Ana Sayfa | İletişim| SismikHaber.Org | Dohad.Org | Forum | Gözlemler | Makaleler | Sponsorluk için tıklayın | Çalışma Günlüğü | İtü Örnekleri   online   13

 Danışmanlarımız | İtü Toplu İzleme  | Medya | Sayısal Ölçüm Ağı Projesi

 Bildiğini bilenin arkasından gidiniz. Bildiğini bilmeyeni uyarınız. Bilmediğini bilene öğretiniz. Bilmediğini bilmeyenden kaçınız." Konfüçyus

İstasyonlarımızda ve Ar-Ge  Çalşmalarında Kullanılmak Üzere P4 Bilgisayarlara İhtiyaç Duyulmaktadır Yardımcı Olabilecek Kişilerin  info@dohad.org Mail Adresini Kullanarak  İrtibat Kurmalarını Rica Ederiz ...
                   
Yeni Sayfa 1
Yeni Sayfa 1

Gönüllü Olun


Deprem erken tahmin      yöntemlerinden biri olan sıra dışı doğa olaylarını gözlemleyerek bu konudaki araştırmalara katkıda bulunabilirsiniz.
Gönüllü Olmak İstiyorum

Ziyaretçi Bilgileri
Aktif Ziyaretçi 2
Bugün Tekil15
Ayrıntı
Bağış Yapmak İstermisiniz ?
DOHAD
T.İş Bankası
İstanbul Gayrettepe Şubesi
Şube Kodu:1080
Hesap No:529030
IBAN:TR35 0006 4000 0011 0800 529030
Resmi Üyelik
Giriş bedelini yukarıdaki hesap numaramıza yatırdıktan sonra
başvuru formunu imzalı olarak 0-212-5071108 nolu faksa gönderiniz.
(Yıllık aidatın yıl sonuna kadar ödenmesi gerekmektedir)
Yeni Üyelik Giriş Bedeli:30 TL
Yıllık Üyelik Aidatımız:100 TL
Resmi Üyelik için Başvuru formunu buradan indirebilirsiniz.
Son Depremler
Kandilli Kayıtları
USGS Kayıtları

Hosting Sponsorumuz


Haykem Mühendislik
Teşekkür Ederiz

Dohad Kardeşliği


Üyelik Hediye Kampanyası

Resmi üye arkadaşlarımız veya resmi üye olmak isteyen dostlarımız istedikleri bir gönüllümüze resmi üyelik hediye edebilecekler.
Tabii bu davete konu olan dostlarımızın da onaylarıyla.
HAYDİ , Dostlarınıza resmi üyelik hediye ederek DOHAD`ın büyümesine katkıda bulunun

Makaleler


Deprem Habercisi Karıncalar   
(PDF ,724KB)

Deprem Bulutları (PDF ,1.MB)

Diğer Makaleler

 

1957 Fethiye Depremi – Servet YANATMA

Tarih Vakfı internet sitesinden alınan bu makale Toplumsal Tarih Dergisi Üniversite Öğrencileri Tarih Yarışması’ndan ikincilik ödülü almıştır.

Giriş : Ege ve Akdeniz bölgeleri arasında geçiş sahası görüntüsündeki Muğla’nın en önemli yerleşim merkezlerinden biri Fethiye’dir. İlçenin, merkeze bağlı 21, Eşen bucağına bağlı 15, Kemer bucağına bağlı 25, Üzümlü bucağına bağlı 8 ve Seki bucağına bağlı 10 köy olmak üzere, toplam 79 köyü vardır.1 1955 nüfus sayımına göre, Fethiye ilçe merkezinde 5.665, köy ve bucak merkezlerinde ise toplam 53.997 kişi yaşamaktaydı.

Hem bölgenin tektonik yapısını daha iyi anlamak, hem de sismik tehlikeyi değerlendirmek için, bölgede gerçekleşmiş depremlerle ilgili bilgimizi zaman olarak olabildiğince geriye götürmek önemlidir.(3) Bu yüzden, Fethiye ilçesinin konumuyla ilgili zemin ve tektonik bilgilerini aktarmak yararlı olacaktır. Fethiye’de zeminin genç alüvyonlardan oluşması ve yeraltı suyunun da yüksekte bulunması, depremlerde şiddeti arttırıcı bir rol oynamaktadır.

Seki bucağı havzası hariç, Fethiye’nin diğer bütün kesimleri dağların eteklerinden gelen toprağın kaymasından meydana gelmiştir. Eşençayı vadisi ile deniz kenarına kadar olan düz saha alüvyonludur. Bu bölgede çakıl, kum ve siltten oluşan ve geniş bir sahayı kapsayan gevşek bir zemin vardır.(4)

Fethiye, Türkiye’nin birinci derecede tehlikeli deprem kuşağı içindeyer alır.(5) Kasaba batıda Kerme körfezinden Kocaçayı vadisine kadar giden ve Akdeniz kıyısına paralel olarak uzanan bir tektonik çukurluk sisteminin içindedir. Bu çukurlukta sık sık yerel depremler oluşmaktadır.

Fethiye ayrıca, İstanköy, Meis ve Rodos adaları deprem merkezlerinin etki alanı içindedir. Geçmişte de Fethiye’de önemli depremler meydana gelmiştir. Bunların en önemlileri; 528′de Antalya ile Fethiye arasındaki kıyı sarsıntıları, 3 Nisan 1851′de Fethiye ile Rodos Adası arasındaki denizaltı çukurluğundaki sarsıntı, 1856′da ilçenin tamamen yıkıldığı ve birçok can kaybının meydana geldiği büyük sarsıntı, 2 Ekim 1864 ve Mayıs 1897 sarsıntıları, dolma arazide yer alan 2 ev ve 1 ilkokulun tamamen yıkıldığı 1926, Temmuz 1940 ve 19 Ekim 1951 depremleridir.(6)

Fethiye’de 1950′li yılların ortalarındaki konut tipleri ise şöyledir: İlçenin merkez ve köylerinde evler ve diğer binalar kireç harçlı taş duvarlar örülerek yapılır, yine kireç harçla sıvanır ve üzeri kiremitle örtülürdü.

Ancak resmi devlet binaları ile maddi durumu müsait olan kimseler betonarme bina yaptırırlardı.

Kireç harçla yapılmış taş duvarlar beton kadar dayanıklı olmayıp kısa ömürlü olurdu. Zelzelede yıkılan binaların çoğu tabii taş ve zayıf bir harçla inşa edilmiştir. Birçok binada duvar üstlerinde ve döşeme seviyelerinde yatay hatılları mevcut değildi. Hasarın çoğu duvarların eğilme noksanlığı yüzünden meydana gelmiştir.(7)

1957 Depremi ve Etkileri

24 Nisan 1957 gecesi saat 21.17′de 6.2 şiddetinde, 25 saniye süren, merkezi Fethiye olan ve Marmaris, Köyceğiz, Rodos, Muğla, Kaş, Bodrum, Milas, Yatağan, Acıpayam, Tefenni, Finike, Aydın, Isparta, Burdur, Ödemiş, Nazilli, Denizli, Symi ve Kos’ta da yer yer etkili olan bir sarsıntı meydana gelmiştir.(8) Bu sarsıntıdan yaklaşık 7 saat sonra, 25 Nisan sabahı saat 04.26′da 7.1 şiddetinde ve 60 saniye süren ikinci bir zelzele daha meydana gelmiş ve yine aynı alanlarda etkili olmuştur. (9) Bununla birlikte, artçı sarsıntılar yaklaşık bir hafta boyunca devam etmiştir.

Yaşanan ilk sarsıntıda, Fethiye halkının büyük bir bölümü teravih namazı için camilerde toplanmış bulunuyordu. Depremle birlikte halk sokaklara dökülmüş, kasabada büyük bir kargaşa ve korku yaşanmaya başlamıştır. Yeni Cami’nin minaresinin yıkılması sonucu 4 kişi hayatını kaybetmiştir.(10) Bu durumu gören halkın korkusu daha da artmıştır. Ölüm olaylarının duyulması ve tekrar deprem olacak; söylentilerinin hızla yayılması sonucu halk evlerini terk etmiştir. 7.1 şiddetindeki asıl sarsıntı sabaha karşı 04.26′da yaşanmıştır. İlk sarsıntıdan sonra halkın büyük bir bölümünün evlerini terk etmiş olması, ikinci sarsıntıdaki can kaybının nisbeten az olmasını sağlamıştır. Fakat, yine de, kaza merkezi ve ona bağlı köylerde 27 ve diğer ilçelerde 40 kişi olmak üzere toplam 67 kişi hayatını kaybetmiştir. (11) Evlerine çok yakın geceleyen ya da bina duvarlarının yanında uyuyanlar arasında hayatını kaybedenler olmuştur. Karanlığın yanı sıra, kargaşa ve panikten dolayı halkın yardımlaşmaları da etkisiz kalmıştır. İlçede bir kurtarma ekibi mevcut olmadığından, resmi bir kuruluş ilk etapta yardımda bulunamamıştır.

Bununla birlikte, kaymakamlık, belediye ve diğer emniyet görevlileri önce kendi ailelerine yardımda bulunmayı tercih etmişlerdir. Günün aydınlanmasıylabirlikte, zelzelenin büyüklüğü daha iyi fark edilmiş ve jandarma kuvvetleri halka yardım etmeleri için görevlendirilmiştir.(12)

Depremin yörede yarattığı hasarı şu şekilde özetlemek mümkündür: Fethiye’de rıhtımın 5-6 metrelik kısmı sahilden koparak sulara gömülmüş, bu civardaki asfalt yollar yer yer yarılmış ve kum kümeleri ortaya çıkmıştır. Telefon telleri kopmuş, haberleşme tamamen kesilmiştir. İrtibat ancak iki gün sonra sahra telsizi ile sağlanmıştır. İlçedeki hastane, cezaevi, postane, ortaokul, sağlık okulu ve belediye binası tamamen yıkılmış, Yeni Cami’nin ve diğer camilerin minareleri kısmen hasar görmüştür.(13) Muğla’da 2 cami, lise ve kız enstitüsü; Milas’ta ilkokul, zeytinyağı fabrikası, Hacıilyas ve Belen Camileri; Finike’de Taşova Camisi’nin minaresi; Çameli ve Tavas’ta binaların yüzde 80′i kısmen zarar görmüş; Gölhisar’da ise jandarma karakol binaları tamamen yıkılmıştır. Ayrıca, zelzele bölgesinde yaklaşık 1.500 hayvan telef olmuştur.(14)

Devlet Vekâleti tarafından verilen resmi istatistiklere göre, bütün deprem bölgesinde toplam 3.796 ev, 20 okul binası, 3 cami, 23 resmi bina, 124 işyeri tamamen yıkılmış; 586 ev, 34 okul, 5 cami, 1 resmi bina ve 14 işyeri ağır; 669 ev, 46 okul binası da hafif hasar görmüştür.(15)

Gazeteci Şahap Balcıoğlu’nun, Fethiye’de gördüklerini anlattığı cümleler de bize depremin ilçede meydana getirdiği hasar hakkında fikir verecek niteliktedir.

Ev gördüm Fethiye’de duvarı yok, damı yok

Cami gördüm Fethiye’de minaresi yok, cemaati yok

Fırın gördüm Fethiye’de işçisi yok, ekmeği yok

İnsan gördüm Fethiye’de gözleri var, feri yok

Bir şehir gördüm Akdeniz kıyısında, haritada yeri var, fakat heyhat…(16)

 

Depremzedelere İlk Yardım Faaliyetleri

 

24 Nisan günü 21.17′de yaşanan ilk sarsıntıda, zaiyat fazla olmadığı için yardıma fazla gerek görülmemiştir. Sabaha karşı yaşanan ikinci zelzeleden sonra, depremzedelere ilk yardıma koşan çevredeki jandarma birlikleri olmuştur. Daha sonra Belediye Başkanı Mehmet Alpman belediye işçilerini ve zabıta memurlarını halka yardım etmeleri için görevlendirmiştir. Jandarma birlikleri ve işçiler, duvarların yakınında gecelerken enkaz altında kalan kişileri kurtarmışlardır. İlçede bulunan devlet hastanesi ve belediye tabipliği tamamen yıkıldığı için ilk günler düzenli sağlık hizmeti verilememiştir. Fakat, ilçede bulunan az sayıdaki doktor bireysel olarak sağlık hizmeti vermeye çalışmıştır.(17) Bölgeye ulaşan ilk yardım aracı, Muğla Valiliği’nden gönderilen ve muhtelif gıda maddeleri taşıyan bir kamyon olmuştur. Yine aynı gün, Denizli ve Aydın Valiliği’nden erzak taşıyan kamyonlar gönderilmiştir. Çadır ve battaniye gibi barınma eşyaları bölgeye ulaşmadığı için, halk ilk gece güvenli gördüğü bahçelerde kendi olanaklarıyla gecelemiştir. İlçede elektriklerin kesilmesi ve herhangi bir aydınlatıcının olmaması halk arasında deprem korkusunun daha da artmasına neden olmuştur.(18)

Bölgeye ilk Kızılay yardımı 26 Nisan Cuma günü ulaşmıştır. Kızılay havayoluyla bölgeye 1.350 çadır, 2.500 battaniye, çeşitli ilaçlar ve 2 sandık taze kan göndermiştir. Fakat, temin edilen çadırlar ihtiyacı karşılamaya yetmediği için, Kızılay’dan yeni çadırlar istenmiştir. Ayrıca Milli Müdafaa Vekâleti’nce İzmir’de tertip olunan ve 17 cemse, 1 pikap, 3 jip, 2 Kanada doçu, 1 su tankı, 4′ü doktor 6 subay, 12 sıhhiye memuru, 50 er, 5 hemşire, 1 ebe ve 20 müstahdemden oluşan 60 yataklı seyyar askeri hastane ilçeye ulaşarak, depremzedelerin sağlık sorunlarıyla ilgilenmeye başlamıştır.(19)

İlk gece yaşanan karanlığın halktaki korkuyu ve paniği artırdığının farkına varan belediye yöneticileri, enkaz altındaki dükkânlardan 50 civarında gemici feneri temin etmişlerdir. Fenerler ve şişelere doldurulmuş gazyağı dağıtılınca, aydınlanma sorunu geçici olarak çözülmüş ve halk arasındaki korku biraz azalmıştır. (20)

Zelzelenin üçüncü günü olan 27 Nisan Cumartesi günü, Kızılay bölgeye tekrar yardım göndermiştir. Ayrıca, yardım cemiyetlerinin gönderdiği gıda ve diğer yardım maddelerinin sevk işine devam edilmiş, çok sayıda ulaşım aracı durmadan İzmir, Aydın, Denizli ve Muğla’dan erzak taşımıştır.

Fakat halk dağınık durumda bulunduğu için, gösterilen özene rağmen yardımlar etkili ve eşit dağıtılamamıştır. Belediye Başkanı Mehmet Alpman, Muğla valisi tarafından kendisine yardım için gönderilen savcı Nuri Devrim’in önerisiyle, halkı kamplara bölerek toplu hale getirmek istemiştir. Debboy, Muğla Makası, Mustafa Bey, Ali Onbaşı ve Patlangıç adında beş çadır kampı kurularak halk buralara yerleştirilmiştir. Hırsızlık olaylarının önlenmesi için, bütün halk kamplarda barındırılmış ve kamplardan izinsiz ayrılarak evlerine dönmeleri engellenmiştir. Bunun yanı sıra, jandarma kuvvetleri de yıkılan evlerin ve işyerlerinin yer aldığı Çarşı Caddesi’nde nöbet tutmuştur. (21)

28 Nisan Pazar günü, bölgeye Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve Dahiliye Vekili Namık Gedik gelerek incelemelerde bulunmuş, halka yatıştırıcı açıklamalar yapmış ve gerekli yardımların süreceğini söylemişlerdir. Bu arada bölgede sayıları artırılan jandarma birlikleri enkaz kaldırma çalışmalarına başlamış, fakat sürekli yağan yağmur çalışmalara engel olmuştur. 29 Nisan Pazartesi günü, İngilizlerin Akdeniz filosuna ait bir gemi, beraberinde 2.000 battaniye, 500 çadır, ilaç ve gıda maddesiyle ilçeye gelmiştir.

Gemide bulunan doktorlar depremzedelerin sağlık sorunlarıyla ilgilenmiş ve yerel yönetim yetkililerini bulaşıcı hastalıklara karşı uyarmıştır. Ayrıca, İngiliz filosuna bağlı teknisyenler elektrik motorunu onararak ilçenin yeniden aydınlatılmasını sağlamışlardır. Elektriklerin gelmesi halkı sevindirmiş, moralleri yükseltmiş, karanlık ve deprem korkusuna son vermiştir. Aynı gün Kızılay’ın kurduğu aşevi de depremzedelere sıcak yemek dağıtmaya başlamıştır. (22)Sonraki günlerde gelen yardımlar ve gıda maddeleri ihtiyaçları karşılamaya yeterli olmuş, ve Fethiye halkı yaşamını çadır kamplarında sürdürmüştür.

Fakat, giderek artan bir su sıkıntısı yaşanmıştır. Su sıkıntısı ilk günlerde İzmir’den arozözlerle su getirilerek çözülmüştür. İlerleyen günlerde ise kasabaya 3 km uzaklıktaki bir kaynaktan, borular döşenmek suretiyle su ihtiyacı karşılanmıştır. 2 Mayıs Salı günü, halk şeker bayramını bayram namazı kılarak sade bir şekilde kutlamıştır.(23)

Depremden yaklaşık bir ay sonra, belediye yetkilileri pazar yerini onararak hizmete açmış, çevre ilçelerden gelen esnaf halka satış yapmıştır. Ayrıca, belediye yetkilileri pazar yerinden sağladıkları kazançla işçilerinin ücretlerini ödemişlerdir.(24)

Barınma İhtiyacı

Deprem sonrası yaklaşık 8.000 kişi açıkta kalmıştır.(25) Diğer depremlerde bu gibi durumlarda akla gelen ilk çözüm, resmi binalarla birlikte ayakta kalan diğer binaları geçici olarak kullanmak olmuştur. Fakat, Fethiye depreminde binaların büyük oranda yıkılmış olmasından dolayı buna imkân olmamıştır. Bundan dolayı iskân sorunu aşamalar halinde çözümlenmeye çalışılmıştır.

İskân sorununu çözmek için yapılan çalışmaları üç aşamada incelemek mümkündür. İlk olarak çadır kampları kullanılmıştır. Belediye görevlileri tarafından, halka yapılan yardımların gerek düzenli ulaştırılması gerekse daha güvenli olması için beş çadır kampının oluşturulduğunu yukarıda belirtmiştik. Ayrıca Orman İşletme Müdürlüğünün bahçesinde de bir kamp oluşturulmuş, resmi daireler buraya taşınarak kısa bir süre içinde hizmete açılmıştır. Çadır kampları dört ay kadar kullanılmıştır.(26)

Depremden iki ay sonra ise geçici baraka yapımına başlanmıştır. Deprem İnşaatları Kontrol Amirliği kurularak 470 halk barakası ile birlikte 18 resmi daire barakası yapılmış, halk ve resmi daireler geçici olarak bu barakalara taşınmıştır.(27) Ayrıca, ihtiyacı olanlara hükümet tarafından kereste dağıtılmıştır. Bazı kimseler kendi barakalarını kendileri yapmayı tercih etmişlerdir. Geçici barakaların yapımında askerler ve belediye işçileri görev almıştır.(28) Barakalarını bir an önce teslim almak isteyen yöre halkı da çalışmalara katılmıştır.

Fethiye yöresinin deprem sahası içinde bulunduğunu dikkate alan hükümet, depremden zarar görenlere konut yapmayı öngören 7010 sayılı kanunu çıkararak, depremden bu kanunda belirtilen derecede zarar görenlerden beyanname almıştır. Depremzedelerin beyannamelerdeki isteklerine cevap verebilecek şekilde, Fethiye’nin imarı için önce 21.000.000, sonra 45.000.000 TL daha ayrılmıştır.(29) Mayıs 1958′de evlerin yapımına Karagözler mahallesinden başlanarak, 70 ev birinci, 163 ev de ikinci Karagözler mahallesinde olmak üzere, toplam 233 ev yapılmış ve bu evler ilk parti olarak Nisan 1960 tarihinde hak sahiplerine dağıtılmıştır.

Daha sonra Kesikkapı mahallesinden Kordon’a doğru inşaata başlanmış, burada da 294 ev yapılarak hak sahiplerine dağıtılmıştır. Hak sahiplerine dağıtılan toplam 527 ev üç tipte yapılmıştır.(30)

Büyüklüklerine göre 3B, 4B, 5A şeklinde yapılan evler için depremzedeler eşit taksitler halinde ve 20 yıl içinde 15.000, 20.000 ve 35.000 TL gibi sembolik ücretler ödemişlerdir. Burada ilgi çeken nokta deprem evlerinin gereğinden fazla sayıda yapılmış olmasıdır. Dönemin belediye başkanı Mehmet Alpman’ın verdiği bilgiye göre, depremde ilçe merkezinde tamamen yıkılan evlerin sayısı 450 civarındadır. Fazladan inşa edilen 80 kadar ev, aslında hak sahibi olmayanlar tarafından paylaşılmıştır. Gerek deprem dönemindeki gerekse depremden sonraki belediye yetkilileri, vatandaşlarının ev sahibi olmalarına sevindiklerini söyleyerek, bu duruma sessiz kalmışlardır.(31)

Cumhurbaşkanı Celal Bayar bölgede incelemelerde bulunurken, Yeni Fethiye’nin teknisyen mühendislerin raporları doğrultusunda dağ sırtlarında kurulacağını, zelzele bölgesinin de park haline getirileceğini belirtmiştir. Depremden sonra jeofizik mühendisleri bölgede çalışmalar yapmış ve ayrıntılı raporlar hazırlamıştır. Değerlendirme sonuçları şöyledir:

Alüvyon teşekkülâtı üzerinde zelzele hasarı fazla olmaktadır. İlçede zemin genç alüvyonlardan oluşmuştur. Bundan dolayı alüvyon tabakasının terkibi üzerinde çalışılmalıdır.(32)

Fethiye’de iki tür arazi vardır:

1. Sahilde olan ve denizden dolma arazi, ki çürüktür.

2. Dağ eteğinde, kayalık ve sağlam arazi

Dolma arazide deprem dalgaları yavaş intişar eder, dolayısıyla da tahribat fazla olur.(33)
Bütün bu açıklama ve raporlara rağmen, şehir yine zelzeleden hasar gören bölgede kurulmuştur. Dönemin belediye başkanı Mehmet Alpman, şehir kurulurken halkın fikrinin alındığını ve genel isteğe uyulduğunu belirtmiştir. Diğer taraftan, bugün Fethiye’de yaşayanlardan bazıları bu görüşe katılmamaktadır.

Onlara göre, şehir kurulurken ilçede yaşayan, Kemal Karadenizli, Hilmi Döverli, Hakkı Dontlu ve Baha Şıkman gibi bazı zengin kişilerin görüşleri etkili olmuştur. Nedeni ise zelzele bölgesinde fazla arazisi ve mülkü olan bu mal sahiplerinin Fethiye şehri başka bir yere kurulursa servetlerini yitirme veya mal varlıklarının değerini kaybetme korkusuyla yaptıkları çalışmalardır.(34)

7010 Sayılı Kanunla Depremzedelere Sağlanan Olanaklar

Muğla, Denizli, Bolu, Aydın ve Sakarya vilayetleri dahilinde kendileri veya miras bırakanların adlarına tapulu veya tapusuz kullanma hakları olan binaları, yer sarsıntısında yıkılmış veya oturulamayacak derecede hasara uğramış olanlarla bu binalarda kiracı bulunanlara borçlanarak ve borçlanma bedelleri taksitle ödenmek şartıyla binalar ve mahalli mahiyetteki âmme tesisleri ile şehir ve kasabalarda yıkılan veya hasara uğrayan ilkokulları yaptırmak üzere, yıllık ödeme miktarı 20-20-10 milyon lirayı geçmemek üzere 50 milyon liraya kadar bono çıkarmaya Nafıa ve Maliye Vekili yetkilidir.

Bununla birlikte, binaları iskâna engel teşkil etmeyecek derecede az hasar görenlere Nafıa Vekaleti’nce toplu inşaata imkân görülmeyen durumlarda zarar gören bina sahipleri aynı haklardan yararlanabilirler

Gayri menkullerin bedelleri köylerde köy ihtiyar meclislerinden iki, görevli fen adamlarından bir kişiden olmak üzere üç kişilik, şehir ve kasabalarda belediye meclisi azasından, mülk sahiplerinden ve görevli fen adamlarından seçilecek üçer kişilik komisyonlar tarafından takdir edilir.

Bu kanuna göre yapılacak binalardan şehir ve kasabadakiler Türkiye Emlâk Kredi, köylerdekiler ise Ziraat Bankası tarafından bu kanundan faydalanacak kimselere ödenir. Bu kanuna göre yaptırılan binaların borçlanma bedelleri faizsiz olarak 20 yılda ve senelik eşit taksitlerle tahsis olunur. Ancak köylerde kuraklık ve âfet gibi olağandışı bir sebep yüzünden taksitlerin vadesinde ödenmemesi halinde Ziraat Bankası mevzuatına göre tecil işlemleri yapılır.

Bu kanuna göre yapılacak binalara gerekli her cins tomruk ve kereste, Nafıa Vekâleti’nin talebi üzerine Ziraat Vekâleti’nce en yakın Devlet Orman İşletmeleri istif yerleri veya fabrikalarından şehir, kasaba, ve köy tefrik edilmeksizin yalnız kesme, taşıma, imal masrafları karşılığında verilir.

Yardım komiteleri emrinde toplanan bağış paralarından bina inşaasına tahsisi mümkün olan paralar Kızılay Cemiyeti Genel Merkezi’nde açılacak özel bir hesapta toplanır ve bu paralar yer sarsıntısından zarar görenler için yapılacak binaların inşaatında kullanılmak üzere Kızılay’ca NafıaVekâleti emrine verilmiştir. Resmi Gazete, 20 Haziran 1957, s. 17345-17348, Kanun No: 7010, Kabul tarihi 14/6/1957

Nakdi Yardımlar

Depremzedelere yapılan yardımlar ya genel hükümet bütçesinden aktarılmış ya da yardım cemiyetlerinden toplanan paralardan karşılanmıştır. Hükümetlerin ilçeye yaptığı harcamalar şöyledir. Karagöz mahallesinde yapılan evler için 21.000.000, Kesikkapı mahallesi için 45.000.000, istimlak için ise 15.000.000 TL harcanmıştır. Ayrıca Deprem Amirliği, 1.200.000 liraya belediye sarayını, 2.600.000 liraya da Atatürk İlkokulunu, itfaiye garajı ve buz fabrikasını yaptırmıştır. Bunlara ek olarak, depremde yıkılan diğer resmi binalar bağlı bulundukları Zakanlıklar tarafından yaptırılmıştır.(35)

Yardım cemiyetlerinin ve yardımseverlerin yaptığı bağışlar ise şu şekildedir:

İzmir Valiliği 30.000,
Çine kazası halkı 2.000,
Antalya halkı 2.000,
İzmir Tariş Kooperatifi 10.000,
Pfizer ilaç fabrikası 8.000 liralık ilaç,
Sanatçı İlham Gencer çalıştığı pavyonda yardım sergisi açarak 708 lira,
İnhisar Nakliyat Şubesi emrinde çalışan kara ve gemi adamları bir pazar yevmiyelerini bağışlamışlar, İstanbul’da yapılan toplantı sonucu vilayet 20.000,
belediye 50.000, Ticaret
Odası 25.000 ve yüksek mimar Muhiddin Güven 50.000 TL teberruda bulunmuşlardır.
Ayrıca, Hatay Deprem Komitesi 10.000,
Menemen Kızılay Cemiyeti 4.000,
Bergama Kızılay Cemiyeti 500 lira,
Ilgaz Şoför Odası 100 lira, Samsun
Esnaf-Kefalet Kooperatifi 200 lira,
Tirilye nahiye merkezi 10.000, Silifke
halkı 300, Kadir Ünlü kardeşler 253,
Balıkesir cezaevindeki 300 kadar
mahkûm da 309 lira bağışta bulunmuşlardır. Bunun yanı sıra,
Burdur Karamanlı halkı 549,
Zonguldak Yardımseverler Derneği 895 lira değerinde giyim eşyası,
İzmir Öğretmenler Derneği 309,
Edremit Terziler Cemiyeti 125,
Ankara Elektrik-Havagazı İşletmesi memur ve işçileri 465,
Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası memurları 2.040 ve
Çine Atatürk İlkokulu öğrencileri 92 lira yardımda bulunmuşlardır.
Ermeni patriği Karekin Haçaduryan 20.000 lira teberruda bulunmuştur.(36)
Yapılan bütün bu yardımlar Muğla Valiliğinin emrine verilmiştir.

Nakdi yardımlar ülkemizle sınırlı kalmamış, yabancı ülkeler de depreme karşı duyarlılıklarını göstermiştir. İngilizler 500 çadır, 2.000 battaniye, gıda ve sağlık maddeleri göndermiştir. Amerikan elçisi Fletcher Warren zelzele bölgesine gelerek incelemelerde bulunmuş, ilgililere gerekli yardım malzemelerini sormuştur. Kızılay’ın cevabı üzerine, 2.500 çadır, 5.000 battaniye ve her birinden 1.000 şişe olmak üzere antibiyotik ve vitamin göndermiştir. Ayrıca, Kıbrıs Türktür Partisi, Kıbrıs Türk Kurumları ve Kıbrıs Türk Kadınlar Birliği felaketzedelere yardım için bir komite oluşturmuştur.(37)

Fethiye Ve Çevresinde Hasar Gören Yapıların Dağılımı
Fethiye: 1500 Bina tamamen, 150 Bina kısmen, Hastane, cezaevi, postane, ortaokul, sağlık okulu, belediye,Yeni Cami’nin ve diğer camilerin minareleri zarar gördü.
Marmaris; 170 Bina tamamen, 200 Bina kısmen zarar gördü.
Köyceğiz: 269 Bina tamamen, 756 Bina kısmen, zarar gördü.
Muğla; 11 Bina tamamen, 80 Bina kısmen, 2 cami, lise, kız enstitüsü zarar gördü.
Datça; 38 Bina tamamen, 80 Bina kısmen zarar gördü.
Milas; 78 Bina tamamen, 200 Bina kısmen, İlkokul, zeytinyağı fabrikası, Hacıilyas ve Belen camileri zarar gördü.
Eskihisar; 230 Bina tamamen, 140 Bina kısmen, zarar gördü.
Ula; 12 Bina tamamen, 145 Bina kısmen, zarar gördü.
Finike; Taşova Camii’nin minaresi zarar gördü.
Kalkan; 55 Bina tamamen zarar gördü.
Çameli; Resmi ve özel binaların % 80′i zarar gördü.
Tavas; Sazak Köyü’ndeki binaların % 90′ı zarar gördü.
Gölhisar; 52 Bina tamamen, 18 Bina kısmen, Jandarma karakol binaları zarar gördü.

Hakkı Öcal, 25 Nisan 1957 Fethiye Zelzelesi, Ankara, 1958, s. 4-6
“Zelzele Mıntıkasına Yardım Yağıyor”, Hürriyet, 28 Nisan 1957
“Yardımlar Sürüyor”, Vakit, 1 Mayıs 1957
“Kıbrıs’tan Yardım,” Cumhuriyet, 28 Nisan 1957
ve Mehmet Alpman ile görüşmeden yararlanılarak oluşturulmuştur.

Deprem Söylenceleri

Depremin ardından son derece yaygın olan deprem söylenceleri halk arasında hızla yayılmıştır. Görgü tanıklarının hâlâ anlattığı ve gazetelere de yansımış olan başlıca söylenceler şöyledir:

İstanbul’da bulunan bir üniversite öğrencisinin anlattığına göre şubat ayında Fethiye bölgesinde on defadan fazla hafif sallantı olmuştur. Öğrenci, bir sabah denizin birkaç yüz metre ilerisinde köpürmeler gördüğünü ve o mıntıkadan kırmızı toprakların su üstüne çıktığını söylemiştir. Yaşlılar bunun altından bir felaket çıkacağını haber vermişlerdir.38 Lütfiye Mutlu isimli depremzede kadın ise rüyasında zelzelenin olacağını hissettiğini söylemiş ve şunları anlatmıştır:

Ne zaman rüyamda tırnaklarımı yesem, başıma bir felaket gelir. Bunu defalarca denedim. Zelzelenin olduğu gece de henüz uyumuştum. Rüyamda sol tırnaklarımın hepsini yemiştim.(39)

En çok duyulan söylence ise her depremde olduğu gibi hiç şüphesiz şuydu: Tekrar deprem olacakmış, başka yerlerde de oluyormuş. Ayrıca aşırı sıcaklar vardı, sıcaklar depremin habercisiydi. Fethiye’de dağlar yarılmış, ormanlar suya gömülmüş. Birçok yerlerde toprak çatlamış ve hatta bu çatlaklardan sular fışkırmaya başlamıştır. Deniz altında toprak yarılması olmuş.(40)

Diğer bir depremzede, Mehmet Köse de, gayet enteresan bir olay anlatmıştır. Mehmet Köse’nin anlattığına göre ilk zelzelenin olduğu günün akşamı Fethiye’nin kuzey batısında semada kıpkırmızı bir leke görülmüş. Lekeyi gören Mehmet Köse derhal evine koşmuş ve karısına bugün zelzele olacak; evde bulunmayalım demiş. Böylece evi boşaltmışlar.(41)

Yörede en çok yayılan söylence ise Kaymakam Nezihi Okuş’un halkı dışarı çıkmaya davet ederek ikinci sarsıntıdan kurtardığı hakkındadır. Yaşlı kimseler bu olaya dini bir yakıştırmada bulunmuşlardır. Onlara göre, ilk zelzeleden sonra beyaz sakallı, nur yüzlü, yaşlı bir dede kaymakama gelerek tekrar deprem olacağını söylemiştir. Bunun üzerine, kaymakam halkı evlerinden dışarı çıkartmıştır.(42)

Bugüne kadar yayınlanan kaynaklarda, 1957 Fethiye zelzelesinde can kaybının az olmasının en önemli nedeni, Kaymakam Nezihi Okuş’un ilk sarsıntıdan sonra zor kullanmak pahasına halkı evlerinden dışarı çıkarması olarak geçer. Ancak, bu olayın aslı ilk bakışta göründüğü gibi değildir. İlk sarsıntıdan sonra halkın dışarı dökülmesinin nedeni, camide yaşanmış olan ölüm olaylarından dolayı korku ve panik başlaması, ölüm haberlerinin hızla yayılması ve tekrar deprem olacağı yönündeki söylentilerin olumsuz etkisidir.

Başbakan Adnan Menderes inceleme yapmak üzere ilçeye geldiği zaman, Fethiye kaymakamlığını yaptığı çalışmalardan dolayı kutlamak için kendi ceketini kaymakam Nezihi Okuş’a hediye etmiştir. Bu durum gazetelere Kaymakam Nezihi Okuş halkı zor kullanarak dışarı çıkardı ve ölü sayısının az olmasını sağladı şeklinde yansımıştır.(43) Jandarma kuvvetlerinin halkı depremden sonra yer yer evlerinden zor kullanarak çıkarttıkları doğrudur.
Fakat, bunun nedeni halkın çadır kamplarına alınmasından dolayı artma ihtimali gösteren hırsızlık olaylarının engellenmek istenmesidir.(44)

Başbakan Adnan Menderes’in kaymakama iltifatları, her ne olursa olsun hükümet sizin arkanızda, desteğe hazır mesajını vermek için ceketini hediye etmesiyle sınırlı kalmamıştır. Nezihi Okuş depremden hemen sonra terfi ettirilmiş ve iki ay sonra da bir gezi için Londra’ya
gönderilmiştir. Okuş, DP’ye yakınlığıyla da tanınmaktadır.(45)

Dış Basında Deprem

Deprem haberleri, ölü sayısı çok yüksek olmamasına rağmen, hasarın fazla olmasından ve yabancı gazetelerin kendi ülkelerinin yaptıkları yardımları okurlarına duyurmak istemelerinden dolayı, dış basına da yansımıştır.

The New York Times’in haberi şu şekildedir:

Türkiye’nin güneybatısında Fethiye ve köylerinde dün meydana gelen depremde ölü sayısı 22′ye yükseldi. Bölgede enkaz kaldırma ve kurtarma çalışmaları devam ediyor. Bugüne kadar 100′den fazla insan tedavi edildi. Ayrıca 250 milkarelik bir alanda 8.000 kişi evsiz kaldı. 6 askeri uçak ve 12 özel araç Kızılay’ın sağladığı yiyecek, içecek, çadır, battaniye ve fenerleri Ankara’dan deprem bölgesine taşıyor. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Fethiye ve diğer zelzele bölgelerine gitmek için bugün Ankara’dan ayrıldı. Amerikan kurtarma ekipleri kötü hava şartlarından dolayı bölgedeki enkaz kaldırma çalışmalarına katılamadı. Fakat, ekipler depremzedelerin acil ihtiyaçlarını ve isteklerini ABD adına sağlayacaklar. Amerikan Kızılhaçı’nın yardım paketi merkezi Cenevre’de bulunan Uluslararası Kızılhaç’ın bölgedeki bürosuna ulaştı.(46)

Amerikan haber ajansı Associated Press, Fethiye Depremi’ni dünyaya şu cümlelerle duyurmuştur:

Amerikan Kızılhaç teşkilatı perşembe günü derhal harekete geçerek Türkiye’deki zelzeleden zarar görenler için yardıma girişmiştir. Sözcünün ifade ettiğine göre, teşkilat ilgili makamlarla temasa geçerek, hangi hususlarda yardıma ihtiyaç olduğunu sormuştur. Ayrıca Cenevre’deki Kızılhaç Birliği de harekete geçecektir.(47)

Diğer Olaylar

Zelzelede Fethiye ilçesinin cezaevi de yıkılmıştır. Fakat, çoğunluğu aslen Fethiye bölgesinden olan mahkûmlar fırsattan istifade ederek kaçmaya yeltenmemiştir. Bunun en önemli nedeni, cezaevinde ağır cezalı mahkûmların bulunmamasıdır. Mahkûmlara daha sonra hem şeker bayramından dolayı, hem de depremden zarar görmüş olan ailelerine yardım etmeleri için izin verilmiştir.(48)

Zelzele gerek yerli basında, gerekse dış basında yerini almıştır. Fakat birçok olayda olduğu gibi abartılı, hatta yanlış haberler de basına yansımıştır. Bu haberlerin en çok ilgi çekeni ise Babadağı ve Menteşe Dağları İkiye Bölündü manşetiyle verilen haber olmuştur. Aynı haberde üç hektarlık ormanın toprak altında kaldığı, Naldöken Dağı’ndan kopan 1 km2 lik bir dağ parçasının Seki yoluna düşmesi sonucu, yolun 4 km’sinin kapandığı, birbirinden ayrılan dağların ovaya doğru kaymakta olduğu, iki dağın arasındaki çatlakların üst noktalarından kopan parçaların korkunç gürültülerle ortadaki geniş yarığın içine düştüğü bildirilmiştir.49 Haberlerin aynı sözcük ve cümlelerle verilmesi ilgi çekicidir. Bu haberlerin aynı kaynaktan hareketle yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Görgü tanıklarına ve dönemin belediye başkanına göre böyle bir olay olmamıştır. Sadece gevşek yapıdaki kaya parçaları yola düşmüştür.(50)

Yanlış verilen diğer haber ise şudur: Bazı çapulculuk vakaları olmuş, enkaz altında kalmış olan kıymetli eşyaları çalmak isteyen 2 kişi linç edilmekten güç kurtarılmıştır. Çapulculuğa kalkan 12 kişi daktilo ve dikiş makinelerini çalmak isterken yakalanmıştır.(51) Görgü tanıklarının ifadesine göre, bu haber de tamamen asılsızdır. Sanırım, daha önceki depremlerde bu tür olaylar olduğundan, gazeteciler bu depremde de aynı tür olayların yaşanmış olabileceğini düşünmüşlerdir. İlçede halk çadır kamplarına alındığı ve kamplardan izinsiz ayrılmalarına müsaade edilmediği için jandarmalar tarafından sıkı koruma altında alınmış olan Fethiye’de çapulculuk olaylarına olanak yoktu

Depremden Sonra

Depremden sonra Fethiye halkı, genel itibariyle, ilçede kalmış ve yaşamlarını burada sürdürmeye devam etmiştir. Fakat, sayıları az da olsa, bazı kimseler şehirden ayrılarak başka yerlere göç etmişlerdir. Göç edenlerin bir çoğu Aydın ve İzmir’deki akrabalarının yanlarına yerleşmişlerdir. Resmi daireler, çadırlara ve barakalara taşınarak hizmete açılmasına rağmen, altı ay kadar etkili çalışamamışlardır. Özellikle mahkemeler ilk üç aylık sürede hiç işlem yapamamıştır. Bu dönemde ilçede avukatlık yapan Osman Ş. Olgun’un verdiği bilgi de ilginçtir. Olgun, zelzeleden hemen sonraki günlerde kendisine kız kaçırma konusunda çok sayıda davanın geldiğini belirtmektedir.(52)

Depremden sonra şehrin nereye kurulacağı, üzerinde en çok konuşulan ve tartışılan konu olmuştur. Belediye yetkililerine göre halkın genel isteğine uyulmuştur. Fakat, Osman Ş. Olgun’un anlattıklarına göre, şehrin yeri belirlenirken siyaset etkili olmuştur. 27 Temmuz 1957′de bazı milletvekilleri Fethiye ilçesinin durumunu görüşmek üzere Muğla’da toplanmışlardır. Bu toplantıya katılan Osman Ş. Olgun, enkazlar hâlâ kaldırılmadığından dolayı Muğla valisini milletvekillerine şikâyet etmiştir. Bu toplantıdan hemen sonra, 4 Ağustos 1957 günü Devlet Bakanı Cemil Mengü ilçeye gelmiştir.

Depremzedelerle yapılan görüşmede Osman Ş. Olgun söz hakkı istemesine rağmen, iddiasına göre, CHP’li diye kendisine söz hakkı verilmemiş ve toplantıda konuşanların büyük bir kısmı DP mensupları olmuştur.(53)

Fethiye İçin

Yirmidört Nisan gece sabaha karşı,
Karıştı birden bire cadde ve çarşı
Feryatlar göklere çıktı, tuttu arşı.
Gömüldü gönüllere Güzel Fethiye

Kimi evlât kaybetti, kimi ana.
Zelzele yıktı evleri, kıydı cana
Gözümden yaşlar akıyor yana yana
Gömüldü gönüllere güzel Fethiye

Fethiye dedikleri güzel diyardı,
Orda da çoşan taşan insanlar vardı,
Gün geldi karabulutlar ufku sardı
Gömüldü gönüllere güzel Fethiye.

Ünal Dirlik (Kadın Gazetesi, 4 Mayıs 1957)

Sonuç

Deprem ve diğer doğal afetlerin toplumda büyük yıkımlara sebebiyet verdikleri bilinmektedir. Önemli olan, bu gibi felaketlerde yıkımı azaltmaktır. Bu da ancak, geçmişteki hatalardan ders alınarak, aynı hataların tekrarlanmamasıyla mümkün olabilir. Fakat, görünen o ki, Fethiyeliler geçmişten ders almayı pek başaramıyorlar. 1926′da Fethiye’de bir zelzele daha yaşanmış, kasaba yeni gelişmeye başladığı, nüfus ve ev sayısı fazla olmadığı için bu depremde fazla hasar meydana gelmemiştir. Fethiye’nin şimdiki dolma kısmında o zamanlar 2 ev ve 1 ilkokul varmış. Bunlar tamamen yıkılmasına rağmen, dağın sırtlarında olan eskişehir; hiç hasar görmemiştir.54 1926 Depremi’nin tahribat alanları ile 1957 Depremi’nin tahribat alanları karşılaştırıldığı zaman, hasarın tamamına yakınının yenişehir; denilen dolma arazide meydana geldiği görülür. Günümüzde Fethiye’de yerleşim yenişehirde yoğunlaşmıştır. Hatta, bu bölge halk arasında dolgu sahası olarak adlandırılır.

Depremlerde genellikle önce büyük sarsıntı ardından da artçı sarsıntılar meydana gelirken 1957 Fethiye Depremi’nde ender olan şey gerçekleşmiş ve ilk sarsıntının şiddeti nispeten daha düşük olmuştur. Fethiye’de tekrar ne zaman deprem olacağı bilinmediği gibi, Fethiye halkı 1957′deki kadar şanslı olur mu, o da bilinmez.

Ayrıca, bundan iki yıl önce Fethiye’de şiddeti fazla olmayan ve yaklaşık bir hafta boyunca süren bir dizi yer sarsıntısı yaşanmıştır. Fethiye’de yerel yayın yapan Kanal F televizyonu bu sarsıntıları haber yapmak istemiştir. Ancak, yaz mevsimi olmasından dolayı ilçedeki turizm işletmecileri hemen harekete geçerek haberlerin yayınını engellemişlerdir. Gerekçeleri turistlerin depremden korkma ihtimali ve bundan dolayı kazançlarının azalma olasılığıdır. Buradaki ilginç nokta ise, turizm işletmecilerinin yerel televizyonun haberlerini engellemek için kaymakama başvurmuş ve onun desteğini almış olmasıdır. (55)

Depremde Hayatını Kaybedenlerden Bazıları

Fethiye merkezinde: Ercan Sazcı, Adile Uğurlu, Hasan Demirci’nin eşi ve 6 aylık çocuğu, Erçin Dikici, Melâhat Ergül, Ali Yaba’nın13 yaşındaki oğlu, İbrahim oğlu Zekai, Lütfiye Mutlu’nun yeğeni, Molla Demir Bey ve karısı, Erol Dikici, Kunduracı Niyazi
Ovacık Köyü: Emine Coşkun ve 1 yaşındaki çocuğu Gülsüm, Hanife Tunç, Sait Erişgen
Köyceğiz:Ayşe Koç

Diğer: Adile Oğuz.

Çalışmamda bana yardımcı olan Fethiye Belediyesi’ne, Mehmet Alpman’a, Osman Ş. Olgun’a, Tuğrul Yılmaz’a ve Hidayet Yanatma’ya teşekkür ederim. Servet Yanatma

Dipnotlar:
1. M. Kâzım Yılmaz, Her Yönüyle Fethiye, Fethiye: Emek Matbaası, 1969), s. 13-14.
2. İmâr ve İskan Bakanlığının, Planlama ve İmar Genel Müdürlüğünün Muğla:
Genel Araştırma adıyla yayınladığı 1966/31 tarihli raporundan alınmıştır.
3. Nicalas N. Ambraseys ve Caroline F. Finkel, Osmanlı Coğrafyasında Depremler, Çeviren: Ahmet Fethi, Toplumsal Tarih, no. 79 (Temmuz 2000), s. 34.
4. Türk Ansiklopedisi, (Ankara: Milli Eğitim Basımevi, 1968), c. XVI, s. 270-271.
5. Yurt Ansiklopedisi, (İstanbul: Anadolu Yayıncılık AŞ, 1982, 1983), c. VIII, s. 54-58.
6. Hakkı Öcal, 25 Nisan 1957 Fethiye Zelzelesi, (Ankara: Maarif Vekâleti İstanbul Kandilli Rasathanesi Sismoloji Yayınları: 3, 1958), s. 1-4.
7. Syun’itiro Omote ve Hajimo Omasura, 24-25 Nisan 1957 tarihli Fethiye Zelzelesi hasarı üzerinde yapılan incelemeler ve imâr planı hakkında tavsiyeler, (Deprem Araştırma Enstitüsü Arşivi, Bayındırlık Bakanlığı, Ket no: 300, sıra 311-16). Bu rapor yayınlanmamıştır. Fethiye Belediyesi arşivinden yararlanılmıştır.
8. Kâzım Ergin, Uğur Güçlü ve Zeki Uz, A Catalog of Earthquakes for Turkey and Surrounding Area, (İstanbul: İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Ofset Baskı Atölyesi, 1967), s. 154-155.
9. Fethiye Kasabası Tamamen Harap, Hürriyet, no. 12456, 26 Nisan 1957, s. 1; Kâzım Ergin, Uğur Güçlü ve Zeki Uz, age, s. 154-155.
10. Dönemin belediye başkanı Mehmet Alpman ile 2 Eylül 2000 tarihinde Fethiye’de yapılan görüşme. Alpman’ın verdiği bilgiler, depremden birkaç ay sonra, bilgiler taze iken aldığı notlara dayanmaktadır.

11. Ana Britannica, (İstanbul: Ana Yayıncılık, 1986), c. VIII, s. 453; Mehmet Alpman ile görüşme.
12. Tuğrul Yılmaz ile 12 Ağustos 2000 tarihinde Fethiye’deki evinde yapılan görüşme. Tuğrul Yılmaz, Her Yönüyle Fethiye adlı kitabın yazarı olan M. Kâzım Yılmaz’ın oğludur. Bu kitap hazırlanırken, babasına yardımcı olduğu için bu konu hakkında oldukça bilgi sahibi birisidir. Kendisi Fethiye’nin yerlilerinden olduğu için uzun dönemde yapılanlar ve yapılmayanlar hakkında anlattığı çok şey oldu.
13. Hakkı Öcal, age, s. 5-6.
14. Deprem Sürüyor, Milliyet, no. 2500, 29 Nisan 1957, s.5; “Fethiyeliler Bayramı Açıkta Geçirecekler”, Vakit, no. 12016,1 Mayıs 1957, s. 1.
15. Hakkı Öcal, age, s. 5.
16. Şahap Balcıoğlu, “Fethiye Kasabası Tamamen Harap”, Cumhuriyet, no. 11765, 26 Nisan 1957, s. 5.
17. Mehmet Alpman ile görüşme.
18. Mehmet Alpman ile görüşme.
19. “Fethiye Harabe Halinde”, Cumhuriyet, no. 12456, 27 Nisan 1957, s. 5.
20. Mehmet Alpman ile görüşme.

21. Osman Ş. Olgun ile 9 Ağustos 2000 tarihinde Fethiye’deki bürosunda yapılan görüşme ve Mehmet Alpman ile görüşme. Deprem döneminde ilçede avukatlık yapan Osman Ş. Olgun, gençlik yıllarından beri günlük tutmaktadır. Verdiği bilgiler sadece hafızasında kalan bilgiler değildir. Görüşmemizde günlüğünden de yararlanmıştır.
22. Osman Ş. Olgun ve Mehmet Alpman ile görüşme.
23. “Ege Bölgesinde Dün Yeniden Zelzeleler Oldu”, Cumhuriyet, no. 12457, 28 Nisan 1957, s. 1 ve 5.
24. Mehmet Alpman ile görüşme.
25. 1955 nüfus sayımında Fethiye kazasının merkez nüfusu 5.582 idi. Merkez kazada binaların büyük bir oranda yıkıldığı ve köylerdeki yıkılan binalar göz önüne alındığında, yaklaşık sayı bu şekildedir.
26. Osman Ş. Olgun ile görüşme.
27. M. Kâzım Yılmaz, age, s. 93.
28. Mehmet Alpman ile görüşme.
29. Depremin meydana geldiği günlerde 1$, 2,8 liraya eşitti. Yapılan toplam harcamalar dolar bazında 23.571.428 $ dir. “Borsa”,Akşam, no. 1234, 24 Nisan 1957, s. 4.
30. M. Kâzım Yılmaz, age, s. 94.

31. Mehmet Alpman ile görüşme.
32. Syun’itiro Omote ve Hajimo Omasura, adı geçen rapor.
33. “Ord. Prof. Hâmit Nafiz Pamir’in Zelzele Üzerine Açıklamaları”, Dünya, no. 1851, 27 Nisan 1957, s. 5.
34. Mehmet Alpman ve Tuğrul Yılmaz ile görüşme.
35. M. Kâzım Yılmaz, age, s. 117-118.
36. Yardım bilgileri, “Ege Bölgesinde Yer Sarsıntısı”, Akşam, no. 14043, 25 Nisan 1957, s. 1 ve 5; “Fethiye Kazası Tamamen Harap Oldu”, Akşam, no. 14044, 26 Nisan 19507, s. 1 ve 5; “İzmir’de Yardım Kampanyası”, Akşam, no. 14045, 27 Nisan 1957, s. 1 ve 5; “Zelzele Felâketzedelerine Yardım Komitesi Kuruldu”, Akşam, no. 14047, 29 Nisan 1957, s. 1 ve 5; “Deniz Karaya Hücum Etti”, Havadis, no. 191, 26 Nisan 1957, s. 1; “Zelzele Bölgesine Yardım Yağıyor”, Hürriyet, no. 3229, 25 Nisan 1957, s. 1 ve 5; “Fethiye Kazasında Sağlam Ev Kalmadı”, Cumhuriyet, no. 11765, 26 Nisan 1957, s. 5; “Ermeni Patriği’nden Yardım”, Vakit, no. 12016, 1 Mayıs 1957, s. 2; “Zelzele Bölgesine Yardım Yağıyor”, Milliyet, no. 2498, 27 Nisan 1957, s. 5′ten derlenmiştir.
37. “Zelzele Mıntıkasına Yardım Yağıyor,” Hürriyet, no. 3232, 28 Nisan 1957, s. 5; “Yardımlar Sürüyor,” Vakit, no. 12016, 1 Mayıs 1957, s. 2; ve “Kıbrıs’tan Yardım,” Cumhuriyet, no. 11767, 28 Nisan 1957, s. 5.
38. “Hafif Sallantılar”, Hürriyet, no. 3231, 27 Nisan 1957, s. 5.
39. “Tırnaklarını Yemiş”, Hürriyet, no. 3231, 27 Nisan 1957, s. 5.
40. “Toprak Çatlamış”, Milliyet, no. 2500, 29 Nisan 1957, s. 5; “Dağlar İkiye Bölündü”, Vakit, no. 12016, 1 Mayıs 1957, s. 1.

41. “Semada Kızıl Leke”, Hürriyet, no. 3231, 27 Nisan 1957, s. 5.
42. Ramazan Yanatma ile 7 Temmuz 2000 Cuma günü Kadıköy’deki işyerinde yapılan görüşme. Ramazan Yanatma deprem döneminde Fethiye’nin Çamurköy’ünde yaşamaktadır. O yıllarda çocuk yaşta olmasına rağmen, Fethiye’ye karşı özel ilgisinden dolayı bu konuda oldukça bilgi sahibidir.
43. “Taltif ve Mecburi İzin”, Hürriyet, no. 3235, 1 Mayıs 1957, s. 5.
44. Mehmet Alpman ile görüşme.
45. Mehmet Alpman ile görüşme.
46. The New York Times, 27 Nisan 1957, s. 4.
47. Associated Press, (Washington: 26 Nisan 1957).
48. Tugrul Yılmaz ve Mehmet Alpman ile görüşme.
49. “İki Dağ Parçalanıp Ovaya Doğru Akmaya başladı”, Havadis, no. 194, 29 Nisan 1957, s. 1; “Fethiye’yi Kısa Zamanda İmar Edeceğiz”, Dünya, no. 1852, 29 Nisan 1957, s. 5; “Dağlar Birbirinden Ayrıldı”, Vakit, no. 12014, 29 Nisan 1957, s. 1; “Fethiye’de Dün de Biri Çok Şiddetli Üç Zelzele Oldu”, Cumhuriyet, no. 11768, 29 Nisan 1957, s. 1. 50. Mehmet Alpman ve Sadi Çiçem ile yapılan görüşme. Fethiye Belediyesi, Mayıs 2000′de, 1957 Fethiye Zelzelesi’nin görgü tanıklarını bir araya getirerek hasar alanları hakkında bilgi almıştır. Sadi Çiçem, görgü tanıklarıyla görüşmeyi yapan jeofizik mühendisidir.

51. “Çapulculuk Olayları”, Vakit, no. 12013, 28 Nisan 1957, s. 5; “Hırsızlık Olayları”, Gündüz, 30 Nisan 1957, s. 5.
52. Osman Ş. Olgun ile görüşme.
53. Osman Ş. Olgun ile görüşme.
54. İlhan Rado, “Yeni ve Eski Fethiye”, Akşam, no. 14046, 28 Nisan 1957, s. 4.
55. Mehmet Alpman ve “Kanal F” televizyonu yöneticileri ile 2 Eylül 2000 tarihinde Fethiye’de yapılan görüşme.

 

 
Yeni Sayfa 1

 DOHAD


 
  
Tarihçe ve ilkeler    
  Yönetim kurulu

  Tüzük
  Röportajlar
  Basında dohad 

Gönüllü Aktiviteleri


 
  Sismikaktivite.org doğa
  gözlemleri

  Bağışlar ve yardımlar
  Gönüllü üyelik başvuru formu

  Projeler


 
 
Sıra dışı doğa olayları gözlem
  ağı
  
  Sayısal Ölçüm            AğıProjesi
  Deprem risk analizi  
  Bilgi ve döküman arşivi

 Bilgi & Döküman arşivi


  
   Deprem öncü işaretleri

   Makaleler
   Animasyonlar
   Tavsiye edilen yayınlar
   Linkler

Dohad Çinde


Gönüllü Ağımız Çin'e örnek oldu. Haber için tıklayınız

Dersler


  Amatör Sismolog Olmak           
  İstermisiniz ?

  Sismoloji 1

  Sismoloji 2


İleri derecede ASP programlama dilini bilen

Gönüllü programcılar arıyoruz 

 

 

     

Değerli ziyaretçilerimiz Telif Hakları Yasası gereğince sitemizde arşivlenen hiçbir veri DOHAD ın izni olmadan kullanılamaz.Yayınlanan ve arşivlenen verilerden alıntı yapılamaz başka bir sitede yayınlanamaz .www.sismikaktivite.org ve www.dohad.org  sitelerinde yayınlanan tüm verilerin telif hakkı DOHAD a aittir

Doğa Hareketleri Araştırma Derneği Copyright @ 2002

Tasarım Ve Programlama Fuat AGALDAY fuat.agalday@dohad.org