Kategori arşivi: Çevre Haberleri

fft81_mf2919806

Kaz Dağı’nda ‘sihirli mantar’ bulundu

Çanakkale ’nin Bayramiç İlçesi sınırlarında kalan Kaz Dağı’nın kuzey yamaçlarında ’sihirli mantar’ olarak bilinen ve yiyen kişinin halüsinasyonlar görmesine neden olan mantar türüne rastlandı. Buckingham Sarayı’nın bahçesinde görülmesi üzerine basında yer alan mantarın zehirli olduğunu söyleyen uzmanlar, tüketilmemesi konusunda uyardı.

Vatan  Gazetesi’nin haberine göre Kaz Dağı’nda yürüyüş yapan doğaseverler, ‘Amanita muscaria’ adlı mantar türüne rastladı. Gezi grubunda yer alan Mustafa Şıvka, mantarların fotoğraflarını çekti.

Yanına bir örnek alarak bölgeden ayrılan Şıvka, mantarın yiyen kişinin halüsinasyonlar görmesine neden olan ’Amanita muscaria’ adlı mantar türü olduğunu ve tüketilmesinin ölüme kadar yol açabileceğini öğrendi.

Yanındaki örneği bölgedeki köylülere gösteren ve uyaran Şıvka, “Endemik bitki çeşitliliğine sahip olan Kazdağı’nda demek ’sihirli mantar’ alarak bilinen bu tür de yetişiyormuş. Buckingham Sarayının bahçesinde de görülmüş, haber olmuş. Tüketilmesi tehlikeliymiş. Neyse ki biz, grubumuzla çam mantarı toplayarak afiyetle yedik” dedi.

Bölge sakinlerini uyaran Yüksek Ziraat Mühendisi Salih Bozkurt, “Bu tür mantarların yenilmesi kesinlikle sakıncalı. Zehirli olan bu mantar türü ölümle dahi sonuçlanabilir. Kesinlikle tüketilmemelidir” diye konuştu.

Kaynak:  http://www.radikal.com.tr/cevre/kaz_daginda_sihirli_mantar_bulundu-1254636

1418981965170

Çevreyi kirletenler uydudan tespit edilecek

Ordu Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından 2015 yılından itibaren hafriyat taşıyan araçlara uydu takip sistemi takma zorunluluğu getirildi.
Uygulama kapsamında belediye tarafından belirlenen yerlerin dışında hafriyat ya da çöp dökenlere 42 bin lira ile 126 bin lira arasında ceza kesilecek.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz yaptığı açıklamada, çevreyi korumak adına yeni önlemler aldıklarını belirtti.
Çevre temizliğine önem veren bir Ordu Büyükşehir Belediyesi olduğunu ifade eden Yılmaz, 2015 yılından itibaren hafriyat taşıma izin belgesi olmayan, taşıma izin belgesini yenilemeyen ve uydu takip sistemine geçmeyen araçlara gerekli yaptırımlar uygulanacağını söyledi.

Kanun ve yönetmeliklere aykırı hafriyat döken, depolayan, taşıyan şahıslara 42 bin lira, şirketlere ise 126 bin lira idari para cezası kesileceğini vurgulayan Yılmaz, yeni uygulamalarla çevre kirliliğinin önüne geçileceğini kaydetti.

Çevre temizliği konusunda herkesin üzerine düşen görevi yapmasını isteyen Yılmaz, “Bu anlamda hem inşaat sektörü hem de kamyon sahipleri teknolojiye ayak uydurmalı” dedi.

Ordu’da ilk planlamalara göre 500’ün üzerinde araca hafriyat taşıma izin belgesi verileceğini ve bu araçlara uydudan takip etmek suretiyle uydu takip cihazının takılacağını anlatan Yılmaz, “Bu araçlar 7 ilçede göstermiş olduğumuz hafriyat merkezleri dışında moloz ya da çöp dökümü gerçekleştirdikleri takdirde elektronik sistem derhal devreye girmek suretiyle o araçların yeri tespit edilecek ve bu araç sahiplerine ve bağlı bulundukları firmalar için gerekli hukuki süreçleri başlatacağız” diye konuştu.

Yılmaz, “Takip cihazı sayesinde araç belirlenen yerlerin dışında başka yere çöp döktüğünde uydu sayesinde anlık yer tespiti yapılıp fotoğraflanacak. Artık uydu yöntemiyle şehrimizi kirletenleri anlık takip edeceğiz” ifadesini kullandı.

“DAMPER KALKTIĞINDA SİSTEM DEVREYE GİRECEK”
Uygulamanın içeriğini de anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Uygulama kapsamında izin verdiğimiz ve takip cihazı kullanan kamyonun kasası kalktığında sistemimiz devreye girecek. Bizim belirlediğimiz alanlara çöp döküldüğü zaman bir sorun olmayacak ancak bu araçların damperleri farklı bir alanda harekete geçtiği an sistem devreye girecek. Uydu vasıtasıyla sistem anında bizi uyaracak. O andan itibaren gerek plaka kontrolü gerek görüntü kontrolüyle cezai işlem uygulanacak. Bu cezalara maruz kalmamak için vatandaşlarımızın dikkatli olmasını istiyoruz. Çevre hepimizin çevresi. Öncelikle biz çevremize sahip çıkacağız.”

Yılmaz, araçlara uydu takip cihazlarının ücretsiz takılacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yesilekran/2014/12/19/cevreyi-kirletenler-uydudan-tespit-edilecek

fft81_mf2918245

Antik kenti imara açan karar iptal edildi

Bursa 1. İdare Mahkemesi, Myrleia antik kenti kalıntılarını AVM’nin bodrum katında cam çerçevede sergilenmesine karar veren Bursa Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararını iptal etti. Antik kent üstü AVM inşaatına onay izni veren Koruma Kurulu üyelerine ise Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, ‘görevini kötüye kullanma’ suçuyla soruşturma açıldı.

Uludağ Üniversitesi, 2010 yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde 1. derece SİT alanı olan bölgenin yakınında yaptığı yüzey çalışması sırasında yoğun seramik parçalarına rastlayınca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na bölgenin 1. derece sit alanı ilan edilmesini önerdi. Öneri üzerine bölgede incelemelerde bulunan koruma kuruluysa tarihi limanı 3. derece arkeolojik sit alanı ilan etti. Bölgenin imara açılmasıyla Tesco Kipa Kitle Pazarlama Şirketi de 23 Eylül 2010 tarihinde aldığı ruhsatla bölgede AVM yapmak için inşaat çalışmalarına başladı. Ancak AVM’nin temel kazıları sırasında antik kentin M.Ö. 7. yüzyıla ait duvarı ile taş heykellere rastlanınca bölge halkı AVM inşaatının durdurulması için Koruma Kurulu ile Müze Müdürlüğü’ne başvurdu.

2 ay süreyle bölgede incelemede bulunan koruma kurulu, Şubat 2014 tarihinde Myrleia antik kentinin 3. derece sit alanı olarak kalmasını uygun bularak kent üzerine yapılan alışveriş merkezinin devam ettirilmesi için inşaat izni verdi. Temel kazıları sırasında bölgede çıkan tarihi eserleri müzeye nakleden kurul, ayrıca Myrleia kent duvarlarının cam çerçevelerde korunarak alışveriş merkezi içerisinde sergilenmesi kararını aldı. Bu karara tepki gösteren sivil toplum kuruluşları Bursa 1. İdare Mahkemesi’ne başvurarak bölgeyi imara açan kararın iptal edilmesini istedi.

ANTİK KENT ÜSTÜ AVM: KAMU YARARI YOK!
Bursa 1. İdare Mahkemesi bölgede incelemede bulunması için bir bilirkişi heyeti görevlendirdi. Bursa’da Mryleia antik kenti üzerine AVM yapılmasına karşı açılan davada mahkemenin istediği bilirkişi raporu hazırlandı. Rapora göre; SİT alanında ortaya çıkan tarihi yapılar Myrleia antik kent döneminde kullanılan ticari yapıların kalıntısı, bulunan figürler, yağ kandilleri, günlük kullanım kapları, tıp aletleri, gümüş ve bronz sikkeler Roma dönemine, cam çerçevelerde sergilenen tarihi duvar Helenistik döneme ait. Heyet raporunda, söz konusu bölgede yapılacak kapsamlı bir kazı çalışması sonucunda ortaya çıkarılacak olan tarihi kentin ülke arkeolojisi için paha biçilmez derecede değerli olduğunu belirtti.

Bölgenin 1. dereceden sit alanı ilan edilmesi gerektiğini savunan bilirkişi heyeti, Bursa Koruma Bölge Kurulu’nun bölgeyi 3. derece SİT alanı ilan ederek imara açan kararının kültür varlıklarını koruma yönetmelik kararlarına aykırı olduğunu tespit etti. Antik kent duvarının süpermarket temelleri arasında kaldığını ve kalıntıların uygun koruma yöntemleriyle teşhir edilmediğini belirten heyet, raporun sonuç bölümde antik kent üstü AVM yapılmasına onay veren kurul kararının koruma yöntem ve tekniklerine aykırı bir karar olduğunu, ayrıca antik kent üstü inşaatın kamu yararına olmadığını belirtti.

MAHKEME KURUL KARARI İPTAL ETTİ
Bilirkişi raporunu inceleyen Bursa 1. İdare Mahkemesi Antik kent üstü AVM inşaatına izin veren Koruma Kurulu kararını iptal etti. Antik kentin imara açılmasının hukuka aykırı olduğunu tespit eden mahkeme iptal gerekçesini şu şekilde belirtti: ‘Söz konusu alanın arkeolojik döneme ait kent kalıntılarının ve yerleşim alanlarının yer aldığı bir alan olduğu, alanın yapılaşmaya açılmaması gerekirken inşaat yapımına izin verildiği ve Myrileia antik kenti arkeolojik bütününün tahrip edilmesine yol açacak şekilde yapılaşmaların olduğu, öte yandan, arkeolojik kent kalıntılarının uygun koruma yöntemleriyle teşhir edilmediği görüldüğünden anılan işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Böylelikle 2012 tarihinde inşaatına başlanan ve 2014 tarihinde yapımı tamamlanan antik kent üstü AVM’nin ruhsatı da iptal oldu.

KORUMA KURULUNA SORUŞTURMA
Öte yandan antik kent üstü AVM inşaatına devam kararı veren Koruma Kurulu üyeleri hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘görevini kötüye kullanma’ gerekçesiyle soruşturma açıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, Myrleia Antik Kenti’ni imara açılmasına onay veren Bursa Koruma Kurulu üyeleri hakkında kamu davası açılması ve cezalandırılmaları yönünde iddianame hazırlayarak mahkemeye sundu. İddianamede, Myrleia Antik Kenti sınırlarında yapılan sondaj kazılarında önemli tarihi kalıntı ve buluntulara rastlanmasına rağmen, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu üyelerinin inşai faaliyetlere izin verdiğini ve görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri belirtildi. Savcılık, Koruma Kurulu üyesi şüphelilerin ‘atılı suçu’ işlediklerini ifade ederek, her bir üyenin ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi. Antik kent üstü AVM yapılmasına izin veren koruma kurulu hakkında bir şikayet de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılmıştı. Bakanlık görevini kötüye kullanmak iddiasıyla Koruma Kurulu’na soruşturma izni vermiş, ancak bu karar 6 Kasım 2013 tarihinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmişti.

BAŞKAN : AVM’Yİ MÜZEYE ÇEVİRMEK İSTİYORUZ
Antik kenti imara açan Kurul kararının mahkeme tarafından iptal edilmesini son derece olumlu bulduklarını söyleyen Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz sözlerine şu şekilde devam etti: ”Mahkemenin verdiği iptal kararının hukuki araştırması yapılır. Ruhsat iptal etmek gerekirse AVM’nin ruhsatı da iptal edilir. Biz antik kent üzerine kurulan AVM’yi müze yapmak istiyoruz. Söz konusu alanı Myrleia antik kent yaşam alanına dönüştürmek istiyoruz. Ama öncelikle Mudanya Belediyesi olarak söz konusu araziyi mal sahiplerinden alıp Mudanya Belediyesi’nin mülkü haline getirmemiz lazım. Bunun için de mal sahipleriyle daha önce iki kez görüşmemiz oldu. Hatta antik kentte bulunan özel arazilere karşılık belediyenin başka arazilerini mal sahiplerine teklif ettik. Onlar da bu teklifi değerlendireceklerini söylediler. Sanırım bu mahkeme kararından sonra tekliflerimize daha sıcak bakacaklardır.”

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/cevre/antik_kenti_imara_acan_karar_iptal_edildi-1254498

1418805191957

Arıların kışlatma dönemi başladı

Evliyaoğlu, kışlatmayla ilgili yaptığı açıklamada, İlk defa geçen yıl uygulamaya konulan modern kışlatma alanları ile arı ölümlerini en aza indirmeyi hedefliyoruz dedi.Evliyaoğlu, Kovanların kışlatılacağı mekânların hava sürkilasyonunun olmasına, Kışlatacağımız kapalı alanın da kovanları koyduktan sonra karartma yapılması gerektiğini belirterek şöyle devam etti;

”Kentteki 46 bin arılı kovandan 25 bininin Ardahan’da kapalı ortamda, diğerlerinin ise Artvin’de açık alanda kışlatılacağını ifade eden Evliyaoğlu, şunları kaydetti: “Arılı kovanın konulacağı kapalı mekanın sessiz ve karanlık olması şart. Çünkü arıyı rahatsız eden ses ve ışık olmamalı ve bu sebeple uyanmamalı. En önemlisi de mekanda nem olmayacak. Hava sıcaklığı da sıfır derece olacak. Ayrıca kışlatmanın duvarı ve zeminiyle kovan arasında en az 60 santimetre mesafe olmalı. Çünkü burada hava sirkülasyonuna izin verilecek şekilde kovanlar dizilmeli. Nemsiz bir mekânda hava sıcaklığı arı için son derece önemli. Ayrıca kovan bacasına, yani arının girip çıktığı alana hava alacak şekilde ızgara konulmalı.

Kovan içindeki çerçeveyle kovan kapağı arasında da hava alacak şekilde uygun bir bez konulmalı.” Evliyaoğlu, kışlatma’nın son günlerde yağan kar ve sıfırın altına düşen soğuklarla başladığını söyleyerek, arıcıların kışlatmaya giren kovanda arı için yeterli olan balı da bulundurmaları gerektiğini ifade etti.

Kaynak:  http://www.sabah.com.tr/yesilekran/2014/12/17/arilarin-kislatma-donemi-basladi

fft81_mf2912347

İstanbul barajlarının yüzde 52.94’ü doldu

İstanbul barajlarından bu yıl ilk defa güzel haber geldi. Yaz ve sonbahar ayları boyunca gelen verilere göre barajlardaki su seviyesi günlük olarak son 10 yılın dibinde çıkıyordu. Bugün gelen bir veriye göre ise İstanbul barajlarındaki doluluk oranı yüzde 52.94’e çıktı. İstanbul 18 Aralık 2014 tarihindeki barajların doluluk oranına göre aynı günün 2013, 2011,2008 ve 2007 yıllarındaki doluluk seviyelerini geçti. İstanbul’un en dolu barajı ise yüzde 100’ dolu olan Istrancalar Barajı oldu.

İstanbul’a su sağlayan barajların doluluk oranı, son günlerde etkili olan yağışlarla yüzde 52,94’e yükseldi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi verilerinden derlenen bilgiye göre, kente su sağlayan ve toplam 863 milyon 770 bin metreküp su tutma kapasitesine sahip barajlardaki mevcut su hacmi artmaya devam ediyor. Barajlardaki su miktarı son 5 ayda kademeli olarak artarken, doluluk oranı ağustosta 17,23, eylülde 19,05, ekimde 27,62, kasımda 44,52 olarak gerçekleşti. Kentte su sağlayan barajların 4 Aralık’ta 46,83 olan doluluk oranı, seyreden günlerde daha da artarak, 52,94 seviyesine ulaştı. Geçen yılın aralık ayı başlarında barajların doluluk oranı yüzde 38,13’tü.

İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları şöyle:

B.Çekmece 27,24
Darlık 29,60
Sazlıdere 29,50
Alibey 74,74
Istrancalar 100,00
Pabuçdere 93,64
Kazandere 100,00
Elmalı 60,92

Kaynak:  http://www.radikal.com.tr/cevre/istanbul_barajlarinin_yuzde_5294u_doldu-1254110

1418635388527

Ulubat Gölü’nde tehlike çanları

Yüzlerce ölü balık ve kuş Gölyazı köyünde kıyıya vurdu. Uluabat Gölü’nde balıkçılık yapan vatandaşlar, balık ölümlerinin gölün çevresindeki fabrikaların atıklarından ve tarım arazilerine atılan ilaçların yağmurla göle karışmasından kaynaklandığını ifade etti. Balıkçılar bu duruma çare bulunmazsa tek geçim kaynakları olan balıkların tükeneceğini söyledi.

Gölyazı Balıkçı Kadınları Yardımlaşma Derneği Başkanı Nurten Üner, ‘Bu bölgedeki halkın geçim kaynağı balıkçılık. Gölyazı köyünde kadınlar erkeklerle birlikte balığa çıkıyor. Gölyazı’da her evin kapısı balığa açılıyor. Balıkçılıkla uğraşmayan hiçbir aile yok. Ailelerin bazıları balık tutuyor, bazılarıysa av malzemesi yaparak geçimini sağlıyor. Ekmek kapımız olan göldeki kirlilikten dolayı balıklarımız ölüyor. Gölün çevresindeki tarım arazilerine atılan ilaçlar yağmurla beraber göle karışıyor.

Gölün çevresindeki fabrikaların atıkları da göle boşaltılıyor. Uluabat gölünün çevresindeki kirlilik yüzünden geçim kaynağımız olan balıklarımız ölüyor. Sadece balıklar değil, kirlilikten kuşlar da ölüyor. Biz istiyoruz ki vatandaşlar şuurlansın. Gölü kirleten fabrikalara karşı tedbir alınsın. Bu kirliliğin önü alınırsa bölge halkı balıkçılığa devam edebilir. Biz bölge halkı olarak yetkililerden yardım istiyoruz’ dedi.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/yesilekran/2014/12/15/ulubat-golunde-tehlike-canlari

fft81_mf2864974

Kutup Martısı 140 yıl sonra yeniden Türkiye’de

Rize sahilinde kuş gözlemciliği yapan Murat Saltuk, Cuma günü farklı bir martı türü fotoğrafladı. Türkiye ’nin önde gelen kuş gözlemcileri ile yapılan değerlendirmeler sonucunda martı türünün 1874 yılında İstanbul ’da kayda alınan ’Kutup Martısı’ olduğu anlaşıldı. O tarihten bu yana ülkede görülmeyen ve fotoğraflanamayan nadir kuşlardan biri olan kutup martısının Rize sahilinde görüldüğü haberi, kuş gözlemcilerine ait internet  siteleri ile sosyal medyada duyuruldu. Ardından bu türü fotoğraflamak isteyen çok sayıda kuş gözlemcisi Rize’ye gelmeye başladı.

Bu sabah İstanbul, Antalya, Trabzon, Adana, Samsun ve İzmir’den Rize’ye gelen yaklaşık 20 kişilik kuş gözlemcisi ve fotoğrafçısı Kutup Martısı’ nı Rize sahilinde fotoğrafladı.

Rize Valisi Ersin Yazıcı’nın özel izni ile RİPORT Rize Liman sahasındaki gümrüklü alana giren kuş gözlemcileri, duvar üzerine konan kuşu fotoğrafladı.

“İLK KAYDI ALMIŞ OLMAM BENİM İÇİN BÜYÜK GURUR”
Kuş türünü ilk kez fotoğraflayan Murat Saltuk Kutup Martısı’nın ilk kez 1874 yılında İstanbul’da kayıt altına alındığını belirterek o tarihten bu yana ilk kez kuşun fotoğrafının alındığını söyledi. Saltuk, “Bu kuşun görülmesi ülkemiz için çok büyük bir olay. Dünyada genelde kuzey bölgelerde yaşıyor. Buralara kadar gelmiş. Bu kuşun kaydını almak Rize’ye nasip oldu. İlk kaydı almış olmam da benim için büyük bir gurur oldu” dedi.

“BU ALAN KUŞ GÖZLEM İSTASYONU HALİNE GETİRİLMELİ”
Rize Fotoğraf Sanatı Derneği (RİFSAD) Kurucu Başkanı Emin Kanbur 140 yıl önce Türkiye’de görülen kuş türünden dolayı ülkedeki kuş fotoğrafçılığı dalında önemli isimlerin Rize’ye gelmeye başladığını söyledi. Rize Fotoğraf Sanatı Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Berber ise, kuş türünün görüldüğü yerin korunması ve kuş gözlem istasyonu haline getirilmesini istedi.

Kaynak:  http://www.radikal.com.tr/turkiye/kutup_martisi_140_yil_sonra_yeniden_turkiyede-1250570

 

 

141212_bayburt.hmedium

Bayburt’ta korkutan yangın

Bayburt Kozluk köyünde, İzzet Teker’e ait tek katlı evde, henüz belirlenemeyen sebeple çıkan yangın kısa sürede binayı sardı.

Köydeki vatandaşların müdahalesine rağmen kontrol altına alınamayan yangın, bir süre sonra Teker’in evinin bitişiğindeki tek katlı 8 ayrı ev ile 6 ahıra sıçradı.

Özellikle ahırlardaki saman ve otların tutuşmasıyla tüm yapıları saran alevler kontrol altına alınamayınca vatandaşlar durumu itfaiyeye bildirdi.

Bunun üzerine yola çıkan Bayburt Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, il merkezine 29 kilometre uzaklıktaki köye giderek yangına müdahale etti.

İtfaiye görevlilerinin müdahalesi sonucu güçlükle söndürülen yangında, 9 evden 6’sı kullanılamaz hale geldi, 3’ü de hasar gördü. Olayda 6 ahır da tamamen yandı.

Yangın sonrası köyde hasar tespit çalışması yapan İl Afet ve Acil Durum Müdürü Adil Arslan, yangın çıkan 9 evden 6’sı ile 6 ahırın kullanılamaz hale geldiğini, 3 evin de hasar gördüğünü anlatarak, “Herhangi bir can kaybımız ya da yaralı vatandaşımız yok. Hayvanlardan telef olan olmadı ancak bazı vatandaşlarımızın ev ve ahırları ile ot ve samanları tamamen yandı” dedi.

Arslan, tek tesellilerinin olayda can kaybı olmaması olduğunu anlatarak, yangının çıkış sebebinin araştırıldığını belirtti.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25555541/

fft261_mf6261121

Rizeli vatandaşın yol çilesine ilginç çözümü

Rize’nin İkizdere ilçesinde evlerine yol alamayan Kösoğlu ailesi yüklerini oluşturdukları 40 metrelik metal arkda kaydırarak taşıyorlar.
Rize’nin İkizdere ilçesindeki Yeşilyurt Mahallesi’nde ikamet eden Kösoğlu ailesinin evlerine yol alamadıkları için yaşadıkları çile onların yüklerini taşımak için ilginç bir yöntem geliştirmelerine neden oldu.

Kösoğlu ailesi yıllardır evlerine tüm uğraşlarına rağmen yol alamadılar. Yüklerini sırtlarında taşımak zorunda olan aile artık kendilerine yetmeyen evlerini genişletmek için bir inşaat çalışmasına giriştiler. Aile önce komşularını ikna ederek evlerine yol almak istedi. Komşuları yol için arazilerinden geçilmesine izin verdi. Ancak İkizdere Belediye Başkanı Hasan Kösoğlu yolun geçirilmesi istenilen bölgenin heyelan bölgesi olduğu gerekçesi ile yola izin vermedi. Bu kez aile ilgili kurumlara yazılar yazarak bölgenin heyelan bölgesi olup olmadığının araştırılmasını istedi. Yapılan teknik incelemede ise bölgenin heyelan riski taşımadığı anlaşıldı. Bu kez ise arazilerinden yol geçirilmesine izin veren komşuları yol vermekten vazgeçti.
Kösoğlu ailesi bu kez başlatmayı planladıkları inşaatta kullanacakları inşaat malzemelerini taşıyabilmek için evlerine en yakın yoldan evlerine yakın bir noktaya kadar uzanan 40 metre uzunluğunda 1 metre yüksekliğinde metal bir ark oluşturdular. Yoldan arkın girişine yerleştirilen malzemeler eğimin etkisi ile hızla kayarak arkın bittiği noktaya kadar ulaşıyor. Ancak bu işlem sırasında açık malzemenin büyük bir kısmı ormanlık araziye saçılıyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Murat Kösoğlu, “Biz yıllardır yol çilesi çekiyoruz. Bu düzeneği çaresizlikten oluşturduk. Evimize yol alacaktık önce bize yol geçecek güzergahın heyelan bölgesi olduğu söylendi. Etüt yaptırdık. Bölgede heyelan riski olmadığı anlaşıldı. Bu kez Belediye Başkanımızın telkinleri ile komşularımız da arazilerinden yol geçirmemize izin vermedi” dedi.
Evin en yaşlı bireyi olan Fatma Kösoğlu (70) ise ilerleyen yaşına rağmen eşyaları sırtlarında taşıdıklarını belirterek, “Ben bir böbreğimi oğluma verdim. Hasta bir insanım. Yolumuz olmadığı için bu çileyi çekiyoruz. Yüklerimizi omuzlarımızda taşıyoruz. Kışlık yakacak odunumuzu omzumuzda taşıyoruz” diye konuştu.

Konuyla ilgili konuşan İkizdere Belediye Başkanı Hasan Kösoğlu ise “Ben evlerine yol almaları için uğraştım. Ancak istedikleri yerden yol almaları mümkün değil. Oradan yol alınırsa diğer yol riske girer. Komşuları da kendilerine arazilerinden yol için yer vermiyor. Benim bunda yapabileceğim hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/rizeli-vatandasin-yol-cilesine-ilginc-rize-yerelhaber-516047/

gokova-korfezi-nin-rengi-degisti-5064272

Gökova Körfezi’nin rengi değişti

Muğla’da iki gündür etkili olan yağışların ardından yağmur suyu kanallarından akan çamurlu su, gökova Körfezi’nin yüzeyinde kızıl renk oluşmasına neden oldu.
Muğla ve Ula’da günlük yaşamı olumsuz etkileyen yağışların ardından güneş yeniden yüzünü gösterdi.

Sıcak havayı fırsat bilerek güneşlenmek için Akyaka ve Akçapınar plajlarına gidenler, yağmur suyu kanallarından Akçapınar ve Kadın Azmağı Deresi’ne akarak körfezin yüzeyini kaplayan kızıl renkteki çamur tabakasıyla karşılaştı.

Bazı vatandaşlar, körfezde oluşan kızıl tabakayı görüntüledi. Bazıları da Akçapınar sahilinde oluşan çamurlu suda balık tutmaya çalıştı. Körfezde aşırı yağış nedeniyle su alan bazı tekneler kıyıya çekildi.

Akyaka’ya tatil için gelen bazı turistler, teknelerle körfezde gezintiye çıkarak fotoğraf makineleriyle oluşan kızıllığı görüntüledi.

Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, yağışların bugün de etkisini sürdüreceğini bildirdi.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/gokova-korfezi-nin-rengi-degisti-gundem-1981770/