrum İskele Meydanı, Neyzen Tevfik Caddesi, Marina bölgesinde, sismometre cihazı ile turistlerin ve vatandaşların şaşkın bakışları arasında ölçümler yapan Prof.Dr. Ercan, 'İki ana kırık gözledik. Bunlardan birincisi Gökova Körfezi'nin güneyinde Bodrum, Gümbet, Bitez Karaincir, Akyarlar önünden Ege Denizi'ne kavuşan diri bir kırıktır. Bu kırık genç olduğu için 6.5-6.7 değerinde bir deprem üretebilir. Diğer kırık ise 12 metre atımı olan Kuzey Güney doğrultulu yaklaşık 15 milyon yaşındaki Gümüşlük Kocadağ önünden geçerek güneyde İstanköy'e, kuzeyde Didim'e doğru uzanan ana kırıktır. Bu kırığın 7 şiddeti dolayında geçmişte deprem ürettiğinin belirtilerini gördüm. Antik Myndos Kenti'nin batmasına da neden olduğunu tahmin ettiğimiz kırıktır. Bu nedenle tüm önleyici tedbirler alınmalı. Teke Yarımadası incelendiğinde en sağlam bölgenin Bodrum olduğu yaptığım çalışmalarda anlaşıldı. Bodrum'daki konutlar depremi güçlü olarak duyumsamayacak. Bu açıklamaya da bağlı olarak kat sayısının arttırılmasını da önermiyorum. Bodrum Türkiye'nin önemli bir gezginci alanıdırö dedi.

GÖKOVA'DA TSUNAMİ OLMAZ

Bodrum'da yıkım yaratacak bir deprem beklenmediğini belirten Prof.Dr. Ercan, 'Bodrum'da bir depremin yıkım yaratması için 6.5 şiddetinden daha büyük olması gerekir. Bunun olasılığı da çok azdır. Yaşlı kırık olduğu için deprem üretemiyor. Gökova Körfezi'nde olacak depremler etkili olabilir. Bu depremlerde de Süpürtü (Tsunami) oluşma olasılığı göçüntü türü kırıklar olmadığı için çok azdır. Ancak Girit-Rodos dolaylarında oluşacak dalma-batma kuşağı depremlerinin oluşturduğu süpürtülerle etkilenebilirö dedi.

Bodrum'da bazı dağlık alanlarda inşaat yapabilmek için kazı alanları açıldığını belirten Prof. Dr. Ahmet Ercan, 'Çok dik dağlar ortadan kaldırılıyor, inşaat alanları açılıyor, yer kazanmak için. Oysa tapu alanları yüzeyden 10 metre içindir. 10 metrenin altı özel kişilere ait değildir. Yönetmeliklerde bulunan açıklardan yararlanarak halkın toprağı olan yerler, kişilerin kullanımına geçiyor. Bu durum Bodrum'da oldukça yaygın. Bu gibi olumsuzlar kentsel dönüşüm ilkelerine aykırıdırö dedi.

ALTIN-GÜMÜŞ, KURŞUN-ÇİNKO-BAKIR VARLIĞI

Bodrum'un tarihi Myndos kentini de araştırdığını kaydeden Prof.Dr. Ercan, 'Bodrum'da ana kaya var. 7-10 milyon yıl önce yanardağ patlamaları oldu. Bir çok yerde volkanik taşlar görmek mümkün. Bu patlamalar ana kayanın üzerini örtmüş. Bu yanardağ ağızlarının nerelerde olduğu belirlenirse, altın Gümüş oluşumu ve bunun altındaki kireç taşlarında da kurşun çinko bakır varlığı araştırılabilir. Ayrıca anılan bu kırıklar boyunca sıcak su varlıklarının da olabileceği belirlendi. Bodrum kış turizmine açık bir kaplıca sağaltım (tedavi) kentine de dönüşebilir. Bununla ilgili araştırma yapmak isteyen belediyelerimize de destek vermeye hazırızö dedi.

YUNAN ADALARI DEPREMLE AYRILDI

Geçmişte olan depremlerin Bodrum'un bugünkü doğal yapısına ulaşmasını sağladığını belirten Ercan, 'Yunanistan'a ait Kilimli (Kalimnos), İstanköy (Kos) adaları depremlerle Türkiye ana karasından ayrılmıştır. Göçüntüler sonucunda eski kentler su altında kalmış. Koylar, bükler oluşmuş. Bunların güzelliklerini depremlere borçluyuz dedi. Ercan, araştırma sonuçlarını Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'a, 'Bodrum Yarımadası Kentsel Dönüşüm İlkeleri' adı altında sunacaklarını belirtti.

Kaynak:http://www.haberler.com/bodrum-da-deprem-incelemesi-2-3832776-haberi/

0_1343905921_rektor-surmen-bursa-nin-deprem-riski-olmayan-3829415_o.jpg

Bursa’nın Deprem Riski Olmayan Yeri Yok

 

Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, üniversite kampüsünün yapılması düşünülenKestel Çataltepe mevkii için 'fay hattı üzerinde' yorumu yapılmasını değerlendirdi. "Bursa'nın deprem riski olmayan yeri yok." diyen Sürmen, daha sonra pişman olunmayacak bir tercih yapılacağını söyledi.

Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Nizamettin Kaya ve yönetim kurulu üyelerinin ziyaretinde konuşan Prof. Dr. Ali Sürmen, üniversitelerin şehrin dışında konumlandırılması gerektiğini söyledi. Raylı sistemdeki Kestelhattının, kampüs yapılması düşünülenKestel Çataltepe mevkii ile ilgili kaygıları giderdiğini belirten Sürmen, üniversite yerinin, teknik, Mali ve sosyal boyutlarının tartışılmamasına dikkat çekti. Yaşadığı üzüntüyü dile getiren Sürmen, "Konu Kesteldeğil, üniversitenin yeri ve ondan daha önemlisi üniversitenin kendisidir." dedi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'nden profesörlüğünü yeni almış genç bir hoca ve ekibinin, bölgeden ciddi bir fay hattının geçtiğini tespit ettiğini hatırlatan Sürmen, şöyle konuştu: "Dikkatli olmak ama endişeye kapılmamak lazım. Yer konusunda kararı verecek olan bürokrasinin çok acı tecrübelerden ders aldığını ve titiz çalıştığını biliyorum. Ama bu konuyu tartışıp bilimsel yorumlar ortaya koymak, bu fay hattı meselesinden sonra akademik meslek odalarının üzerine borç olmuştur. Meslek odaları bu duruma öncülük etmeli ve hazırlanacak rapor tüm kesimlerle paylaşılmalıdır."

Bursa Teknik Üniversitesi'ni göz göre göre fay hattı üzerine kurmanın haklı bir tedirginlik sebebi olduğunu anlatan Ali Sürmen, "Bursa'nın deprem riski olmayan yeri yok. Her neresi olursa olsun, önemli olan sonunda bu niye buraya yapıldı dememek, kahrolmamak. Karar verecek bürokrasinin teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi gerekir." diye konuştu.

Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Nizamettin Kaya ise son dönemde üniversite kriterlerine uymayan yapıların inşa edildiğini söyledi. Üniversitelerin konumlandırılmasında ulaşılabilirliğin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kaya, depremsellik faktörünün hiçbir şekilde atlanmaması gerektiğini savundu.

 

Kaynak:http://www.haberler.com/bursa-nin-deprem-riski-olmayan-yeri-yok-3829415-haberi/

1_1343802996_simavda_2_dakikada_2_deprem13394044610_h8898541.jpg

Van’da 3.9 büyüklüğünde deprem



Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, saat 02.12'de, yerin 5 kilometre derinliğinde, merkez üssü Van Gölü olan 3.9 büyüklüğünde deprem oldu. 

<span style="&quot;color:" rgb(0,="" 0,="" 0);="" font-family:="" arial;="" font-size:="" 15.454545021057129px;="" line-height:="" 20px;="" text-align:="" left;="" "="">00.47-02.12 saatleri arasında büyüklüğü 1.8 ile 3.9 arasında değişen ve merkez üssü Van Gölü olan 14 sarsıntının kaydedildiği kentte, yoğun toz bulutunun da etkili olması, paniğe neden oldu.

36_1343775380_deprem-10.yi_vesika.JPG

Z?HN? S?N?R PROJELER?!

 

Z?HN? S?N?R PROJELER?!

Prof.Dr.U?ur Kaynak 

?smim “Hayâlperest Jeofizikçi”ye ç?km??t? 1975'lerde. Ben Etibank’ta çal???rken, hiç yüz yüze gelmedi?imiz MTA Jeofizik Dairesi Ba?kan?, Rahmetli S?rr? Kavlako?lu, ?ubelerindeki bir meslek içi toplant?da, benim Etibank’a verdi?im raporlar? masan?n üzerine f?rlatarak,

-Al?n siz de okuyun! Bundan sonra ben de böyle raporlar istiyorum sizden. Deyince, orada çal??an,  ailece görü?tü?ümüz bir arkada??m hemen,

-?yi de Müdür Bey. Herkes U?ur kadar hayâlperest olamaz ki!

Diye itiraz edince, S?rr? Bey ne diyece?ini bilememi?. Sonradan bu olay? bana o arkada??m,

-Sen bizim ba??m?za belâ m?s?n karde?im?

Diyerek aktarm??t?.

 B?rak?n Hayâlperest’li?i, ?imdi de ad?m Uçuk-Kaç?k Profesöre ç?kacak. Neden mi?

 E?er d?? borç bata??na bo?az?na kadar bat?r?lm?? olan yaln?z ve güzel bir ülkede, bir profesör ç?k?p da,

-Benim dört adet projem var. Bunlardan ilk üçü tek ba??na, tek haneli y?llar içerisinde, TürküYe’nin d?? borçlar?n tümünü ödeyebilecek düzeyde. Di?eri ise ülkeyi en az elli milyar dolar nakdi zarara ve yüzlerce milyar dolar maliyetle yeti?mi? insan gücü kayb?na sokacak olan “Orta Marmara Depremi”ni, önceden kestirebilecek ve hiç de?ilse can kayb?n? önleyebilecek düzeydedir derse, ona Uçuk-Kaç?k Profesör derler. ??te o projeler:

 

Bir maden Projem var. Türkiye’ye en kötü seçenekte getirisi seksenyedi milyar dolar. Katma de?eri hesaplamak dudak uçuklat?yor. Bak?r’?n yan?nda; alt?n, gümü?, kobalt nikel wolfram ve saire… (Bu ve saire’ler de, pek bir stratejik metal s?n?f?na giriyor! Bak?r dördüncü planda kal?yor). Bunlar?n dünya “i?letilebilirlik en az de?erleri” nin on kat ve daha üzerinde tenörlere sahip olduklar? ve en az 300 milyon ton rezerve sahip olduklar? sondajlarla, galerilerle ve akredite olmu? laboratuar analizleri ile belgelendi. Bu söylemler de analizlerle ispatlanm?? de?erlerdir. Art?k olayda arama a?amas? bitirilmi?, i?letme a?amas?na gelinmi?ti. ?TÜ, “Art?k ?u, ?u madenlerin analizini benden isteme. Ba??m?zda yeterince casus var. Bulduklar?n neyine yetmiyor Hocam?" demi?ti. O projeye orta büyüklüklü bir firma ile ba?lan?lm??t?. Sonradan büyük bir i? adam?m?z da devreye al?nd?. “E daha ne bekliyoruz?” Diyeceksiniz. Böyle giderse daha çok beklersiniz. Bana bir faydas? olmad?. Sadece Projeyi geli?tirdi?im 10 ay süreyle, komik bir miktarda prim ald?m. ?imdi Holdingin ba?ka projeleri ön plana ç?kt? falan derken, a??r aksak beklemede.

Dördüncü s?rada yer alan bak?r için biraz konu?al?m:

 AB’nin elektrolitik bak?r alan?ndaki kurulu gücü 500.000.ton/y?l.

Türkiye’nin elektrolitik bak?r alan?ndaki kurulu gücü 200.000.ton/y?l.

Buna kar??l?k hem Türkiye, hem de AB, ham madde girdisindeki t?kan?kl?k nedeniyle bu kurulu güçlerini %20 kapasite ile çal??t?rabilmekteler. E?er Türkiye kendi elektrolitik bak?r kurulu gücünü tam kapasite ile çal??t?rabilirse tek ba??na AB’nin bak?r aç???n?n yar?s?n? kar??layabilir. Di?er taraftan kurulu gücünü iki kat?na ç?kar?rsa AB’nin bak?r aç???n? tek ba??na kar??layabilecektir.

Oysa Türkiye’nin durumu endüstriyel bak?mdan böyle bir aptall?k yapmayacak kadar ileridedir. Bu elektrolitik bak?r ek üretimini i?leyecek tesislerine tesis katmas? ve bak?r ihracat?n? sadece kablo olarak bile yapmas? olas?d?r. Rotor fabrikalar?, Türbin fabrikalar?, oto yan sanayileri, Trafo sanayi, Anahtar teslim rüzgâr, hidroelektrik ve deniz taban? türbin sanayi… ak?la gelenlerden sadece birkaç?d?r. Birinci, ikinci ve üçüncü s?radakileri yazmaya gerek yok. Onlar sayesinde Türkiye elektronik sanayi de ?aha kalkacakt?r.

 Türkiye’nin Kurulu elektrik enerjisini (en az) ikiye katlayacak; çevre dostu, temiz, sessiz, gürültüsüz, görüntüsüz ve s?f?r emisyonlu bir elektrik üretim projem var. Türk Bo?azlar?ndan elektrik enerjisi üretimini amaçl?yor. Mondros Mütarekesi ve Lozan ile Türk Bo?azlar?n?n Kontrolü, Türkiye Cumhuriyetine b?rak?lm??t?r de?il mi? Ben mi yanl?? biliyorum?

Yaz?k de?il mi ?u mis gibi enerji projesine? Norveç, ?ngiltere, ?rlanda ve Fransa Kuzey Denizinin s?? bölgelerinde "Türbin Tarlalar?" kurdular, ?ak?r ?ak?r enerji üretiyorlar. ?rlanda'n?n denize indirdi?i Seagen'leri görseniz korkars?n?z. ?imdi s?k? durun. ?spanya ile Fas ortak giri?imle Cebel-i Tar?k Bo?az?ndan enerji üretimi için kazmay? vurdular. HAYAL M?YM??? ÇOK GEÇ KALDIK ÇOOK!

Kapasite s?n?rs?z. ??letim süresi s?n?rs?z. Avrupa’ya elektrik satmak, Araplara elektrik satmak i?ten bile de?il. Türkiye’deki Do?al Gaz Çevrim ve Linyit Termik Santrallerinin tümünün kap?s?na kilit vurulup kapat?ld???n? dü?ünün. Bu olay, sadece bizim için de?il, Yerküre için de, yads?namaz ve beklenilmeyen bir ?ans de?erindedir. Gel gör ki anla?malar, ba?lant?lar var. Gel gör ki yat?r?mlar var. Gel gör ki cukkalar var. Kapatam?yorlar zehir saçan santralleri. Nükleer santrale de gerek kalmaz. A??r? Hidroelektrik santraller de çevre y?k?m? demektir. O zaman Türkiye’nin F?rt?na Deresi’ne santral kurmas?na gerek kalmaz.

 ”Türkiye’nin do?udaki do?al gaz anla?malar?n? fesh etmesi ve bat?daki Avrupa’ya y?lda 40 GW elektrik satmas? demek, Rusya’n?n bize sava? açmas? demektir” diyenler var… 

 Projem, Kayseri’deki 2009 y?l? “Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kongre”mizde sunum olarak kabul edildi ve yay?nland?. Yâni, redaksiyon komitesindeki 30-40 elektrikçi-elektromagnetikçi bilim adam?nca hayâl ürünü olarak görülmedi. Projem ATV’de yay?na al?nd?. Animasyonlarla, canl? yay?nda, Bo?az kenar?nda röportajlar yap?ld?. Referans ve Takvim Gazeteleri yay?nlad?lar. Enerji ile ilgilenen bütün web siteleri olay?n ciddiyetini duyurdular.

 

Yat?r?m maliyeti onda bir Keban. ??letme gideri, ?B?B'nin Lale dikim giderinden az!!! Kader mi bu? Lanet olsun!!! Be? kuru? menfaat bekleyen ?erefsizdir. Proje, zaten dört senedir www.yapiworld.com ’da yay?ndayd?. Neredeyse bütün in?aat sektörünün takip etti?i bir web sitesidir bu. Koç, Sabanc? diyerek kap?-kap? dola?mad?m. Avam Projesini Yay?nlad?m. Kimsenin giri?meye cesareti yok!!! Yaparsak, d?? güçlerin ülkemizi i?gal edece?inden mi korkuyorlar nedir?

 Bir ?nanç Turizmi Projem var. Ön Rapor haz?r. Türkiye’nin iç ve d?? borçlar?n? tek basamakl? seneler içerisinde s?f?rlay?p, art?ya geçirecek bir proje! Asl?nda proje benim de?il, Vatikan’?n. Vatikan bu projeyi, Papa bilmem kaç?nc? Pius’tan beri teklif etmekte ve desteklemekte. Yeryüzünde, Katolikler ve Di?er Hristiyanlar için P?rlanta de?erinde tek Pilgrimate (Hajj) ve Circumambulance (Tavaf) yeri Efes Meryem Ana Kilisesi ve Mezar?d?r diyen Vatikan’?n resmi yaz?lar? var.   

 Bu projenin içerisinde Deniz, Da?, Sa?l?k, ?nanç, Turizmi ve Buharl? Lokomotif Tren turu var. Uluslararas? Hava alan? var. ?stimlâke bile gerek yok.  200 y?l daha sürmesi planlanan Ephesus kaz?lar?n?n, on y?l içerisinde tamamlanmas? ve Dünyan?n, en beyaz mermerinden yap?lm?? ören yerinin, bütün ihti?am? ile günyüzüne ç?kar?lmas? söz konusu. Tavaf için Çile Yolu, Sa?l?k kontrol noktalar?, nostaljik veya modern konaklama tesis seçenekleri, Al??-Veri? merkezleri, Spor kompleksleri, Balneolojik kompleksler, Buharl? Tren turlar?, vs. vs. Avam Projeler haz?r. Yaparsak dinin elden gidece?inden mi korkuyorlar nedir?

 Deprem projesi iyi kötü devam ediyor. Ama bir de bunun deniz taban? aya?? var. Onu uygulatmaktan ümidimi kesmi? bulunuyorum.

Bu projeler gerçekle?ti?inde “Ben bu ülkeden ayr?lmak istiyorum” diyenlere gülecekler. Bu projelerden yaln?zca biri hayata geçirildi?inde, Türkiye’ye çal??maya gelecek olan Çinliler ve Japonlar, Türk tabiiyetine geçecek ve ben Türk’üm diyecekler! Analar okuma – yazma ö?renecekler. Daha bilinçli nesiller yeti?tirecekler. Seçmenler daha bilinçli olacak.

ÜTOPYA!!!

Transformatör fabrikalar?n?n birisinin giri?imci sahibi kadir?inas ç?kacak ve fabrikan?n bahçesine de benim büst’ümü dikecek. Buray? gezmeye gelen ilkokul ö?rencileri büst’ümü gördüklerinde,

-Aaaa. Profesörün alt? yokmu?! Diye gülü?ecekler!

Kim istemez böyle ayd?nlanm??, yükselmi? ve yücelmi? bir Türkiye’yi?

Söyliyeyim mi kim istemez?

Cahil bir halk istemez.Cahil yönetici de istemez!!! Çünkü,

Cehalete cepheden sald?rmak, daima yenik dü?meye mahkûmdur. Çünkü cahil halklar, sahip olduklar? en de?erli ?eyi, yani cehaleti, her zaman savunmaya haz?rlard?r. (Hendrich Willem van LOON)