Kategori arşivi: Doç.Dr. Oğuz GÜNDOĞDU

1426803493796

Bugün Güneş’le Ay’ın sürprizi var

Yılın ilk Güneş Tutulması bugün yaşanacak. Dünya’yla Güneş arasına girecek Ay, 09.40 ile 13.50 arasında tutulmaya neden olacak. Moritanya açıklarında 09.40’ta ilk yarıgölgenin düşmesiyle başlayacak tutulma en iyi Kuzey Atlantik, Grönland, Avrupa, Kuzey Afrika ve Sibirya’da izlenecek. Kuzey Avrupa’da tam tutulma yaşanacak. Faroe Adaları ve Svalbard Takımadaları üzerinde Ay, Güneş’i bloke ederek Dünya’yı karartacak.

TÜRKİYE’DE YÜZDE 43
2 dakika 47 saniye sürecek en büyük ve tam tutulma, 11.46’da Faroe Adaları ve Norveç’e bağlı Svalbard’ın 260 kilometre kuzeyinde görülebilecek. Tutulmanın görülemeyeceği Amerika Kıtası ve Doğu Asya’da ise kozmik olay internette izlenebilecek. Türkiye’de ise Ay, Güneş’in en fazla yüzde 43’ünü kapatacak. Tutulmayla Güneş’te hilal şekli belirecek. Kandilli Rasathanesi’ne göre; Türkiye’de tutulma anı, İzmir’de 10.47, İstanbul ve Bursa’da 10.52, Antalya’da 10.56, Ankara’da 11.01 ve Van’da 11.32’de başlayacak. Güneş’in Ay tarafından örtülme oranı, yüzde 43’le en fazla İstanbul’da gerçekleşecek. En az örtülme ise yüzde 20 ile Van’da olacak. Türkiye’den görülemeyecek ikinci tutulma ise 13 Eylül’de yaşanacak.

2006’DA TAM GÖRDÜK
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Halil Kırbıyık “Tam tutulmayı en son 2006’da izlemiştik” derken Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Evren uyardı: Güneş’e çıplak gözle bakmayın. Göz zarar görür.

DEPREM OLUR MU?
Prof. Dr.Şener Üşümezsoy “17 Ağustos 1999 depreminden 10 gün önce tutulma yaşanmış olması bir tesadüf” derken Prof. Dr. Naci Görür ve Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu da Güneş Tutulması ile deprem arasında bilimsel ilişkinin bulunmadığı görüşünde.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yasam/2015/03/20/bugun-gunesle-ayin-surprizi-var

UZMANLAR, DEPREMDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARI ANLATTI

UZMANLAR, DEPREMDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLARI ANLATTI

Küçükçekmece’de Sivil Savunma Günü ve Deprem Haftası dolayısıyla düzenlenen programda uzmanlar depremde doğru olarak bilenen yanlışların neler olduğunu, deprem sırasında ne yapılması gerektiğini anlattı.
Sivil Savunma Günü ve Deprem Haftası dolayısıyla okullarda tatbikat gerçekleştirerek, öğrencilere depremde ne yapmaları konusunda bilgi verildi. Bilgilendirmede doğru bilinen yanlışlara da dikkat çekildi. Atatürk Teknik ve Meslek Anadolu Lisesi ile Gülten Özaydın Çok Programlı Lisesi’nde gerçekleşen etkinliklerde Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Güven Aydın, Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Küçükçekmece Belediyesi Sivil Savunma Amiri Süleyman Taşdemir başta olmak üzere okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler hazır bulundu.

“DEPREM SIRASINDA CENİN POZİSYONUNDA DURMAYIN”
Depremin yaşamımızın bir parçası olduğundan bahseden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, “Deprem aslında çok kötü bir şey değil. Abant, İznik, Sapanca Gölü depremler sayesinde yıllar içerisinde oluştu. Biz onunla yaşamayı beceremedik. Biz sağlam, sağlıklı yapılar yapamadık” dedi. Öğrencilere deprem ya da başka bir doğal afet sırasında ne yapacakları konusunda bilgi de veren Yrd. Doç. Dr. Gündoğdu, “Deprem sırasında cenin pozisyonu alın denildi yıllarca. Ancak bu yanlış. Deprem sırasında gözlerinizin açık olması gerekiyor. Çevrenizden gelecek tehlikeleri görmek zorundasınız. Çocuğunuzun üzerine bir televizyon ya da başka bir şey devrilirken siz bunu görüp onu tutmalısınız” diye konuştu.

“BİR YERE TUTUNUN VE KENDİNİZİ KORUYUN”
Küçükçekmece Belediyesi Sivil Savunma Amiri Süleyman Taşdemir de sivil savunma birliklerinin aynı anda herkese ulaşmasının söz konusu olamayacağından bahsederek, “Sizler kendi kendinizi kurtarmalısınız. Bu nedenle deprem sırasında bir yere tutunup kendimizi korumak çok önemli. Deprem sırasında merdiven ve asansör gibi binaların en tehlikeli kısımlarına gitmemeliyiz” dedi.
Programlarda öğrencilere tatbikat yaptırılarak, Küçükçekmece Belediyesi Sivil Savunma Ekipleri tarafından okul önlerinde kurulan stantlarda arama- kurtarma esnasında kullanılan malzemeler sergilendi.

Kaynak: http://www.haber3.com/uzmanlar-depremde-dogru-bilinen-yanlislari-anlatti-3237104h.htm

165113

Bir gecede 4 ayrı deprem neyin habercisi?

Türkiye güne deprem korkusuyla uyandı. Dün gece yarısından itibaren Şanlıurfa, Tunceli, Hatay ve Antalya’da meydana gelen depremler büyük korku yarattı. İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Hatay ve Bingöl’deki depremlerin bölge için risk oluşturduğunu, Şanlıurfa ve Antalya’daki depremlerin ise yakın bir depremin habercisi olmadığını söyledi.

Türkiye dün gece korku dolu anlar yaşadı. Çeşitli kentlerde art arda gerçekleşen 4 ayrı deprem gözleri beklenen Büyük Marmara depremine çevirdi. Türkiye’nin güney bölgesinde meydana gelen depremler Büyük Marmara depremini tetikler mi? Depremler Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesi için risk oluşturuyor mu ?

HATAY’DAKİ DEPREM ÖNEMSENMELİ
Depremlerin çözümlemesine bakıldığından en son Hatay’ın Yayladağı ilçesinde meydana gelen depremi önemli görmek lazım. Suriye’ye doğru giden Doğu Anadolu Fay hattı Bingöl Karlıova’dan başlayıp Maraş yöresi ve Hatay’dan geçen büyük bir bölgedir. Bölge uzunca bir süredir sessiz kalmıştır. Çözümlemede doğru bir fayı göstermektedir. Büyük bir depremin habercisi olarak değil bir aktifleşme sürecinin başladığını söylemek doğru olur. O bölgenin Maraş Nazik civarında da materyali var. Yapıların durumu kötü olduğu için endişelerim büyük durumda. Hatay’da meydana gelen deprem önemlidir.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU İÇİN RİSK TAŞIMAKTADIR
Hatay civarında meydana gelen deprem Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi için risk oluşturmaktadır. Hatay Doğu Anadolu’nun yan kolu üzerinde olduğu için bunları dikkate almak lazım.

KARLIOVA BÖLGESİNE DİKKAT
Kuzey Anadolu’nun yukarısında neredeyse Karlıova’ya yakın bir kesiminde Kuzey Anadolu’dan uzak levha içindedir. Biz bunlara levha sınırı içi depremler diyoruz. Oradaki sıkışmaların ardından peş peşe üç kırılma meydana geldi. Bir tanesinde 4.3 büyüklüğünde olmuş ve bu oranın mekanizmasına uygun bir depremdir. Büyük şiddette deprem üretecek kısım Karlıova tarafından bulunmaktadır. Levha içi deprem olduğu için Hatay’daki depremden daha zayıf bir depremdir. Antalya’da meydana gelen deprem de Akdeniz’in aktif olduğunun göstergesidir.

RAHATLATAN AÇIKLAMA: BEKLENEN BÜYÜK MARMARA DEPREMİYLE İLGLİSİ YOK
Meydana gelen depremlerin Marmara’da beklenen depremle alakası bulunmamaktadır. Birisi Doğu Anadolu’da Güney Doğu Anadolu’ya giden kısımda diğeri ise Kuzey Anadolu Fay hattının devamında meydana gelmiştir. Marmara ile farklı bir maceramız var. Marmara bölgesinde meydana gelecek deprem Kuzey Anadolu Fay hattında meydana gelecek deprem ile alakalıdır. Oradaki depremler Doğu Anadolu Fayındaki etkinliklerdir.

Kaynak: http://www.ajanshaber.com/bir-gecede-4-ayri-deprem-neyin-habercisi-haberi/165113

hb15022002

YEŞİLKÖY’DE AFET TOPLANTISI YAPILDI

Yeşilköy Park Dayanışması ve Yeşilköy Mahalle Afet Gönüllüleri (MAG) “Neden Afetlere Hazırlanmalıyız?, Niye Gönüllü Olmalıyız?, Nasıl MAG Olabiliriz?” isimli bir söyleşi düzenledi.
İstanbul MAGDER Başkanı Hüseyin Karadayı, Jeofizik Mühendisi Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Afet Yönetim Uzmanı Özden Işık’ın konuşmacı olarak katıldığı söyleşi Yeşilköy Kent Müzesi ve Sanat Evi’nde gerçekleştirildi.
Çok sayıda Yeşilköylü ve Mahalle Afet Gönüllüleri’nin katıldığı söyleşide olası bir afet anında yapılması ve yapılmaması gerekenler üzerine bilgiler verildi.
Olası İstanbul Depremi’nde yaşanacak kötü olayların bir çoğunun da yanlış ilk müdahaleden dolayı kaynaklanacağını belirten İstanbul MAGDER Başkanı Hüseyin Karadayı, Yeşilköy Mahalle Afet Gönüllüleri ve Yeşilköy Park Dayanışması üyelerine böyle bir organizasyonu düzenledikleri için teşekkür etti.
Karadayı, deprem öncesinde, deprem anında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili bilgiler verdi. Karadayı’nın konuşmasının ardından ise Afet Yönetim Uzamanı Özden Işık, slayt gösterisi eşliğinde bir sunum yaptı.

“EN BÜYÜK AFET AZ GELİŞMİŞLİKTİR”
Işık, deprem konusunda Yerel Yönetimler yanında, halkın duyarlılığının da çok önemli olduğunu belirtti. Her depremin afet olmadığına dikkat çeken Işık, “En büyük afet az gelişmişliktir.” dedi. Yapılması gerekenin, kaynakların yeterli hale getirilmesi olduğuna işaret eden Özden Işık, bunun yapılabilmesi için de riski görmek gerektiğini ifade etti. Işık, şöyle dedi: “Riskli gruplar; engelliler, yaşlılar, çocuklar ve kadınlar. Kadınlar, aynı zamanda güçlüdürler. Bir diğer risk ise deprem sonrası tacizciler ile organ mafyasının hemen faaliyete başlaması. Yalova’da çocuk mafyası ve organ mafyası aynı hızla çalıştı. Psikolojik destek çok önemli. En büyük afet az gelişmişliktir. Kriz öncesinde çalışırsak ve başarılı isek kriz sırasında da başarılıyız demektir.”
Özden’in ardından konuşan Jeofzik Mühendisi Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu ise, Marmara’da birkaç deprem beklentisi olduğunu belirterek, “O yüzden daha sıkı daha planlı bir çalışma olması gerekirken, maalesef Türkiye’de olan biteni biliyorsunuz. Bütün bunlar bu işleri biraz gölgede bıraktı. Çok tehlikeli bir şey” diye konuştu.

“SANDIĞIMIZDAN ÇOK AKTİF BİR FAY’LA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Ellerinde M.Ö. 1100 yıllarına kadar giden kataloglar bulunduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kataloglarda Marmara ve çevresinde olan depremleri döktüğümüz zaman haritada yer bulamıyoruz. O zaman bu şu anlama geliyor. Sandığımızdan çok aktif bir fayla karşı karşıyayız. Belki beklediğimiz o 1766’nın tekrarı, ardından bir sürü ikincil faylarda hareketler beklemek çok normal. Hep yıkıcı depremlerden bahsediyoruz. Bizde altının üzerindeki depremler yıkıcıdır. 8 falan olması ihtimali çok zayıf. O kadar enerji birikmiş değil. Tarihle ilgili oldukça iyi bilgilerimiz var ama onları da güncelleştirmek gerekiyor. Yapılan diri fay haritalarında bu tarihi birleştirmek gerekiyor. MTA bu konuda ellerinden geleni yapıyor ama diğer kurumlarda bir aksama var.”
Karadayı, Işık ve Gündoğdu’nun sunumlarının ardından Yeşilköy Park Dayanışması ve Yeşilköy Mahalle Afet Gönüllüleri tarafından konuşmacılara plaket verildi.

Kaynak: http://www.atakoygazete.com.tr/hb150220.html

xtuzla_deprem_izleme_istasyonu_hizmete_acildi_h4425.jpg.pagespeed.ic.AW5renu8jV

TUZLA’YA DEPREM İZLEME İSTASYONU KURULDU

Deprem riskinin yüksek olduğu Marmara Bölgesi’nde jeolojik hareketlerin daha iyi incelenebilmesi için bir deprem izleme istasyonu daha kuruldu. Tuzla’da yapımı tamamlanan istasyon, jeolojik hareketleri inceleyerek topladığı verileri merkeze iletecek.
Doğa Hareketleri Araştırma Derneği (DOHAD), İstanbul Kalkınma Ajansı ve Tuzla Belediyesi’nin işbirliğiyle deprem öncü işaretlerinin tespit edilmesi amacıyla Tuzla Postahane Mahallesi’nde Deprem İzleme İstasyonu açıldı.

 

Kaynak:  http://www.mynet.com/tv/ihlas-haber-ajansi-izle-tuzlaya-deprem-izleme-istasyonu-kuruldu-vid-2021479/

 

MagDer_Komsuyu_Yalniz_Birakmadi

Mag-Der Komşuyu Yalnız Bırakmadı.

Orhangazi Kaymakamlığı ve Belediyesi İşbirliği ve Bursa MAG (Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği) ile birlikte gerçekleştirilen panele Orhangazi Kaymakamı Selman Yurdaer ve Belediye Başkanı Neşet Çağlayan’da katıldı. Panelde Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu bölgenin depremselliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Afet Yönetimi Uzmanı Özden Işık ise afet öncesi, esnası ve sonrasında yapılacak olan çalışmaları katılımcılarla paylaştı. Yalova MAG-DER’in de katıldığı panel sonrasında Dernek Başkanı Sabri Karaçam ve dernek üyeleri Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu’ya çiçek sundular.

Kaynak: http://www.yalovamiz.com/news.php?id=25119&t=Mag-Der+Kom%C5%9Fuyu+Yaln%C4%B1z+B%C4%B1rakmad%C4%B1.

62845

Depremin Yeri, Zamanı ve Büyüklüğü Önceden Bilinecek

İstanbul Vali Yardımcısı Haluk Nadir ve çok sayıda akademisyenin katıldığı istasyonun açılış töreninde konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Deprem hareketlerini belirleyebilen bir kurumun hizmette olması çok önemli. Depremin akıllı haritasını Beylikdüzü’ne yerleştireceğiz” diye konuştu. Açılış sonrası ise Beylikdüzü Kültür Merkezi’nde deprem konulu bir panel gerçekleşti.

Beylikdüzü Belediyesi, Doğa Hareketleri Araştırma Derneği, İstanbul Kalkınma Ajansı ve daha birçok kuruluşun işbirliği ile düzenlenen Dr. Aysel Özgezer Deprem Öncü Hareketleri İzleme İstasyonu’nun açılışı Marmara Mahallesi 214. Sokak’ta gerçekleşti. Açılışa İstanbul Vali Yardımcısı Haluk Nadir, Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Jeofizik Mühendisi Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, akademisyenler, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri katıldı.

“YERİ VE ZAMANINI BELİRLEYECEĞİZ”

Jeofizik Mühendisi Yard. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, kurulan bu merkez ile önceden depremin yerini, zamanı ve şiddetini belirlemek projenin temel nedeni olduğunu belirterek, Kuzey Marmara Fay Hattı’nın Beylikdüzü açısından nasıl jeolojik hareketlerde bulunduğunu araştırabileceklerini, 100 metre derine inilerek, içerisine sismik araştırma yapan bir tesisat kurulduğunu söyledi. Gündoğdu, “Bu sistem sayesinde Kuzey Marmara Fay Hattı’nın hareketleri gözlemlenebilecek” dedi.

“AKILLI HARİTALAR YERLEŞTİRECEĞİZ”

Kurulan merkezin hayati önem taşıdığını ifade ederek başladığı konuşmasında Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’un deprem gerçeğini biliyoruz. Hem Düzce hem Gölcük depremlerini Beylikdüzü’nde yaşamış biri olarak, depremin önceden belirlenebilmesinin çok mühim olduğunu görüyorum. Eğer bilinseydi büyük önlemler alınır ve acı kayıplar olmazdı. Burada kurulan istasyon ile depremin akıllı haritasını Beylikdüzü’ne yerleştireceğiz. Değerli ölçüm cihazını buraya kazandırdıkları için derneğe teşekkür ediyoruz. Belediyelerin bu işin dışında kalması mümkün değil. İlçeler arası ortak masalalar kurarak, bölgesel tedbirler almak zorundayız” diye konuştu. İstanbul Vali Yardımcısı Haluk Nadir ise “Depreme ne kadar hazırlıklı olursak o derecede az zarar görürüz. Gereken teknik önlemleri almalıyız. Bu istasyonun kurulmasında emeği geçen tüm değerli hocalarımıza, kurumlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

PANELDE DEPREM GERÇEĞİNE VURGU

Ardından Beylikdüzü Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda “Deprem Öncü İşaretleri İzleme İstasyonu” isimli bir panel gerçekleşti. İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut UZEL, İstanbul Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Burak Berk Üstündağ ve Kocaeli Üniversitesi’nden Prof. Dr. Uğur Kaynak, Doğa Hareketleri Araştırma Derneği’nden Özden Işık ve Fuat Agalday deprem gerçeği ve alınacak önlemler hakkında konuştu.Nilüfer Belediyesi Acil Afet Müdürlüğü ise Deprem İzleme İstasyonu’nun bölgede ilk olarak 2007’de hayata geçtiğini belirterek, deprem tehlikesini %100 tahmin etmeye çalıştıklarını belirtti.

Kaynak: http://www.canlihaber.com/depremin-yeri-zamani-ve-buyuklugu-onceden-bilinecek-45159h.htm

antalyadaki_depremler_icin_deprem_uzmanlari_ne_diyor_h31055

Antalya’daki depremler için Deprem Uzmanları ne diyor?

Akdeniz bölgesinde bugün sabaha karşı meydana gelen 4 farklı ufak deprem herkesi oldukça korkuttu ve ileri dönem için düşündürmeye başladı. Artık herkesin kafasında tek bir soru var o da büyük bir deprem olacak mı? Konu ile ilgili Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu açıklamada bulundu!

İşte Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu’nun AjansHaber’e yaptığı açıklamalar;

“BUNLAR SIRA DIŞI OLAYLAR”
Yakın geçmişe bakıldığında Akdeniz ve Ege’de bu tür depremlerin olmadığını söyleyen Gündoğdu “Aslına bakarsanız bunlar çok sıra dışı olaylar. Son bir sene içinde Ege ve Akdeniz’de bu tür depremler oluşmaya başladı. Arkasından ne geleceği konusunda tahmin yapmak için erken. Deniz olduğu için geçmişe dair bilgi az.” dedi.

“DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ TÜRKİYE İÇİN NORMAL”
Bu depremlerin devamının geleceği konusunda bir şey söylemenin erken olduğunu belirten Gündoğdu “Marmara bölgesi için bizim yapmış olduğumuz bir proje var. Ama Antalya çok uzak kalıyor. Mesafe yakın olsaydı bir tahmin yürütebilirdik. Depremlerde çok büyük değil. Türkiye için normal rakamlar.” şeklinde konuştu.

“MARMARA İÇİN KORKMAYA GEREK YOK”
Marmara ile aynı fay hattında olmamalarına rağmen sistem olarak birbirlerine bağlantıları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu “ ‘Antalya’da deprem oluyor Marmara’da da olacak’ diye bir kural yok. Bugüne kadar böyle bir gözlemimizde olmadı. Levhaları hareketlendiren sistem aynı sistem. Temel olarak aynı yerden hareket ediyorlar. Son yüzyılda Anadolu fayı etkili bir şekilde kırıldı. En son Bozcaada civarında olan 6,9’luk depremden sonra Ege ve Akdeniz çok etkilendi. İzmir ve Gökova depremlerinden sonra sarsıntıların sayıları arttı. O zamanlar Ege ve Girit dolaylarının çok tehlikeli olacağını söylemiştik. Marmara için korkmaya gerek yok. Sadece bir ara Kuzey Ege’de olan depremden sonra Saroz Körfezi’nde ki depremlerin sayıları hızlı bir şekilde arttı. Şu an tekrar normale döndü. Antalya’da bir tehlikenin geldiği açık ama Marmara’da burada büyük bir deprem olur anlamına gelmiyor.” dedi.

189_1411652313_161362.jpg

2 yılda 40 bin binaya dönüşüm

Kentsel dönüşüm çalışmalarında 2012 adeta bir milat yılı oldu. Riskli binaların dönüşmelerini kapsayan 6306 sayılı 'Afet Risk Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu yürürlüğe girdi. Türkiye bu süreçten sonra kentsel dönüşümde çağ atladı. Kanun ile 2 yılda toplam 40 bin binada kenstel dönüşüm çalışması yapıldı. Kamuoyunda 'kentsel dönüşüm yasası' olarak bilinen bu afet yasası kapsamında vatandaşın riskli binası yıkılıyor devlette bu. Bu dönüşümde vatandaşa kredi ve kira desteği sağlanıyor.
 
İLK DURAK BAKANLIK
Dönüşmek isteyenler öncelikli olarak Çevre ve Şehirçilik Bakanlığı'nın yolunu tutuyor. İlk yapılacak şey 'Risk Raporu' almak. Rapor alınırsa devletin desteği de sağlanmış oluyor. Raporu Bakanlığın belirlediği kamu ve özel sektörden lisans verilen kurumlar yapabiliyor. Bakanlığın http://www.csb.gov.tr resmi sitesinden bulunduğu binanın ilini seçen kişi bulunduğu bölgede resmi risk raporu veren kuruluşları anında görüyor.
 
BİR GÜNDE BÜTÜN RİSKLER ÖLÇÜLÜYOR
Sıra dilekçeye geliyor. Binadan bir kişi müracaatını dilekçe ile raporu veren kuruluşa yapmak zorunda. Rapor için sadece binanın tapusunu götürmek yeterli. Müracat sonrasında vatandaşın yapacağı beklemek. Yaklaşık bir hafta sonra yetkili personel gelip gerekli olan tetikleri yapılıyor. Çalışma bir gün sürüyor. Bina kiriş ve kolonları inceleniyor alınan örnek ve tetkik sonuçları laboratuvara gönderiliyor. Sonuçlar yedi ile on gün içinde sonuçlandıktan sonra raporunuz açıklanıyor. Raporda olası bir deprem karşısında binanın fiziki ve teknik olarak durumu, sağlamlık derecesi ve barındırdığı risk sonuçları yeralıyor.
Rapor 3 sonuç üzerinde değerlendiriliyor. 'Binanız sağlam, yenilenmesi gerekiyor ve takviye güçlendirme gerekiyor' şeklinde. Eğer binanıza sağlam raporu verilmememişe size devletin yardımı başlıyor. Gerekli rapor ile Bakanlığa ulaşarak kanunla belirtilen teşvikleri rahatlıkla alabiliyorsunuz.
 
GÖZLER BU CADDEDE
Bağdat Caddesi kentsel dönüşümde değeri en fazla artan yerlerden biri. Kentsel dönüşümden önce 300 bin TL değerindeki bir daire kentsel dönüşümden sonra 1 milyonun üstünü bile görüyor. Tüketiciler Derneği'nden Hatice Kolçak değerini katlayan yerlere dikkat çekerek rant kavramının bu yüzden oluştuğunu söylüyor.
 
DEPREM RiSKİNE LÜTFEN DİKKAT!
Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu,İstanbul vizyonunun belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Gündoğdu 'Kentsel dönüşüm binaların yıkılıp tekrar yapılması demek değil. Buraların gelecek yaşamını planlamak gerekiyor. İstanbul sanayi kenti olmaya devam edecek mi? Bütün soruların tartışılması lazım' dedi.
 
Yeni Şafak 
189_1411652052_1010408-GUNAY-CIFTCI-MARMARA-DENIZINDE-METAN-CIKISLARINI-TESPIT-ETTIK.jpg

GÜNAY ÇİFTÇİ: “MARMARA DENİZİ’NDE METAN ÇIKIŞLARINI TESPİT ETTİK”

Bursa ’da düzenlenen panele katılan Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, Marmara Denizi’nde sismik araştırmalar yaptıklarını belirterek, "Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır" dedi. 

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 15'nci yıl dönümünde Bursa’nın Mudanya İlçesi’nde, 'Sarsılalım ama yıkılmayalım' konulu panel düzenlendi. Mudanya İlçe Belediyesi ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından düzenlenen panele, konusunda CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi, İstanbul Valiliği Afet Koordinasyon Merkezi Eğitimcisi Özden Işık, İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu katıldı. 

MUDANYA ZAMAN GEÇMEDEN RİSK PLANI HAZIRLANMALI 

İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi’ni baştan başa bölen Kuzey Anadolu fayı ile Mudanya’ya bağlı Tirilye Mahallesi üzerinden geçen Zeytinbağı fayına dikkati çekti. Mudanya için zaman geçmeden bir an önce risk planının hazırlanarak çalışmalara başlanması gerektiğini kaydeden Gündoğdu, tasarım depreminin de iyi belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gündoğdu, Prof. Dr. Hakan Kutoğlu ile birlikte Bursa Ovası’ndan geçen fay hattını belirleyen deprem çalışmalarını da anlattı.

AZ RİSKLİ ALANLAR RANT İÇİN RİSKLİ ALAN GÖSTERİLİYOR 

Panelde Mudanya’nın deprem riski ve alınması gereken önlemleri anlatan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Haluk Eyidoğan da, risk azaltılma ve salınım planı kararlarının alınmasında sivil katılımcılığın önemine dikkati çekti. Mudanya’nın önemli bir risk altında olduğunu belirten Eyidoğan, kaya için zemin özelliklerine bakıldığında Mudanya’nın yatay ivme hareketlerine maruz kalacağını öne sürdü. Kentsel dönüşüme ilişkin uygulama alanları üzerinde iyi çalışılması gerektiğini vurgulayan Eyidoğan, bazı şehirlerde ranta uyumlu az riskli olan alanların, riskli alan gösterilerek üzerinde kentsel dönüşüm yapıldığını söyledi. 

PİRİ REİS GEMİSİ ÖNEMLİ BULGULAR ELDE ETTİ 

Kuzey Anadolu Fayı orta kolunun Gemlik Körfezi-İmralı ve Marmara adalarındaki uzantıları hakkında katılımcıları bilgilendiren Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Günay Çiftçi de, "Piri Reis Araştırma Gemisiyle, AB Avrupa Denizleri Gözlem Ağı İstasyonları projesi kapsamında Marmara Denizi’ndeki sismik çalışmalar oldukça önemlidir. Yaklaşık 150 kilometrelik fayda metan, hidrokarbon ve gaz hidrat çıkışının tespit ettik. Derinliği 20 kilometre olan fayın ne zaman kırılacağını bugünkü teknolojiyle söylemek mümkün değil. Unutmamalıyız, deprem unutkanlığımızdır" dedi. 


DHA