Yazar arşivleri: Birsen GEDİK

35_1384857934_istanbul-icin-korkutan-uyari8f7caeaa3e875f7d9824.jpg

İstanbul için korkutan uyarı!

Almanya’da bulunan yerbilimleri ve deprem araştırmaları konusunda dünyanın önde gelen kuruluşlarından Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nde (GFZ) görevli Prof. Marco Bohnhoff, yaptıkları son ölçümlerin İstanbul için deprem tehlikesinin arttığını gösterdiğini söyledi.


Marmara’yı vuran 17 Ağustos 1999 depreminden sonra Merkezi Almanya’nın başkenti Berlin’in yakınındaki Potsdam kentinde bulunan GFZ çatısı altında özel bir ‘İstanbul Masası’ oluşturuldu. Bu ekip Alman sismologların çalışmalarında kırılacak fay hattının nereden geçeceği sorusuna ve buna paralel erken uyarı sistemleri üzerine yoğunlaştı. Amerika’nın Sesi Radyosu, önümüzdeki 30 yıl içinde Marmara Denizi’nde deprem olasılığının yüzde en az yüzde 30, en fazla yüzde 70 civarında olduğuna dair değerlendirmeler bulunduğunu bildirdi. Alman uzman Prof. Bonhoff, olası depremin en az 7 büyüklüğünde olacağını öne sürdü.


Kuzey Anadolu Fay Hattı, Marmara Denizi ve tüm bölgedeki en küçük sarsıntıları kaydeden uzmanlar ekibinin başındaki Prof. Marco Bohnhoff, İstanbul’da deprem riskinin sürekli var olduğunu, son ölçümlerin bu tehlikenin ciddi ölçüde arttığını gösterdiğini söyledi. GFZ’deki sismologlar, Kuzey Anadolu’dan başlayarak Marmara Denizi’ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki levhaların yılda 2- 3 santimetrelik bir hareketlilik içinde olduğunu hatırlattı. İstanbul ile ilgili araştırma yapan GFZ ekibinin başındaki Prof. Marco Bohnhoff, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın ‘dünyanın en aktif sismik kırılma çizgilerinden biri’ olduğunu, bölgede büyük levhalar arasında küçük birçok levhanın bulunduğunu söyledi. Alman uzman, depremin şiddetinin levlaların kendi içinde kırılıp, kırılamayacağına ve gerilim birikme ve boşalma hızına bağlı olacağını savundu.


GFZ uzmanı, İstanbul’un 20 kilometre kadar güneyinde uzanan fay hattındaki levhaların çok parçalı kırılmasını ‘iyi ihtimal’ olarak değerlendirirken bu durumda sarsıntının daha az büyüklükte bir dizi deprem halinde ve Richter ölçeğine göre, 6.5- 7.3 arasında olacağını, tek parça kırılma halinde depremin daha büyük olmasına yol açacağını syledi.


ERKEN UYARI SİSTEMİ İÇİN ÇALIŞMA

Jeolojik Araştırmalar Merkezi uzmanları, İstanbul’da olası bir deprem ile bağlantılı ‘Erken Uyarı Sistemi’ için de çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle Adalar çevresi olmak üzere fay hattına yakın yerlere kurulan ölçüm aletlerinden alınan verilerin sürekli değerlendirildiğini belirten Prof. Bonhoff, bu cihazlardan gelen verilere göre, depremin 2-4 saniye öncesinden haber verebileceğini, bu kısa sürenin en iyi koşullarda doğalgaz hatları ve köprülerin kapatılması, trafik lambalarının kırmızıya çevrilmesi için yetebileceğini, ancak binaların boşaltılmasının gerçekçi olmadığını söyledi.

 

http://www.muhalifgazete.com/haber/84729/istanbul-icin-korkutan-uyari.html

35_1381426950_884922_detay.jpg

Marmara’da dev köpekbalığı!

Yalova'nın Çiftlikköy İlçesi açıklarında balıkçı ağlarına camgöz olarak bilinen yaklaşık 800 kilogram ağırlığında köpekbalığı takıldı. Yalova Balıkçı Barınağı'na getirilen 5 metre uzunluğundaki dev köpekbalığını gören vatandaşlar ise balıkla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Çiftlikköy İlçesi açıklarında balıkçıların ağına takılan 800 kilogram ağırlığında ve 5 metre uzunluğundaki köpekbalığı Yalova Balıkçı Barınağı'nda sergileniyor. Yalova Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Erdal Tokalak, bu büyüklükteki bir köpekbalığının 10-15 yılda bir ağlara takıldığına dikkat çekerek, "Bu köpekbalığı 50 metre derinlikte ağlara takılmış. Bu balığın ağda yakalanması tesadüfü bir olaydır. Ağa sarılmış. Meslektaşlarımız bu köpekbalığını tekneyle çekerek barınağa getirdiler. Aslında koruma altında olan, avlanması yasak olan bir balık türü bu. Arkadaşlar, ağlara telef olmuş bir şekilde takıldığı için sahile çıkardılar" dedi.

Bu tür köpekbalığının ihracatının da yasak olduğunu dile getiren Tokalak, "Köpekbalığıyla ilgili Bursa ve Kocaeli'nde bir kaç yerle görüştük, mezatları aradık. Köpekbalığını yarına kadar elimizde tutacağız. Talep olursa satacağız. Talep olmazsa Yalova İskelesinin altına atarak balıklara yem yapacağız" dedi.

 

http://www.haberturk.com/yasam/haber/884922-marmarada-dev-kopekbaligi

21_1376940177_japonyada_yanardag_dehseti13768782950_h1063765.jpg

Japonya’da yanardağ dehşeti!



VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Japon ana adası Kyushu'nun güneyinde yer alan 1117 metre yükseklikteki volkandan 5 kilometre yüksekliğe kadar kül bulutu püskürüyor. 1955'teki patlamanın ardından ilk kez bu kadar yükseğe kül püskürdüğü belirtiliyor.

Sakurajima yanardağı yakınlarındaki Kagoshima'da insanlar maskelerini takarak yağmurluklarıyla ve şemsiyeleriyle sokağa çıkmak zorunda kaldı. Kentin yoğun bir duman altında kaldığı görüldü. Tren seferleri durduruldu. Yollardaki küllerin temizlenmesine çalışılıyor. Şu ana kadar ölen ve yaralanan olmadığı belirtiliyor.

Volkanda 1914'te meydana gelen patlamada 58 kişi yaşamını yitirmişti. Japon uzmanlar, Sakurajima yanardığının son yüzyıldaki en güçlü patlamalardan birisini gerçekleştirdiğini kaydediyor.

http://www.haber7.com/dunya/haber/1063765-japonyada-yanardag-dehseti

 

16_1374760750_karadenizi-bekleyen-buyuk-tehliked40f25a09f5d24bdb69d.jpg

Karadeniz’i bekleyen büyük tehlike

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, "Bilgisayar modellemelerinde ön görülen koşullar 2100 yılına kadar değişmezse Karadeniz'in suları iklim değişimine bağlı olarak 20 metre kadar yükselebilecek" dedi.

Bektaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzde küresel ısınma ve iklim değişimi nedeniyle sürekli dolan Karadeniz'in "ısıtılarak taşan tencere" gibi taştığını savundu.

Bektaş, 6 bin 500 yıl önce tatlı su gölü olan Karadeniz'in eski kıyı çizgisinin bugün 100-150 metre su derinliğinde bulunduğunu ifade ederek, "1992-2005 yılları arasında Karadeniz'in su seviyesindeki yükseliş bir önceki on yıla göre 2-3 kat daha artarak yıllık 8-9 milimetreye ulaşmıştır. Bilgisayar modellemelerinde ön görülen koşullar 2100 yılına kadar değişmezse Karadeniz'in suları iklim değişimine bağlı olarak 20 metre kadar yükselebilecek" diye konuştu.

2010-2011'deki 20 santimlik yükselme endişeyi artırdı

NASA'nın uydudan yapılan deniz seviyesi ölçümlerine göre 2010 ve 2011 kış aylarında emsali görülmemiş, gizemli 20 santimetrelik deniz seviyesi yükselimlerinin Karadeniz'in karalar üzerindeki ilerlemesini daha da endişeli boyuta taşıdığını belirten Bektaş, şunları söyledi:

"Son verilere göre atmosfere salınan karbondioksit ve diğer gazların azaltılmasıyla 2050 yılına kadar küresel ısınmanın olumsuz etkileri yüzde 25-50 oranında azaltılarak okyanuslardaki deniz suyu seviyesi azaltılabilecek. 21. yüzyıla depremden daha çok sel, taşkın, heyelan ve deniz seviyesi yükselimi gibi iklim değişimine bağlı doğal afetler damgasını vuracak."

Bektaş, Karadeniz'in ne zaman ve ne kadar taşıp, kıyıları ne kadar istila edeceği konusunun sahildeki yaşam planlaması açısından hayati önem taşıdığını da kaydetti.
http://www.muhalifgazete.com/haber/73836/karadenizi-bekleyen-buyuk-tehlike.html

35_1374484633_220720130842299100559_2.jpg

Kastamonu’da deprem

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre merkez üssü Kastamonu İhsangazi İlçesi'ne bağlı Bedirgeriş Köyünde saat 00.43'de Richter ölçeğine göre 4.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yerin 5.3 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, İhsangazi'nin yanısıra Kastamonu merkez ve ilçelerinden de hissedildi. İlk belirlemelere göre can ve mal kaybına yolaçmayan depremde endişelenen halk kısa süreli sokağa çıktı.

 

http://haber.stargazete.com/sondakika/kastamonuda-deprem/haber-774428

35_1374484534_page.jpg

Çin’de 6,6 büyüklüğünde deprem: 47 ölü

Pekin- Şinhua ajansı depremin, sabah saat 07.45 sularında meydana geldiğini, Minşien ve Cangşien yerleşim bölgelerini etkilediğini duyurdu. Depremin merkez üssünün yerin 20 kilometre altında olduğu belirtildi.

Çin'in resmi Şinhua ajansının haberine göre, merkez üssü eyaletin başkenti Lancou'ya yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki Dinşi kenti olan sarsıntıda, bölgedeki köy ve kasabalarda 270 kişinin yaralandığını duyurdu.

Gansu eyaleti 26 milyonluk nüfusuyla Çin'in en az nüfusa sahip bölgelerinden. Depremin merkez üssünün eyaletin dağlık ve küçük köylerinin bulunduğu kırsal alanda olduğu ifade ediliyor.

Bölgeye 120 kişilik arama kurtarma ekibinin sevkedildiği ancak yollardaki heyelan nedeniyle dağlık alanlara ulaşımda güçlük çekildiği belirtiliyor.

Bölgede Minşien, Çangşien, Maçüen ve Sızu başta olmak üzere birçok yerleşim yeri ile iletişimin güçlükle sağlandığı, elektrik kesintisi olduğu ve sıklıkla toprak kayması vakalarının meydana geldiği aktarılıyor.

Yetkililer, afet bölgesine arama-kurtarma ve tıbbi yardım ekiplerinin ulaştığını ve çalışmalarına başladığını açıkladı. Sarsıntının komşu eyalet Şaanşi'nin başkenti Şian'dan da hissedildiği ifade edildi.

Çin'de son yılların en büyük depremi güneybatıdaki Sıçuan eyaletinde meydana gelmiş ve 7,9'luk sarsıntının ardından 90 bin kişi hayatını kaybetmiş ya da kaybolmuştu.

 
35_1372162970_bogaz.jpg

‘İstanbul depreminin eli kulağında’

Güncelleme:25 Haziran 2013 15:15

Alman uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, olası birİstanbul depremi için çıkış noktası tarihi yarımadaya 15 ila 20 kilometre mesafede olabilir.
Merkezi Potsdam'da bulunan Jeolojik Araştırmalar Merkezi'ne (GFZ) bağlı uzmanların Türk meslektaşlarıyla işbirliği içinde yaptığı bir araştırmanın sonuçları geçen hafta açıklanmıştı.

Prestijli bilimsel dergilerden “Nature Communications”ın internet sitesinde yayınlanan araştırmada, “İstanbul'un güneyinde saptanan, 30 kilometre uzunluk ve 10 kilometre derinliğe sahip bir noktanın olası bir İstanbul depremi için çıkış noktası olabileceği” uyarısında bulunulmuştu.

'Kırılmanın olmadığı tek bölüm'

Bilimsel konulardaki makaleleriyle tanınan gazeteci Dagmar Röhrlich, Deutschlandradio ile söyleşisinde, uzmanların nasıl böyle bir sonuca vardıklarını şöyle anlattı:

"Burada söz konusu olan Kuzey Anadolu Fay Hattı, çok uzun bir hat. Yaklaşık 1400 kilometre. Van Gölü’nden Ege Denizi‘ne doğru uzanıyor. Bu hatta Anadolu Plakası ile Avrasya Plakası hareket ediyor. 1930’lu yıllardan bu yana hatta sürekli kırılmalar yaşandı. Son olarak 1999 yılındaki İzmit ve Düzce depremleri oldu. Bu hatta kırılmanın olmadığı tek bölüm ise Marmara Denizi’nden, İstanbul’un önünden geçen bölüm. Bu noktada kaydedilen son büyük deprem 1766 yılında olmuş.

İstatistiki olarak her 200 ila 250 yılda bir ağır şiddette bir deprem olduğunu belirten Röhrlich, sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul Depremi‘nin bir deyişle eli kulağında olduğu söylenebilir. Bu yüzden İstanbul’un güneyindeki Adalar’a Alman ve Türk deprembilimciler bir ölçüm mekanizması yerleştirdiler ve hareketliliği ölçüyorlar. Ve bu verilere göre, şehrin sadece birkaç kilometre ilerisinin olası bir İstanbul depremi için çıkış noktası olabileceği sonucuna vardılar.“

Reklam

Kuzey Anadolu Fay Hattının son yıllarda kaygı verici seviyede sakin olması da uzmanların özellikle dikkat çektiği bir nokta. Bu sessizliğin, fay hattında gerilimin biriktiği ihtimalinin göstergesi olabileceğine işaret ediliyor.

Sıradışı sessizlik

Adalar’ın söz konusu ölçümleri yapmak için ideal noktalar olduğunu kaydeden uzman Dagmar Röhrlich şöyle konuştu: “Zira depremin olası çıkış bölgelerine uzaklıkları iki üç kilometreyi geçmiyor. Potsdam Jeolojik Araştırmalar Merkezi'ne bağlı uzmanların burada 2006 ile 2010 yılları arasında topladıkları verilerin analizinde şöyle bir tablo ortaya çıkıyor: Tam o noktada fay hattı sağlı sollu kemirilmiş izlenimi veriyor, sağında solunda ufak sarsıntılar oluyor, ancak fay hattının üzerinde tamamen bir sessizlik var. Bu çok sıradışı.“

Alman ve Türk sismologların ortaklaşa hazırladığı araştırmada, olası depremin zamanlamasına ilişkin 2004 tarihli bir raporda yer alan öngörüye de dikkat çekiliyor. Raporda, Marmara Denizi'nde olası bir depremin büyüklüğünün en az 7 olacağı vurgulanmıştı. 2034′e kadar bu depremin olma olasılığı en az yüzde 35, en fazla yüzde 70 civarında gösteriliyor.

Bazı uzmanlar ise raporda yer alan bu teze karşılık daha az şiddette bir dizi deprem olasılığının güçlü olduğunu savunmuşlardı. Kuzey Anadolu Fay Hattı‘nın doğu yönündeki uzantısında yer alan Düzce ve İzmit'te 1999 yılında meydana gelen depremlerde resmi rakamlara göre, 20 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.

http://haber.mynet.com/istanbul-depreminin-eli-kulaginda-704955-dunya/

 

35_1371581577_istanbul-icin-deprem-uyarisi-4744327_o.jpg

İstanbul İçin Deprem Uyarısı

Alman uzmanlar İstanbul için deprem uyarısında bulundu. Merkezi Postdam'da bulunan Jeolojik Araştırmalar Merkezi'ne (GFZ) bağlı uzmanların Türk meslektaşlarıyla işbirliği içinde yaptığı bir araştırmanın sonuçları yayınlandı. Prestijli bilimsel dergilerden "Nature Communications"ın internet sitesinde yayınlanan araştırmada, "İstanbul'un güneyinde saptanan, 30 kilometre uzunluk ve 10 kilometre derinliğe sahip bir noktanın olası bir İstanbul depremi için çıkış noktası olabileceği" belirtildi. Uzmanlar, "Kuzey Anadolu Fay Hattının son yıllarda kaygı verici seviyede sakin olduğunu, bu sessizliğin, fay hattında gerilim birikimi ihtimaline" işaret ettiler. Depremin zamanlaması

Araştırmada olası depremin zamanlamasına ilişkin 2004 tarihli bir raporda yer alan öngörüye işaret ediliyor. Sözkonusu raporda, Marmara Denizi'nde olası bir depremin büyüklüğünün en az 7 olacağı vurgulanmıştı.

2034'e kadar bu depremin olma olasılığı en az yüzde 35, en fazla yüzde 70 civarında. Bazı uzmanlar ise raporda yer alan bu teze karşılık daha az şiddette bir dizi deprem olasılığının güçlü olduğunu savunmuşlardı.

Kuzey Anadolu Fay Hattının doğu yönündeki uzantısında yer alan Düzce ve İzmit'te 17 Ağustos 1999'da meydana gelen depremde 20 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.

 

 

http://www.haberler.com/istanbul-icin-deprem-uyarisi-4744327-haberi/

35_1369387864_deprem13.jpg

Rusya’nın kuzeydoğusu 8.2 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı

Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, bugün saat 10.00′da Ohotsk Denizi’nin 600 kilometre derinliğinde 6,7 büyüklüğünde deprem meydana geldiği bildirildi. Açıklamada depremin, Petropavlosk ve Kamçatka bölgesinde de 4-5 büyüklüğünde hissedildiği kaydedildi.

Depremden sonra Sahalin Bölgesi ve Kuril Adaları için kısa süreli tsunami alarmı verilirken, ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı ifade edildi. Ohotsk Denizi’ndeki depremin başkent Moskova’nın da aralarında olduğu bazı Rus şehirlerinde de hissedildiği belirtildi.

 

http://sozcu.com.tr/2013/genel/8-2-siddetinde-deprem.html